| BEDENLE
DİALOG : ACMOS
SAGLIĞA
YENİ BİR YAKLAŞIM
("CHİ"
dergisi Haziran 2006)
Hayat ışın yayılması ile doğar.
Hayat ışın yayılması ile muhafaza edilir. Hayat
her türlü titreşim dengesizliğinden dolayı son
bulur” Lahowsky 1926
Sanat , kültür, spritüel ve tamalayıcı
tıp konularında çok yoğun geçen bir Mart ayı
ve ilgili olan herkesi İstanbul’da ordan oraya
koşturup her şeyi yakalamak için sıkı bir tempoya
soktu. Kaçırılmaması gerekenlerden biride Paris’ten
özel bir seminer için gelen Widad Nash. Enerji
tıbbının gizemli bilimi Acmos.. son gunlerde
Acmos hakkında bir çok insan daha fazlasını
duymaya başladı ancak hala tam olarak anlaşılmış
değil. İnsan bedeniyle konuşmak mümkün mü? Ve
bedenin zekası var mı? Bu metodun bütün dünyada
tanıtıcısı ve uygulayıcısı Widad Nash’ı da kaçırmadık.
FG: Siz “SBJ-İnternational
Centre de Reserche Technique et Scientifique”
kuruluşunun bir üyesisiniz. Bu araştırma merkezindeki
konumunuz nedir ve bu merkezde neler yapılıyor?
Widad Nash: Acmos
Araştırma Merkezi 1958 den beri insan bedeninin
enerjetik boyutunu araştırıyor. Bu metodu amcam
René Naccaccian oluşturdu. On iki senedir birlikte
çalışıyoruz , eğitim ve sertifika verme yetkisine
sahibim. Özellikle Türkiye’de bir çok seminerim
oldu.
Organizma içinde bir enerji dolaşım sistemi
vardır. İnsan vücudu mükemmel çalışan bir organizmadır.
Kendi kendini iyileştirme kapasitesi vardır.
Ancak bozulan dengeden ötürü vücut bu kapasitesini
tam olarak kullanamaz. Hastalıklar ve sorunlar
bu yüzden ortaya çıkmaktadır. Acmos’un amacı
bozulan enerji dengesini saptamak ve bedenin
enerji ve uyum dengesini sağlamaktır. Böylelikle
vücut zararlı etkenlere karşı daha dirençli
olur ve kendini hastalıklara karşı daha çok
korur.Merkezimiz bu alanda sürekli araştırma
içindedir. Ve yeni teknikler metoda ilave edilir.
2_ Acmos ne demektir?
Acmos un İngilizce anlamı; Analysis
of the compatibility of Matter on the Organism
and its Synergy. Anlamı ise maddenin organizma
üzerindeki uyumunun analiz ve sinerjisidir.
3- Bu sistem nasıl oluştu?
Ve metodun içinde hangi bilgi ve teknikler var?
WN: Bu sistem
bir diz kazasının sonucu oluştu. Dr René spor
yaparken dizini sakatladı ve bu sorununa normal
tıpta bir çözüm bulamadı. Bu sakatlık profesyonel
hayatında ve çok sevdiği tenis sporunda ona
büyük problemler yaratıyordu. Görevli olarak
gittiği Çin gezilerinden birinde Çin tıbbının
uzmanlarından biri ile görüştü ve onun sayesinde
dizi iyileşti. Bu gelişmeden sonra Dr René insanoğlunun
enerji alanını uzaktan yakından ilgilendiren
her türlü konu hakkında araştırmalar yaptı.
Daha sonra Fransız hükümeti tarafından bilime
yaptığı katkılardan dolayı Dış Ticaret danışmanlık
görevine atandı. Uzak doğu ve Avrupa’da enerji
tıbbında eğitim aldı ve moleküler bioloji konusunda
doktora yaptı. Bu metodun içinde vücudun gereksinim
duyduğu yağ esasları, hemeopati, bitkiler, iz
elementler, mineraller yer almaktadır. Bedendeki
enerjetik alanlar dengelenip, renk terapisi
yapılmaktadır.
FG: Bu sistem “beden zekasından”
nasıl bilgi alıyor?
WN:Bu sistem beden ile diyaloga
girer. Bedenin zekasından, bilgi sisteminden
sinyal alarak rezonans oluşturulup eksik maddeler
ve blokajlar tespit ediliyor. Vücudun yönlendirmesiyle
ürünlerle rezone olarak vücudun gereksinimlerini
belirliyor. Vücut enerjetik olarak çeşitli titreşimler
dalgalar yayar.Dr René bu metodu Uzakdoğu enerji
tıbbı ve kuantum fiziği temeline dayanarak oluşturdu.
Vücuttaki bu alanlar ve enerji devreleri ölçülerek
stimilatör sayesinde yaşam enerji devresi düzeltilir.
Bir çok bilim adamının yıllar içinde yaptıkları
araştırma sonuçları bu metoda yardımcı olmuştur.
Pek tanınmayan Louis Vincent mesela kan ve idrarın
üzerinde yaptığı araştırmalarla bio-elektronik
keşifler yaptı. Eski Mısır’da da piramitlerde
yaşam dalgaları hissedilirdi. Hiçbir şey hareketsiz
değildir. Her şey titreşir. Elektromanyetik
dalgalar maddesel olmayan dalgalardır. Yayılmak
için maddesel desteğe ihtiyaçları yoktur, ses
dalgaları gibi. Elektrik alanında elektron hareketi
oluştuğunda, bu iletken alanın yakınında yayılma
yönünün dikeyinde bir alan taratılır. Bu manyetik
bir alandır.
Elektrik alan ve manyetik alan bileşimi elektromanyetik
alanı yaratır. Bu elektromanyetik alan yayıldıkça,
etrafını saran evreni yakınlaştırarak yayılan
bir dizi fenomen ile canlandırır. Bu sayede
uzak mesafeden eylem mümkündür.
Evrende dağılan frekanslar, yaşayan organizmaların
içine de girer, organizma ya kendini buna karşı
korur veya giren basıncı dışarı atar. Yaşayan
her hücrenin kendi titreşimi vardır ve dalga
yayar, bu dalgalar 1920 ler de Ernst Lecher
adında Avusturya’lı bir bilim adamının araştırmalarına
dayanan bilimsel bir alet ile ölçülür.. Bu bizim
metodumuzun ana ölçüm cihazı, bedenle dialoğa
giren antendir.
Bu metoda bir çok bilim adamının çalışması ışık
tutmuştur. . Hücreler arası iletişim ve insanların
elektromanyetik alanları bir çok bilim adamı
tarafından araştırılıp, kanıtlanmıştır.
1960-1978 senelerinde Columbia Üniversitesinden
fizikçi A.Pilla kemiklerin hücre dilini keşfetti.
Bazı frekans alanları altında, artık kalsiyum
üretmeyen hücreler birdenbire kalsiyum üretmeye
başladılar.Bu araştırmasıyla Belçika’da Franki
ödülünü aldı.
Ve su ile yapılan deneylerde gösterdi ki “su
organizmanın kaybettiği frekansları hafızasına
kaydedebilir” ve tekrar eski haline getirir.
Yine fizikçi C.W. Smith Londra alerji hastahesinde
su üstüne kayıtlar alarak hastalarla çalıştı
ve bir çok deneyler yaptı. Acmos sitemindeki
kutantik sıvıların prensibi budur.
Yine Nobel ödüllü fizik profösörü H.Fröhlich
1950 lerde yaşayan hücrelerin elektomanyetik
alanlarının yayıldığını açıkladı ve hücrelerin
işbirliğini vurgulayarak “ hücreler bu dalgalar
sayesinde aralarında konuşur gibiler” demiştir.
Bilim adamlarının değişik alanlarda yaptıkları
araştırma ve deney sonuçları bizim Acmos metodumuzun
oluşmasındaki kaynaklardır.
FG: İnsan bedenindeki bilgiyi değerlendirmek
mümkün mü?
W.Nash: Rezonans
tekniği ile bedendeki eksiklikler tespit edildikten
sonra mineral , vitamin, bitki, hemeopatiler
frekanslarla yüklenerek veya bazen yutularak
eksiklikler tamamlanıyor. Meridyenlerdeki blokajlar
lazer ışık stimilator ve anten ile düzeltiliyor
ve organlardaki sirkilasyon sağlanıyor.
Kaynak enerjimiz yaşayan hücrelerimizin göğüs
bölgemize doğru devamlı bir şekilde sentripetal
ışınlanması ile oluşturur. Bu içe doğru yönelmiş
bir güç olduğu için klasik ölçüm aletleri bilgiyi
toplayamaz ve sadece Acmos Lecher anteni potonsiyalite
seviyesini tespit eder. Anten post transistör
görevini üstlenir. Kadranın düğmesi değiştirilerek
değişen kondansatör belirli bir kapasite değerine
ayarlanır, ve bu sayede, reseptörün dalgası
vericinin dalgası ile rezonansa eder. Bu dalga
ve frekans rezonansıdır. Lahowsky “Hayat elektromanyetik
dalgaların rezonansı üzerine kurulmuştur. Canlı
hücreler küçük titreşim yayıcılarıdır; bilgileri
alırlar ve aynı prensibe dayanarak verirler”
diye yazmıştır. Ve yine daha 1926 lar da şu
üç cümleyi söylemeye de cesaret etmiştir.
“Hayat ışın yayılması ile doğar.
Hayat ışın yayılması ile muhafaza edilir.
Hayat her türlü titreşim dengesizliğinden dolayı
son bulur!”
FG: Bu metotla hastalıklardan
korunmak ve önlemek mümkün mü?
WN:Bu sistemin amacı zaten hastalıklardan korunmak
ve hastalıkları önlemek. Vücudun kendini iyileştirme
kapasitesini ve direncini arttırmak. Böylelikle
beden hastalıklara karşı kendini daha iyi korur.
Bedendeki enerjinin sirkilasyonu iyi olmadığında
organlara enerji gitmemeye başlar ve bir süre
sonra fiziksel rahatsızlıklar meydana gelir.
Amaç periyodik enerji kontrolleri ile enerji
tıkanıklıklarını kontrol etmek ve enerji sirkilasyon
deveranını aktif tutmak böylelikle hastalıklara
karşı korunulur.
FG-Bu sistem Fransa’da
biliniyor. Başka Avrupa ülkelerinde tanınıyormu?
WN:Bu sistem 1980 den beri Paris’te ve bütün
Fransa’da uygulanmaktadır. Ayrıca Belçika, İtalya,
Amerika, İsviçre, Arjantin ve Türkiye’de de
uygulanmaktadır.
FG: Fransa’da diğer “Tamamlayıcı
Tıp” teknikleri kabul görüyormu? Avrupa’da genel
olarak klasik tıp dışındaki sistem ve metodlara
bakış nasıl?
WN:Klasik tıp tamamlayıcı tıp tekniklerine
kontrollü ve doğru bir şekilde uygulandığında
uyumlu bakıyor.Daha çok araştırma ve bilgi paylaşımı
için bir çok kongreler düzenleniyor. Son olarak
Aralık ayında Monaco’da Prensn düzenlediği kongresinde
bütüncül tıp adına bir çok uzman ve doktor katıldı.
Beden zekası bu konferansda da ele alındı ve
bir çok konu özellikle hemeopati
FG: Türkiye’de bu alandaki
gelişmeleri nasıl buluyorsunuz?
WN:Acmos 11 seneden beri Türkiye’de biliniyor.
Ciddi bir şekilde tanınmaya başladı. Ayrıca
tamamlayıcı tıp alanında fuarlar düzenleniyor.
Bir çok bilim adamı seminer ve konferanslar
veriyor.. Bu anlamda geçen senelere göre bir
gelişme var..
Widad Nash’ı bir sonraki gelişinde
getireceği yeni buluş ve tekniklerle tekrar
göüşmek üzere Paris’e yolcu ettik. Daha geniş
bilgi için www.acmos-sbj.com
Bilim, teknik, sanat, kültür ve insanoğlu hep
birlikte her geçen gün daha içimize, derinlere
yaptığımız dalışlarda hayalimiz, amacımız hastalıkların
bu gezegeni sonsuza kadar terk etmesi.
Sevgi, Sağlık ve Işıkla
|