İLKBAHAR, HOŞGELDİN AĞAÇ ELEMENTİ !
(Chi dergisi, Mart
2007)
Takvimlerdeki Mart ayı ilkbaharın
habercisidir.Geleneksel Çin tıbbında ve felsefesinde
de mevsimsel olarak yeni bir döngünün başlangıcıdır.Güneşin
doğuşu ile yeni bir gün başlarken yeni döngü
de Ağaç Elementiyle başlar; “Ağaç”, yeniden
doğuşu ve Doğu yönünü de sembolize eder.
İlkbaharla birlikte mevsimsel değişikliklerin
en önemlisi, bitki örtüsündeki canlanmadır.
Tüm ağaçlar yeşerir yaprakları tazelenir , bahar
çiçekleri ile donanır.
Bahar canlılıktır. Doğa canlanır onunla birlikte
hareket eden bedenimiz de tazelenir, hareketlenir.
Gezegenimizle özleşmiş bedenlerimiz, ruhumuzda
bu değişime ayak uydurur.
Bizler de canlanır, tüm kış boyunca kapalı mekanlarda
geçirdiğimiz zamanı açık havaya, fırsat buldukça
doğaya , yeşilliğin çiçeklerin tadını bulacağımız
yerlere koşarız ya da koşmak isteriz.
Her şey hareketlenmiştir, kuzular doğar, yemyeşil
otlar , bin bir çiçekli doğa her şeye yeniden
başlamıştır. Doğa ve vücudumuz yenilenir. Ruh
halimizde birlikte değişir; coşmak, sevinçli
ve neşeli olmak ister.
Kalın giysiler yerine hafif olanlarla bir değişimi
daha da fark ederiz. Bu ilkbahardır, Ağaç Elementidir
ve Yang’dır. Dışa dönük , dinamizmin en üst
noktasıdır.
8 Mart ve 20 Mayıs tarihleri arasında,
dünyamızda “Ağaç” hüküm sürecektir Beş Element
döngüsüne göre.. Baskın elementi Ağaç olmayan
insanlarda bile bu element yükselecek, bu duygu
yerinde duramayan, canlanma yenilenme hissiyle
herkesin içinde yeşerir.
İlk baharın temsilcisi Ağaç Elementinin
vücuttaki izdüşümleri de karaciğer ve safra
kesesindedir. Karaciğer Yin, safra kesesi Yang
organlardır.
Karaciğer, zararlı maddeleri arındıran
bir organımızdır. Bedenimize aldığımız her türlü
zararlı madde kan yoluyla karaciğere gider.
Bu muhteşem laboratuarda kan temizlenir. Ağaç
Elementi yükselmesi veya azalması karaciğerdeki
yaşam enerjisini etkiler. Ağaç Elementinin yükselmesi
ve yüksek tansiyon arasında sıkı bir bağ vardır.
Aşırı uçlarda olmak, çok fazla disiplin, sabırsızlık
gibi davranış bozuklukları olarak ortaya çıkar.
Her ne kadar bu mevsimde tüm insanlar
bu elementin etkisine girse de ben biraz, sadece
Ağaç Elementi baskın olan insanlardan söz etmek
istiyorum.
Eğer bir Ağaç Elementi insanı iseniz
kendinizi nasıl tanırsınız?
Önce kendinize sorun. Lider ruhlu
musunuz? Cevap evetse bu, Ağaçlar için en temel
olgulardan biridir. Ağaçlar liderdir. Fethetmek
ve akıllarına koydukları, istedikleri her şeyi
elde etmek isterler. Bazen uç noktalarda işkoliktirler.
Çalışmak, onların yaşam amacıdır.
Yaşam ve çalışmak nerdeyse iç içedir. İlgili
organlarının çalışma saati bile Safra Kesesi
23.00-01.00 , Karaciğer 01.00-03.00 arasıdır,
vücutta da ilk önce onlar başlar çalışmaya.
Daha çok somut dünyaya açık olan Ağaçlar, ruhsallık
ve psikoloji ile pek ilgileri yoktur, bu konularla
ilgilenmezler. Sadece kendine inanan, başkaların
liderliği ve bilgisine teslim olmayan
 |
bir yapıları vardır. Tüm bu konularla
ilgili baskı altında kalırlarsa öfke, bir geri
bildirim olarak gelir.. Öfke Ağaçların olumlu
olmayan duygusudur ve Ağacın Yin organı karaciğer
öfkeyi depolar , bu öfkeli durum veya hayat
devam ederse karaciğer de geri bildirim olarak
bir dizi hastalığı sunar. Ağaç Elementi baskın
insanlarla geçinmek için onlarla tartışmamak
en iyisidir, zaten sizi dinlemeyecektir. Ağaçlarla
uyum ve oyalamak için onları işle programlamak,
hep üstesinden gelmek zorunda oldukları hedeflere
yöneltmek iyisidir denir. Tabi bu öneriler hangi
Ağaç için kullanmak gerekirse. Eğer partneriniz
Ağaçsa, veya çalışma ekibinizde Ağaç insanları
varsa bu bir tüyo olabilir. Ancak Ağaç insanlarının
başarı için yaşadıklarını bilmek gerekir. Bunu
olumlu bir yönde işleyerek büyük ve riskli projelerin
üstesinden gelmekte Ağaçların işidir.
Ağaç insanları mevsimin özelliklerini taşır,
doğada açık havada, spor ve hareketli yaşamı
severler. Geniş ve açık alanlarda kendilerini
iyi hisseder. Spor onların en belirgin özelliklerindendir.
Dağcılık, keşfetme ekip çalışması olan her yerde
lider olmak kaydı ile çok keyif alırlar.
Bedensel özellikleri ise Ağaçlar kadar çeşitlidir.
El ve ayak parmakları kalındır. Kalın kaşlar
da en çok görülen özelliktir. Alınları dardır.
Ağaç insanları kaslı vücutları, kalın bir deri
güçlü el ve ayaklarla, rekabetçi, öncü , öfkeli
ve bazen saldırgan özellikleri ile ayırt edilebilirler.
Bu özellikleri nedeniyle migren,
yüksek tansiyon ve sıkça yaptıkları kazalarla
benzer olumlu olmayan yönleri nedeniyle sağlıkla
ilgili sorunlar yaşarlar.
Bununla birlikte dünya barışı için
çalışmak, hayvanları ve doğayı korumak gibi
konularla da çaba göstererek olumlu bir örnek
oluşturabilirler.
Ağaç Elementinin rengi tabii ki
yeşil ,ormanlar gibi yeşilin her tonudur.Ağacı
besleyen element sudur. Ağaç elementinin azaldığı
durumlarda su elementi özellikleri ile desteklemek,
Ağacı kesen Metal ile de çok yükselmiş ağaç
Elementini kesmek mümkündür.
Ağaç toprağa salmış köklerle geçmişe bağlılığı,
dimdik duruşuyla bugünü, devamlı ışığı ve güneşi
arayışı ile geleceği de sembolize eder. Aynı
zamanda dengeyi de simgeler, geniş güçlü yapraklar
veya ince dikenli çam ağacı, kalın gövdeli veya
incecik narin kavak hepsi ne boy ve genişlikte
olursa olsun dimdik ve dengededir. Sağlamlığın
, gücün ve esnekliğin doğadaki örneğidir.
Rüzgarla sallanır, eğilir ancak
yine dimdik kalır, tüm mevsimlere dayanır, yaprakları
sararır, dökülür, kurur sonra yine yeşerir.
Tüm döngüyü sergiler. Dayanıklı ve sağlamdır.
“Ağaçlar ayakta ölür” denir. Öylece tüm hayata
dimdik ve doğayla uyum içinde var olur gider.
Kısaca “Ağaç “insanı demek; hırslı,
lider, sporcu, elle tutulan somut olanla var
olan,çalışan çalışan ve hep çalışandır. Biraz
öfkeli, biraz coşkulu, hep en önde yürüyendir..
Başarısız sonuçlara kızgın, ancak bozulan yerden
tekrar tekrar başlayan, zümrüt gibi yapraklarında
güneşte ışıldayan su damlacıkları süzülürken,
dalları meyve yüklü, kuşlarla sincaplarla ,
karıncalarla dost , insan için hep veren, gölgesinde
uyutan, dallarının hışırtısıyla serinleten,
dinlendiren, sonbaharda rüzgarda uçuşan yaprakları
ile hüzün verirken , ilkbaharda yeni tomurcuklarla
sevinç sunandır.
Siz bir “Ağaç” mısınız?
Işıkla kalın |