| KOLOMB
YUMURTASI DEVRİNİ KAPATTI
("CHİ"
dergisi Aralık 2006)
Belgrad Üniversitesinde psikoloji
eğitimi ile başladı bilgelik yolculuğuna. Bilgisine
doğunun mistik pratiklerini de katarak bir çok
teknik oluşturdu. Deneyimlerini dünyaya tanıtan
Zivorad M . Slavinski’yi, İstanbul’a ilk gelişinde
PEAT (Primordial Energy Activation and Transcendence)
tekniğiyle tanımıştık. PEAT İçinde bulunduğumuz
zıt kutuplu evrenin bir izdüşümü olan deneyimlerimiz
ve bize hissettirdiği sorunları kökten çözebilen
bir teknik. Diğer teknikleri de paylaşmak üzere
organizasyonu üstlenen Güneş Tan Akdoğan’ın
ev sahipliğinde ailesiyle birlikte özel seminerdeki
deneyimler çok keyifliydi.
FG:1-Mucizevi bir teknik
olarak tanımladığınız Aspectics nasıl çalışıyor?
ZM Slavinski :“Problemlerinizi
düşman olarak görürsünüz. Bütün tekniklerde
bunu yok etmek gerekir. Diğer teknikler böyledir.
Aspectics daha değişiktir. Bütün problemlerinizi
sanki en iyi arkadaşınız gibi alırsınız. En
üste doğru iter sizi. İlk anda anlamazsınız.
Mesela diyelim ki birisine çok büyük nefretiniz
var. Bu size hoş gelmeyen bir şeydir, ama değil
aslında. Bu nefrete , o parçanıza sorduğunuz
zaman “Sen benim hangi amaca ulaşmamı istiyorsun.Bu
nefret size ne elde ettirmek istiyor? Amacı
ne?”diye, başka bir şey çıkar ortaya. Mesela
şöyle bir cevap gelebilir. “Ben seni korumak
istiyorum” veya “Seni cezalandırmak istiyorum”
Bir üst nedeni nedir, neye ulaştırmak istiyor?
Amaç ne? Ve sonra yine soruyorsun nefrete o
parçaya farzedin “Korunman için” diyor. Onu
hayal ediyorsun, oluşturuyorsun korunduğunu,
bunu hissediyorsun ve nefrete diyorsun ki “tamam,
bu korunmayı elde ettim. . Şimdi bundan da değerli
benim için hangi üst amacın elde edilmesi gerekiyor?
Daha üst amacın yine elde edildiğini hayal ediyorsun
ve yine soruyorsun “tamam şimdi o daha yüksek
amacı da elde ettik. Şimdi hangi yüksek amaç
elde edilmesi gerekiyor? Daha da yüksek olan
daha da üstün olan hangi amacı elde etmemi
 |
istiyorsun ?” Beş altı amaçtan
sonra yukarı doğru giden bir zincirin halkaları
ile en üst amaca ulaşıyorsun. Her şey için altı
milyon içinde netice aşağı yukarı aynı şey oluyor
. Boşlukla veya tanrıyla “Bir “ olmak, onunla
birleşmek- O anda nefretle başlayan o yukarıya
doğru çıkan zincirleme yapı çöküyor. Ve o kişiye
soruyorsun “Nefret ne oldu?” “Hissetmiyorum”
diyor.
Patalojik bir caniyi ele aldığımda “Bir çocuğu
öldürmek istiyor mesela; mantık dışı. “Bununla
ne elde etmek istiyorsun” diye sorduğumda ve
onun isteklerini ifade etmesine müsaade ettiğimde
“Bütün insanları cezalandırmak istiyorum bu
çocuğu öldürerek” diyebilir “Peki bununla hangi
daha üst amaca ulaşmak, elde etmek istiyorsun”
diye sorduğumda “Tatmin olmak için” sonra daha
da üste çıktıkça tanrı ile veya boşlukla sonsuzlukla
bir olmaktır ulaştığı en üst nokta. Problemlerinin
aslında en yakın arkadaşların haline geldiğini
fark ediyorsun, seni en üst amaca ulaştırmak
için çalışan en iyi arkadaşların ve bunu kendi
başına görmek kolay değil. Bu teknik senin bunu
fark etmeni sağlıyor. En kötü olan şeyin bile
seni o üstün amaca ulaştırmak için uğraştığını
fark etmeni sağlıyor.
FG: İki amaçlımı oluyor
bir anlamda? Hem o korku her ne ise ondan arındırırken
aynı anda daha yüksek bir bilince mi ulaştırıyor.”
Zivorad:Birkaç kez yapıldıktan
sonra zaten o kişi en üstün amacın ne olduğunu
biliyor artık. Hatta o nefreti yok etmiyorsun
, sadece sen o oluyor. O yüzdende yani senin
tuhafına gitmiyor, kabullenmiş oluyorsun. Sen
oluyorsun. Yabancı gelmiyor , onun için rahatsız
etmiyor seni. Suyla bir örnek vermek isterim
“Okyanus suyun en üst şekli, konumudur. Küçük
bir ırmağa sorarsan “ne istiyorsun?” diye “Ben
bir nehre ulaşmak onunla birleşmek istiyorum”der.
Nehre sorarsan “Daha büyük bir nehirle bir araya
gelmek istiyorum”, en büyük nehre sorarsan o
da “Okyanusla birlikte olmak ona ulaşmak istiyorum”
der. Küçük bir dere bile bilmeden suyun en büyük
hali okyanusla, en üst amaçla onunla birleşmek
ister farkında olmadan
FG:”Kimler hangi durumlar için
bu tekniği kullanabilir?”
ZS : “Bunda bir
limit göremiyorum ben. Mesela çalışılamayacak
durum o çalışılacak olan şey eğer zaten entegre
olmuşsa , zaten insan içinde onunla yaşıyorsa,
o zaman zaten çalışılacak bir şey yok. Mesela
benim adım Zivorad. Bunu çalışmak istesem bununla
bir şey elde edemem. Çünkü bu zaten benim içimde;
senden ayrı olan her şeyde kullanabilirsin.
Mesela “kıskanıyorsan” “ senden ayrı bir şey
olarak görürsün onu.”Ben kıskançlığım, onun
kendisiyim “gibi hissetmezsin. “Kıskançlık duyguları
yaşıyorum gibi hissedersin.” Kabul edemediğin
bir şeydir.. Kabul edebilsen o zaten rahatsız
etmez.Ve sadece bu değil, ben mesela kıskanç
olduğumu kabul edebilirim ama yine de onu yaşarım
senden ayrı olan bir şey ve senin için problem
olan bir şey ile çalışabilirsin.
FG“O aslında benim
parçam. Korku, kıskançlık veya her neyse olumlu
olmadığını düşündüğüm benim dışımda olduğunu
düşündüğüm bir şey gibi mi?
Zivorad:Tam öyle diyemeyeceğim.
O seni en üst olanla birlikte olmaya asıl amaca
doğru iter ve her şeyle bir olmaya, her şeyi
kabul etmeye belki.
FG: Peki o zaman Aspectics
sonuç olarak kişisel bilincimizi tanrısal bilince
taşıyan bir teknik mi?
Zivorad: Her zaman değil.Çünkü
bazı insanlar tanrı ile Bir olduğunu hissediyor,
bazıları hissetmiyor. İtalya’da kanserden ölmekte
üzere olan bir kadınla Aspectics çalıştım.Üç
dört gün kalmıştı ölmesine. Çok rahatsız edici
istem dışı beden dışına çıkma deneyimleri yaşıyordu.
Çalışma sonunda tanrıya ulaşma hali yaşamadı
, ama yoğun mutluluk duydu. O mutlak boşlukta
hissetti kendini, çok rahat şekilde on ay daha
yaşadı bu kadın. Müthiş rahatlık, mutluluk ve
huzurlu olarak ölünceye kadar hiç korku hissetmedi.
Bu kadın “Birlik” bilincine ulaşmadı ama dinginliğe
ulaştı ,herkes mutlaka “Birlik” bilincine ulaşmıyor.
FG:“Bu kadında kendisinin dışında
düşman gibi gördüğü bir duyguyla birleşme halimi
yaşadı?”
Zivorad:“Bazen düşman gibi
bazen de onun için hoş olmayan bir şey- İçine
entegre oluyor onu kabulleniyorsun.Birkaç kez
yapıldığında Aspectics her yukarı çıktığında
gerçek doğana tabiatına ulaşıyorsun, gerçek
doğamız bu.
FG: Bu kişisel
gelişim tekniği olarak hayatımıza katabileceğimiz
bir çalışmamı?
Zivorad: Eğitim alınması
gerekiyor. Başkasında da kullanabilirsiniz,
kendinizde de . İnternette tekniği koydum. Eğitimini
almadan bile, bu tür tekniklere alışık tecrübeli
kişiler iyi neticeler elde ettiler.. .(www.spritual-technology.com)
FG:Bu seminerde ne öğrenilecek,
hangi aşamaya gelecekler katılanlar?
Zivorad: Tabiki sadece
okumakla bunu uygulayan kişi eğitime katıldığında
birçok hata yaptığını fark edecek.Aspectics
kitabım İngilizce ve kitap bu eğitimi almış
kişilere destek vermek için yazılmıştır. Eğitime
katılmış kişi tekniği uygularken yaptığı hataları
gördükçe eğitim sırasında o zaman kendi yaptığı
hataları daha iyi anlıyor.
FG: Başkasına yapabilecek duruma
geliyor mu bu eğitimle.?
Zivorad: Tabii ki bunun ustası
haline gelir diyemem ama bunu kendine ve bir
başkasına uygulayabilecek duruma gelmiş olur
eğitimden sonra.Tabii yaptıkça daha usta hale
gelir.
FG: Kelimelerde içsel bir
sihir mi var?
Zivorad: Tabii ki var ,subjektif
evrenimizi kelimelerle yaratırız. Mesela “Benim
annem iyi” “benim hocam kötü” bu senin subjektif
evrenindir. Hipotezim şu: buna başladığımda
şöyle düşündüm. Ben eğer kelimeleri azaltırsam
bir problem için kullandığımız ifade etmek için
kullandığımız cümledeki o problemin kendisini
de o zaman küçültürüz ve problem yok olur
Ve sadece bu değil; uygulama sırasında problem
olan o durum pozitif bir duruma dönüşüyor.“Patronumdan
nefret ediyorum” diyor , çalışmanın sonuna geldiğinde,
“ nefret gitti” yerine “ seviyorum onu” durumu
oluşuyor.
Birkaç dakika o kişiyle o problem hakkında konuşuyorum.Aynı
problemi dört kısa cümleyle anlatmasını istiyorum.
Ondan sonra üç cümleyle anlatmasını istiyorum.
Ondan sonra iki cümleyle, sonra bir cümleyle,
ondan sonra Tek bir kelime ile ,Tek kelimeye
indiğimizde ya huzur, ışık, sevgi; geriye bu
kalıyor.
FG: Psiko kinetik
veya Geller etkisi son günlerde karşımıza çok
çıkıyor. Bu insanın kendi kendini keşfetmesinde
yeni bir adımmı?
Zivorad: O çok yüksek bir
şey.. Sadece kendinde var olan bazı yetenekleri
keşfedebiliyor. Benim için yumurtanın cam üstünde
dik durmasını sağlamak çok daha olağanüstü geliyor.
Metal bükmeyi herkes yapabilir.
FG:“Ama bu konu insanların zihnini Türkiye’de
hala biraz zorlamakta”
Zivorad: “Sadece Türkiye’de değil, her
yerde aynı durum var”
FG: “O zaman bu bir teknikse nasıl işliyor?
Bir parça metal nasıl hamur gibi bükülüyor?
Zivorad:“Benim seminerimde bunu ilk önce
elle yapıyorsunuz. Sadece düşünce ile değil,
bu birinci seviye çünkü. Bir an için metal o
kadar yumuşak hale geliyor ki rahatlıkla onu
kıvırabiliyorsunuz . Bunun mekanizmasını hiç
kimse bu güne kadar izah edemedi.. Bükülmeden
sonra metalin yapısında yapılan incelemede o
metalin bükülmeden önceki haliyle mukayese ettiklerinde
bükülme yapıldıktan sonra metalin yapısal durumunun
da değiştiğini fark etmişler.Elektronik profesörü
bir arkadaşım var onunla konuştuk bu konuyu
yumurtanın camın üstünde dik durmasını “Kesinlikle
doğa kanunlarının kırılması” olarak tanımladı..Kişi
çevredeki alanlardan daha değişik bir alan yaratıyor.Bu
yumurtayı dik tutan güçler oluşuyor bu alanda.
FG: Bunun bizim zihnimiz
ve yaratıcı gücümüzle de ilgisi var mı?
Zivorad: Sadece düşüncelerle değil, duygularla
ilgili çünkü insanlara yumurtaya “Lütfen benim
için yap bunu” dedirtiyorum.
FG: Bir evrensel zeka ve onunla
birlikte olan bireysel zeka var. O zaman, yumurtanın
bilinciyle bir diyalog mu oluyor?
Zivorad:“Peki, tuhaf şeyler
oluyor seminerlerde. İtalya’da bir çalışmada
bir hanım yumurtayı yere koydu .Birkaç kişi
seyrediyordu bunu. Birisi ayağıyla yere sert
bastı ve yumurta düştü, iki saniye sonra tekrar
kendiliğinden dik durmaya başladı. Herkes çok
şaşırdı. Kimse bunu izah edemedi. Bir Rus fizikçi
Profösör Okhatrin, biokimyevi ve biyofiziksel
oluşumların beynin düşünsel oluşumuyla iç içe
olduğunu ve buna karşılık elektromanyetik bir
ışıma oluşturduğunu söyleyerek açıklıyor telepatiyi.
Profesör Okhatrin özel bir aygıt icat ederek
oluşan mikro-lepton alanları gözlemlemiş. “Düşünceler
bu mikro_leptonlardan oluşuyor. Bu oluşumlar
rahatlıkla başka oluşumlara ve objelere nüfuz
edebilir ve güneş ışığının içinden geçmesine
izin verir ama insan gözü tarafından görülmezler”
demiştir.
FG: Böylece zihin gücümüzle bilemediğimiz
alanlardaki bu tür hareketlerle daha önce sihir
yahut ta çok özel yetenek olarak görülenler
artık herkesin yapabileceği bir şey haline mi
gelecek?
Zivorad: Bu tür yetenekleri olduğunu
keşfediyorlar insanlar.
FG:“ 2007 ve daha sonrasında
insanların maddeye hükmetme yetisi yeni kişisel
gelişim tekniklerimi olacak?
Zivorad: Evet
FG: Bunun bir kaos getirmesi
söz konusu olabilir mi?
Zivorad: Sanmıyorum. İki yönü var bunun
her zaman. İyi ve kötü.
Ama genel gidişat her zaman daha iyiye doğru.
FG: Sizin bakış acınıza
göre 2007 de dünya insanı bilinç düzeyinde nasıl
bir sıçrama bekliyor? Her şey iyi olacak mı?
Zivorad: İnsanlar yine ölecek,
bazı insanların neşesi yerinde olacak. Her iki
yön olacak.
Bilinç yavaş gelişen bir şeydir , aniden büyük
bir atlama sıçrama bekleyemezsiniz
Umut ediyoruz, ama yaşam yaşamdır
FG:Metallleri elle bükmek, sonra
zihinsel gücümüzle yapmak, bu oluyor mu, olmaz
mı derken çocukların bile yaptığı bir şey haline
gelmesi gibi mi?
Zivorad: “70 yıl önce yanan kömürün
üstünde yürümek bir mucizeydi. Ama bugün bir
günlük seminerin sonunda herkes yanan kömürün
üstünde yürüyüp geçmeyi öğreniyor. Bu daha önce
mucize gibiydi. Ama şimdi değil.
FG:“Yanan kömürün algılanmaması,
bükülemez dediğimiz metalin bükülmesi, dik duramaz
dediğimiz yumurtanın durması.Bütün bunlar bizim
zihnimizde ve bazı düşünce kalıplarının değişmesiyle
ilgili mi ?Yaratıcı gücümüzle bir bağ var mı?
Zivorad: Biz gizlenmiş bir şeyler keşfetmeye
başladık şimdi.Bu hep vardı. Ama gizlenmişti.
Bilmediğimiz şeylerdi bunlar, içimizde gizlenmişti.Şimdi
keşfetmeye başladık.
FG:“ Bu güçler içimizde vardı da
haberimiz mi yoktu, şimdi onlarla mı tanışıyoruz?.
Zivorad: “Daha önce insan yapabiliyordu bunları
ama özel insanlar yapabilir diye inanılırdı,
sanılırdı . Atık normal insanların bunları yapabildiği
ortaya çıkıyor
FG “DNA kayıtlarımızda var olan,
tanrısal yaratıcılıkla ilgisi var mı”
Zivorad: ” Bazı insanlar böyle bir bağlantı
kuruyor. O kadar bilgim yok iddia edecek.
DNA nın aktivasyonuyla ilgili olduğu söyleniyor.
Olabilir ama öyle bir bilgim yok.
FG: Bütün bunlar bizim insan olarak
“Evrensel Zekayla Birlikte” hareket etmemiz,
diyalog kurmamız şeklinde düşünebilirmiyiz?
Zivorad: Biz hep zaten onunla çalışıyorduk
ama şimdi ona gittikçe daha da açık oluyoruz.
Gittikçe daha da çok birleşiyoruz evrensel zeka
ile.Daha çok birlikte hareket ediyoruz. Başka
kavramlara hazır olmak gerekiyor.Zihnimiz ve
düşünce gücümüzle daha önce Sihirbazlık yada
, doğa üstülük olarak kabul edilen yetilerin
artık herkesin yapabileceğine kabul etme zamanı
geldi.
FG: Columbus yumurtası
devrini kapatıyor mu?
Zivorad: Evet doğru. Columbus yumurtasının
doğa kuralları yıkıldı.
******** ********* *************
Yeni Yılda , yeni fikirler , yeni
kavramlarla ışığa doğru daha da yükselme dileğiyle..
SEVGİ VE IŞIKLA
|