ENERJİTİK PARAZİTLER
("CHİ"
dergisi Ekim 2006)
“Rabbi
inniy messeniyeş şeytanu binusbin ve azab; Rabbi
euzü bike min hemezatiş şeyatıyni ve euzü bike
rabbi en yahdurun. Ve hifzan min külli şeytanin
marid.
(Sad:41, Mü’minun 97-98, Saffat:7)
Parazit sözü bir çok anlamda kullanılır.
Bağırsaklardaki parazitler, radyoda dinlediğimiz
müzik kanalına karışan parazit, kan emen parazitler,
günlük hayatta karşımıza çıkan bir çok parazit
türü..
Bunların dışında bir parazit türü var ki, onlar
her zaman her yerdeler ama biz onların farkında
bile değiliz:
ENERJİTİK
PARAZİTLER
Diğer parazitler kadar zarar veren
ve ne yazık ki “Bilimsel Metotlar” içinde yer
alamayan bu parazitler, mikroskobik ortamda
bile gözle görünmez, duyulmaz ve modern cihazlarla
da saptanamazlar. Bizim enerjimizi kullanan
ve ne için varolduklarını ancak Ulu Yaradan’ın
bildiği suptil enerji oluşumlarıdır; bizim bilmemiz
gereken ise onların var olduğu ve sağlığımızı
tehdit ettiğidir.
Hemen her yerde, otobüs, tren,
iş yeri, alışveriş merkezleri ve sığınağımız
olan evimize kadar, kısaca insanın olduğu her
yerde bulunurlar ve varlıklarını sürdürebilmek
için bir başka varlığa, “insan enerji alanına”
ihtiyaçları vardır. Kendi enerjilerini üretemezler.
Buraya kadar yazdıklarım hiç hoş değil, onlardan
nerdeyse kaçış yok gibi. Ancak onları tanımasak
ve kabul etmesek de onlar var ve biz insanlara
karşı 2:1 galipler;
“ENERJETİK ASALAK “ denen bir varoluş sistemini
bilmediğimiz sürece.
Sebebini bir türlü bulamadığımız,
modern tıp teknolojisinin henüz yakalayamadığı;
çok geç iyileşen veya hiç iyileşemeyen, sinirsel,
psikolojik deyip geçmesini beklediğimiz birçok
ağrının sebebi bu ASALAKLAR olabilir. Bilimsel
olmayan bir boyuttan, bilimsel olan boyuttaki
fiziksel bedenimizi etkilerler. Onların varlığını
bilmeyen ya da kabul etmeyen otoritelere ve
çok gelişmiş teknolojik cihazlara adeta nanik
yaparlar; taa kii bir yeniçağ Robert Koch’u
çıkıp “Mokro&Mikro-Kosmoz-Galactic- Energybodyscanner”
falan gibi isimli bir cihaz geliştirene ve bir
zamanların mikropları nasıl mikroskop altında
yakalandıysa enerjitik parazitler de bu şekilde
görüntü alanımıza girene dek.
Bu asalakları klasik bilgilerle
şimdilik saptamak olanaksız olsa da onların
varlığını bilmek 2:1 lik galibiyeti 1:1 lik
bir beraberlik durumuna getirir.
Şu ana kadar bilmiyordunuz; şimdi
biliyorsunuz!
“Her şeyi yaptık, denedik; iyileşmiyor,
ağrı bir türlü geçmiyor!” Diyorsanız,
“Öyleyse bir de enerjisel parazit var mı?” bir
bakın..!
Bu parazitler enerji alanımıza girip orada yaşarlar.
Enerji alanımızdaki enerji onların gıdasıdır
ve iyice güçlendikten sonra yavaşça fizik bedene
geçip enerjitik varlıklarını kist, ur gibi fiziksel
oluşumlara çevirirler. Eğer enerji alanındayken
ağrı yapıyorsa şanslısınız, onu bulup çıkartabilirsiniz.
Ağrı yapmıyor ve bu konuda hiçbir şey bilinmiyorsa
sinsice fizik bedene geçecektir. Şanssızlık,
onların varlığını bilmemek ve farkında olmamaktır
ki bu da onların varlıklarını enerji alanımızda
rahatça sürdürmelerine olanak sağlar.
Bu parazitlerle nasıl başa çıkabiliriz?
Onlardan korunmanın ve enerji alanımızı
temizlemenin birçok yolu var.
Parazitlerden korunmak ve onları
temizlemek için çok etkili olan “Ra-Sheeba”
enerjisi ile çalışmaktır.
Böyle bir şeyin adını bile duymadım, üstelik
enerjilerle hiçbir işim yoktur diyenlerdenseniz;
size bilimsel bir yöntem olan Acmos’u öneririm.
Acmos Lecher anteni 9, 9.1 ve 9.8 atu da enerjitik
parazitleri temizler.
Öyle bir antenim yok, nasıl çalıştığını da bilmem,
derseniz;
Kendinize bir “enerji beden terapisti”
bulun, ki bu terapistlerin Türkiye’de sayısı
çok azdır. Bu durumda eğer isterseniz siz kendi
kendinizin terapisti olup kolları sıvayabilirsiniz.
Şöyle ki;
Sebepsiz, bir türlü iyileşmeyen
ağrılı bölgenin üstünde birkaç santim yukardan
elinizi görünmeyen bir şeyi yakalayacak bir
kıskaç gibi dolaştırın ve tercihen duyulabilen
bir ses tonu ile enerjisel asalaklara seslenin:
Ben şu formülü kullanıyorum;
“Ulu Yaradan’ın izni ve ismiyle”
Bu çok önemli, enerji alanında
bir çalışma yaparken, yine Tanrı’nın yaratmış
olduğu bir başka varlığa sesleniyorum ve bunu
evrenin veya Tanrı’nın izniyle yaptığımın bilincinde
olduğumu belirtiyorum; sonra,
“Burada bulunan enerjitik parazitlere sesleniyorum!”
“Şu anda yanlış bir yerde bulunuyorsunuz! Ben
enerji alanımı sizinle paylaşmayı düşünmüyorum.
Sizi sevgiyle bulunduğunuz yerden alıyorum;
(bunu söyleyip kıskaç gibi duran elimi kapatıp,
enerjitik parazitinin sanal varlığını avucuma
alıyorum), sizi evrene değişim dönüşüm için
geri gönderiyorum.”
Diyerek avucumun içine üflüyorum.
Şimdi enerji alanımda bir boşluk oluştu. Evrensel
yasalarda boşluk hiç sevilmez, oraya başka bir
şey dolmadan devam edip boşalan yeri Reiki ile
dolduruyorum. Reiki’ye diğer bir alternatif
de “burada boşalan alana Beyaz Işık enerjisini
davet ediyorum” diyerek boşluk beyaz ışık enerjisi
imgelenerek doldurulabilir.
Bütün bunları yaparken biraz modern
üfürükçü gibi görünmeyi göze almak gerekebilir,
ya da ne yaptığımız doğru anlaşılıncaya kadar
bizi hiç kimsenin görmemesi de bir seçenek.
BÜTÜN
BUNLAR ÇOK GARİP, SAÇMA VE KOMİK Mİ?
Bunlar çok garip gelebilen , bize
öğretilmeyen , öğretecek olan kişilerin de bilmediği
gerçeklerdir ki; asalaklar bizim onları bilip
bilmediğimize bakmadan hepimizin sağlığını tehdit
ederler.
Dişlerimizi fırçalamak gibi enerji alanımızı
da arındırmak en doğal hakkımız fakat belki
daha uzun bir süre bu hakkı kendi kendimize
bile vermeyeceğiz ve bu süreçte birkaç saniye
içinde enerji alanımızı terk edecek asalaklar,
bizi kremalı bir pasta gibi yemeğe devam edecekler.
Tırtılın sindirim sistemi kadar
enerji alanımız hakkında ve makro mikro evrenin
yasalarını, enerji sistemlerinin varoluş ve
insanlarla olan etkileşimlerini bilimsel ortamlarda
araştırabilseydik belki bugün bir çok hastalık
ve ağrı hiç varolmazdı.
Her bir varoluşun; insan, hayvan, bitki, ses,
renk, müzik, duygu , düşünce, hastalık, yani
her şeyin bir titreşim olup bir dalga boyu olduğunu
bilebilseydik;
Harflerin, sayıların tek başlarına veya art
arda sıralanmış formlarının seslendiklerinde
nasıl bir titreşim yarattığını ve bu enerjinin
farklı alanlardaki diğer titreşimlere nasıl
üstün geldiğini bilseydik belki de duaların
bile ne kadar yüksek teknolojik şifa değerleri
olduğunu bilebilirdik.
Enerjetik parazitlere en iyi gelen
dualar,
Ayetel kürsi , Kafirun suresi ve yazının başlangıcındaki
duadır..
Bu duaların titreşimi çok yüksektir ve titreşimi
düşük olan parazitlere etkilidir.
Bu yeni çağda artık daha fazlasını bilmek, yüzleşmek
ve çok geniş bir yelpazeden çareler aramak durumundayız.
Bir türlü geçmeyen bir çok hastalık var!
Bu hastalıkların kökeninde enerjitik parazitler
varolabilir; ve sadece bu saklambaç oyununda
sobelenmeyi bekliyorlar.
Onların farkındaysanız, zayıf taraflarını da
tanıyorsunuz demektir ve onları evrene geri
gönderin. 1:0 Galip gelin!
Biz güçlüyüz, enerji alanımıza giren asalaksa
güçsüzdür. Zaten enerjisi yok, bizim enerjimize
ihtiyacı var, VARLIĞINI sürdürebilmek için.
Bizim zihnimizde, ses frekansımızda ona yönlendirdiğimiz
bilinç üstünlüğümüze ve komutlarımıza uymak
zorunda;
“ENERJİ DÜŞÜNCEYİ İZLER”
Bilin, farkında olun ve yapılması gerekeni yapın!
Enerjitik asalaklarla ilgili henüz
önerebileceğim internet site adresleri yok .
Bu konuda önereceğim, Cemal Bencan’ın kolay
anlaşılır ve adına çok uygun olan “Zulmaniler”
adlı kitabıdır.
Birçok kez “enerjitik parazitlerin”
varoluş sebeplerini düşündüm, hiçbir şeyin sebepsiz
yaratılmadığı evrenimizde onların da bir amacı,
bu gezegendeki evrimimiz ve öğrenimimiz için
büyük bir görevleri var bence;
Onlar, “Bilimsel olmayan” veya “beş duyumla
algılamıyorsam, öyleyse yoktur” diyen anlayışa
enerji alanı ve enerjitik varoluş kavramını
öğretmek, deneyimletmek ve diğer boyutları tanıtmak
için var olan öğretmenlerdir, diyorum.
Sessiz ve bilgece, temiz enerji
alanları olan, ve nasıl koruyacağını bilen bilinçli
insanlar olarak hastalıkları sadece dijital
ansiklopedilerden hatırlayacağımız ışık ve mutluluk
dolu bir geleceğe doğru bir adım daha atmış
olma niyetiyle!
“Yeni bir fikir önce saçma diye
lanetlenir,
sonra önemsiz diye bir kenara atılır ve en sonunda
herkesin bildiği bir şey haline gelir.”
William James
IŞIK
VE SEVGİYLE
|