“GERÇEKLİK
BİR NEHİR GİBİDİR “
("CHİ"
dergisi Mayıs 2006)
Derine işleyen tekniğiyle İstanbul’dan sessizce
geçen mütevazi bir usta; Zivorad Mihajlovic
Slavinski..
 |
“İndividual Gnostic İntensive”
ve “Primordail Energy Activation and Transcendence”
tekniklerinin yaratıcısı Z.M.Slavinski’yi tanımadan
önce , bu etkinliği 13-17 Nisan tarihlerinde
organize eden Güneş Tan Akdoğan’dan bu seminerin
nasıl oluştuğunu öğrenmek istedim;
Güneş Tan:
“Slavinskinin iki tane tekniğini kullanıyorum.
Ve çok memnunum.
Muazzam neticeler elde ediyorum... Kendisinin
iki tekniğini daha öğrenmek istedim. Düşündüm
ki, ben bunu başka bir yerde alacağıma, onu
buraya davet edeyim.. Ve herkes istifade edebilsin,
daha çok insana yayılsın.Bu daha pratik ve zekice
bir uygulama gibi geldi bana...Yazışmaya başladım,
rica ettim. Gelir misiniz dedim, “olur” dedi.
Sağ olsun çok mütevazi bir aile zaten, benim
konuğum oldular.Gerçekten çok muhteşem bir insan..
İstanbul’daki seminerine Fransa ve İtalya’dan
gelip katılacaklar var. Zivorad gibi araştırmacı
ve kendi alanında çığır açmış , 25 yıldır enerji
terapisinin içinde emeği olan bir ustayla çalışacakları,
ondan birebir eğitim alacakları için çok heyecanlılar.
Gerçekten çok zeki bir insan, çok pratik ve
psikolojik konularla ilgili çabuk çözüm sağlıyor.”
***
Zivorad M. Slavinski Belgrad doğumlu, Belgrad
Üniversitesi Klinik Psikoloji Bölümü mezunu.
Psikolojinin dışında alternatif disiplinler
ve sistemlerle ilgilenerek yıllarca yoga, zen
ve batının gizemli gelenekleriyle çalışmış.Yirmiiki
tane kitabı var . Sonuncusu “The Return to Oneness:
Principles and Practice of Spritual Technology”
Ferhan Gürbüz:
“Türkiye’ye ilk kez geliyorsunuz,hoş geldiniz.Kitaplarınız
Türkiye’de henüz tanınmıyor. Sizi sizden tanıyabilirmiyiz?
Z.M.Slavinski:
Psikoloğum. Resmi psikolog olarak iki yıl çalıştım…Ondan
sonra beni tatmin etmedi psikoloji veya psikolog
olmak..Çünkü elde olan, üniversitede verilen
bilgilerle insanlara çok faydalı olamadığımı
, sınırlandığımı gördüm.. Benim zamanımda psikolog
olarak veya halktan biri olarak alternatif bir
şeyler yapmak yasaktı. Ama insanlara yardımcı
olmak için bir metodun olduğunu içten içe biliyordum.
Çok kitap okudum, okuduklarımdan tatmin olmadım.Belli
bir süreden sonra gerçek
 |
şeyleri öğretecek bazı insanlar
buldum. Yoga, zen, meditasyon yaptım.Çok seyahat
ettim. 22 tane kitap yayınladım. Bir sisteme
girerdim, öğrenirdim, onu hatmederdim, ondan
sonra onunla ilgili kitap yazardım. 15 sene
önce fark ettim ki artık ben doldum. O ana kadar
devamlı içime bilgi koyuyordum.Ondan sonra dışarı
çıkmaya başladı bu bilgiler.Ve kendi sistemlerimi
yaratmaya başladım.Exalibur, ondan sonra Exalibur
II geldi. Gnostic İntensive geldi.Bu teknik
çok ilerlemiş durumda.Şimdi 15-20 dakika içinde
farkındalık kazanılıyor. Altı sene önce PEAT
i yarattım. Buna benzer başka hiçbir şey yok.
Çok derine , özüne iniyor insanın.Psikoterapi
değil sadece, spritüel bir şey. Çok iyi bilinen
bir şeydir ki psikoterapi yeterince derine inerse,
o zaman spiritüel olur ve eğer spiritüel bir
tekniği yaparsan o da terapi, tedavi edici oluyor.
İnsanlar web sitemi fark ettilerAmerika’dan
Kanada’dan.Eşim, benim asistanım, onunla seyahat
ediyoruz. Altı kez Amerika’da , her seferinde
bir iki ay kalarak , eyaletleri dolaşarak seminerler
verdik.Eğitimlerde, seminerlerde sadece insanlara
uygulama yapmıyor, uygulayıcı olmalarını da
sağlıyoruz.Dolayısıyla çabuk bir şekilde yayılıyor.
Şimdide Türkiye’deyiz…
F Gürbüz:
“Öğreteceğiniz teknikler nelerdir? Genel bir
bilgi alabilirmiyim?”
Slavinski:
“Bir problemle başlıyorsun, bazı akupunktur
noktalarını kullanıp, ki akupunktur ile ilgili
hiçbir şey bilmiyorum.Sadece biliyorum ki parmağımı
belli noktalara koyarsan, bilinç altındaki blokajlar
bilinç yüzeyine çıkıyor.. Daha derinlere iniyor,
bloke olmuş duygusal kütleler, düşünceler, görüntüler
çıkıyor yüzeye.
En önemli buluşum şu; dualite bir dünyada yaşıyoruz.
Tersi olmayan hiçbir şey yok bu dünyada ; iyi-kötü,
soğuk-sıcak, gece-gündüz, ilerlemek-gerilemek.
Hepimiz bu bizi sağa sola çekiştiren güçlerin
etkisi altındayız..Ancak her insanın bir çift
ana , temel (polarite) kutupluluğu var. O kişinin
karekteristiğidir o. Ona özel olan bir şey.Ben
buna “temeller” dedim.. Ve ikisinin arasında,
kendi temellerin nedir aslında fark etmeden
yaşıyor insan. Hayatının ana oyununu bu iki
temel şey arasında , kutupluluğun arasında oynuyor.
Neden oynamak gerektiğini bilmiyorsun ama oynamak
zorundasın…Mesela; şu ana kadar aşağı yukarı
60 tane temel kutupluluk keşfettim. Bir çok
kişide temel polaritenin AŞK ve ÖZGÜRLÜK olduğunu
buldum. Bir genç kız; aşk hakkında güzel şeyler
duyuyor ve aramaya başlıyor. Sonunda bir erkeğe
aşık oluyor. Eğer temelleri aşk ve özgürlük
ise o anda özgürlüğünü kaybettiğini hissediyor.
Aşkı bulduğu anda özgürlüğü kaybediyor. O zaman
aşk negatif hale geliyor. Özgürlük positiv geliyor,
o öyle algılıyor. Ve bu sefer aşkı bulduğu için
özgürlüğe doğru gitmek zorunda ve bir süre sonra
da aşkından ayrılıyor ve özgür oluyor. “Ben
özgürüm, artık mutluyum” diyor. Ama bu sefer
özgürlük negatif bir hale geliyor. “ Mutluluk
için iki kişi olmak gerek” diyor , “Ben doğru
adamı bulmamıştım” diyerek tekrar aşkı aramaya
başlıyor. Yine aşık oluyor, tamamen mutlu,yine
özgürlük onun için çekici positif oluyor. Diğer
bir kutuptan bir diğerine zıplayıp durmak onun
elinde olan bir şey değil, gayri ihtiyari yaptığı
bir şey .Bir yıl veya iki yıl içinde birinden
diğerine zıplayabilir.Süre önemli değil ama
mutlaka öyle gitmesi gerekir.Eğer benim sistemin
olan PEAT i uygularsa bu kişi, gittikçe derine,
daha derine gider ve Kuantum vakuma girer.Bazıları
buna “Tao “diyor veya büyük kaynak diyebiliriz…
F Gürbüz: “Eric Pearl
öğretisindeki Zero Point “sıfır nokta” alanı
gibi mi?”
Slavinski:
“Evet, tam olarak bu!.sıfır noktası.Buna girdiği
zaman kişi, kutuplar birbirinin aynısı gibi
gelip birleşirler. Kişi özgür olur.Çünkü hem
aşık hem de özgürdür. İki kutup bir araya geliyor.İkisi
de zaten aynı şey, ikisi birleşiyor.Fark kalkıyor
ortadan.
Yaratmak veya yok etmek.Yaratmak iyi bir şey
zanneder insanlar.Yok etmeyi de kötü bir şey
.Ama öyle değil aslında.Eğer kötü bir ilişkin
varsa tabi ki onu yok etmek posotif bir hareket
ve yenisini yaratmak.Kötü bir ilişkiyi yok etmeden,
yaratmaya gidemezsin..
En son varılacak nokta değil ama hayatın en
temel oyunu tamamen sonsuza kadar bitiyor..Ondan
sonra bir çok kutupluluğu nötr hale getirebilirsin.”Ben
ve başkaları”mesela; ilerlemek-gerilemek, sonsuz
büyük- sonsuz küçük.. iyi- kötü..
F.Gürbüz:
“Bu tekniği öğrenenler başkalarına da uygulayabilirler
mi?”
Slavinski:
“Benim seminerlerimde öğrendiklerinizi aynı
zamanda kendinize uygulayabilir, bir probleminiz
olduğunda kendi kendinize yapabilirsiniz ve
başkalarına da uygulama yapabilirsiniz…Benim
bir çok sistemim ve tekniğim var ancak diyebilirim
ki bu bütün tekniklerimin tacı.3. seviye PEAT
ve derin PEAT 3 deniyor buna. Şu an sahip olmadığın
bir kişilik karakterlerinin özelliklerini kendin
yaratabilirsin.Mesela birkaç gün önce bir kız
öğrenci ile çalıştım.Sınavlardan önce çok gergin,
çok korkuyordu.Geldi, onunla uygulama yaptık.Bana
bir şahıs söyle “Biri; her zaman sınavlarda
sakin olan ve senin tam tersin olan”diye sordum.
“Bir arkadaşım var, tamamen rahat olan” dedi.
Uygulamayı yaparken teknikte kendisini hissedip
,kendisi ile ilgili dört tane var olan yön,
ve o diğer arkadaşını hissedip onunla ilgili
dört yönü söylemesini istedim. 15-20 dakika
sonra ikisi bir , bir kişi haline geliyor.Şimdi
nasıl hissediyorsun diye sorduğumda ise cevabı
“tamamen sakin” idi.
Sınava girdi ve hayatında ilk defa
tamamen kendisinden emindi ve sakin hissetti
kendini. Terapide ve psikolojide çok yeni bir
şey bu.Oymuşsun gibi, ne istersen, kim olmak
istiyorsan onun gibi hissedebilirsin.Tabi ki
çok iyi bir ressam haline gelemezsin, ancak
diyelim ki sen bir ressamsın ve şu anda bir
kriz içindesin,o krizi tamamen yok edip ortadan
kaldırabilirsin ,en yaratıcı olduğundaki halini
takınıp bu teknikle tekrar o hale gelebilirsin.Çok
hızlı ve çok kolay.Öyle üç ay üç sene bunu yapmaya
çalışta, ondan sonra hatmettikten sonra yapabilirsin
diye bir durum yok.Bilgisayarlar nasıl her gün
daha hızlı, daha iyi üretiliyorsa, bu tekniklerde
daha hızlı ve daha kolay olma yolunda..
Web sayfamda (www.spiritual-technology.com)
bir çok deneyim geçirmiş olan insanların yazdığı
metinler var.Herhangi bir tramvayı çok güçlü
bile olsa beş dakika içinde hemen yok edebilirim.Parmak
ucu tekniği diye bir tekniğim var. Uyguladığım
teknikle gerçekten çok sarsıcı bir üzüntüyü
yok edebiliyorum..
Kör terapide yapabiliyoruz. Bazı kişiler söylemek
istemiyor veya bilmiyorlar.Bazen şiddet ve taciz
olayları söylenemiyor, başlarına gelenler hakkında
bilgi vermek istemiyorlar.Onlarla kör terapi
uygulaması yapabiliyoruz, anlatmak zorunda değiller.
F
Gürbüz:
“Bu tekniğin etkin olduğu alan ve yaşam problemleri
nelerdir?”
Slavinski:
“Psikolojik, ruhsal ama fiziksel problemler.
Çünkü bütün psikolojik, ruhsal rahatsızlıkları
tamamen yok ediyorsun onun için fiziksellerde
gidiyor..Zaten modern tıp da hastalıkların temelinde
yüzde doksan psikolojik ve ruhsal sorunlar olduğunu
kabul ediyor..
En çabuk hallettiğim konu, ifrazat, mukus; gözlerdeki,
genital organlardaki ifrazat. Sonra deri, ondan
sonra kaslar ve en uzun uygulama gerektiren
kemikler. Eğittiğim kişiler uyguluyorlar ve
çok iyi neticeler elde ediyorlar..”
F.Gürbüz:
“Tekniğin birinci aşaması olan “İndividual Gnostic
İntensive “ “Yoğun Kişisel Farkındalıkta” “gnostic”
“ farkındalık” dan söz ediliyor.Farkındalık
bu tekniğin içinde kendini nasıl ifade ediyor
veya sizin kendi sözlerinizle farkındalık nedir?
Slavinski:
“Gnostic” kelimesinden gelir.Gerçekliğin direkt
deneyimi demektir. Kitaplarda okuduğumuz şey
değildir.Ve yahut ta bilge bir adamın söylediği
değildir.Senin gerçekliğin, tecrübendir ve hiç
kimse bunu senin için oluşturamaz.Üç soruyla
çalışıyoruz genel olarak .Ben kimim? Hayat nedir?
Başka birisi veya diğerleri nedir? Kim olduklarını
hissettikten sonra , bu deneyim ve uygulamadan
geçtikten sonra kişi yaptıklarında daha çok
ilerlemeye başlar. Çok basit bir deneyim, gerçekten.Hayatın
boyunca aradığın ancak bir yerde bulduğun; gerçeklik,
her zaman var olanın içinde.”Kimim ben diye
araştırırsın ya ,gerçekte direkt deneyim geçirdiğinde
“ Hayat nedir ve diğeri nedir diye istersen
bir çok soruyu çalışabilirsin bununla .”tanrı
nedir” i çalışıyor bazıları.Bir değişiklik olmuyor
dinsel anlamda bu deneyimi yaşadığında.Müslüman
çalıştığında yine müslüman olarak hissediyor
“ kendi tanrısı nedir” gerçeklik herkese göre
değişir. Aynı ve bir olanı herkes farklı deneyimler.
Ben bunu ilk oluşturduğumda 25 yıl önce daha
zordu. Üç gece ve üç gün sürerdi.Bazen on dört
gün ve gece, bazen bir ay.Şimdi 15-20 dakikada
ulaşıyorum.Deneyimledikten sonra bunu, neyle
çalışıyorsan daha hızlı gelişme kaydediyorsun.
Ruhsal veya tıbbı bir iş yapıyorsan, neye el
atıyorsan, gelişme gösteriyorsun.Gerçeklik her
zaman basittir. Çok basittir hatta.”
F
Gürbüz: “Yine teknik içinde
diğer aşamalarda kısaca PEAT olarak geçen “Primordial
Energy Activation and Transcendence” “Ana Enerji
Aktivasyonu ve Aşılması “ bu teknik nasıl çalışıyor
ve bu tekniği oluştururken hangi olgulardan
etkilendiniz?”
Slavinski:
“Zor olan problemlerin yok olmasını sağlıyorsun,
mesela “aşağılık kompleksi” kendini aşağılık
hissetmek.seminerlerimde ve yaptığım çalışmalarda
itiraf ediyorlar.”Büyük bir grup önünde konuşmam
gerektiğinde, geriliyorum. Ama işim icabı da
konuşmam gerekiyor insanların önünde.” veya
“Kolayca sinirleniyorum, kendimi kaybediyorum
çocukların yanında” ya da
“Çok fazla herkesin istediğini yapıyorum. Boyun
eğiyorum, ondan sonrada patlıyorum.” suçluluk
hissediyorlar.İnsanlar onları rahatsız eden
kalp problemlerini yok edebiliriler deep PEAT
ile. Bir seansta bile problem yok olabilir.
Başka sistemlerden de etkilendim.Bir çok şey
bir araya geldi..Amerika’da bir çok enerji terapileri
var. EFT gibi..(Emotional Freedom Techniques)
TFT yi i ilk bulan Roger Callahan’dır , Californialı
bir psikiatrist. TFT biraz değiştirilerek EFT
olarak piyasaya sürülmüştür.Ama hata yaptılar,
yeterince derinliğe inemiyor.Aynı problemde
kalıyorlar EFT uygulandığında. Problemin kökü
var, dibi çıkmıyor..Durmadan EFT kullanmak zorunda
kalıyor..Derin PEAT tekniği uygulandığında bir
iki dakika içinde o derinde olan çıkıyor yukarıya..
Eşim Alda ile bir EFT uygulaması yapıyordum.
Başı ağrıyordu, EFT yi vurarak değil dokunarak
uyguluyordum, bittiğini söyledi, sonra iki üç
dakika sonra başı dönmeye başladı ve sonra oda
geçti on dakika sonra kusmak istedi.O zaman
deep PEAT’ i nasıl yapmam gerektiğini tesadüfen
buldum.Sonra İsviçre ve Toronto’daki konferanslarda
sundum ve çok şaşırdılar ondan sonrada teknik
yayılmaya başladı.EFT yüzeyde kalıyor, şu ana
kadar bulunan enerji teknikleri EFT, TFT, AFT,
TAT var; bir çok DSPP var, ama derine gitmiyorlar.
En derin köke, problemlerin en derindeki kökünü
sonsuza kadar yok etmek istiyorsan; bir bitkiyi
kestiğin zaman, tekrar büyümeye başlar.Kökünü
tamamen çıkartmak gerek..”
F
Gürbüz:
“ Hayatımızı olumlu olmayan bir şekilde etkileyen
duygusal ve ruhsal blokajları tamamen kökünden
yok eden bir sistem” diyebilirmiyiz?
Slavinski:
“Bu kadar derine inebilen sistem yok. Ayrıca
ilişki problemleri olduğunda, orda kendini temizlersin.
Diyelim ki kişinin sevgilisi var, kişi kendini
bu teknikle temizledi diyelim.Ama ilişkinin
diğer ucundaki kişi açısından da temizleme yapılması
gerekir tamamen temizlenme için.. O zaman “Ben
o, x kişiyim” diyor, kendi üzerinde o kişiymişçesine
temizlik yapıyor, gerçekten ilginç bir şekilde
o kişi gibi cevap veriyor.
F.Gürbüz:
“Bert Hellinger aile dizimi sisteminde olduğu
gibi mi?”
Slavinski:
“Aile diziminin kişiler üzerinde yapılmış hali,
daha kısa oluyor.Babamla kötü ilişkim var mesala;
kendinde temizlik yapıyorsun, sonra ” ben babamım”
diyerek babanın enerjisini giyinip o enerjiyle
çalışıyorsun.Şimdi Avrupa’da tamamen buna dönülüyor.
Ve bu sitemle ve teknikle geleceği kontrol altına
alabiliyorsun.”Simdi problemim yok”.” Daha önce
yaşamış olduğun bir problemin gelecekte önüne
gelmesi mümkün mü?” Diye soruyorsun..”evet,
olabilir- başıma gelebilir” diyorsa o zaman
onu çalışıyoruz.. Eğer gelecek temizlenmezse,
mutlaka gelir önüne.”Gelecekte yine kanser olabilirim”
diye korkuyorsa, bu korku ortadan kalkmalı.
O zaman olma olasılığı da ortadan kalkıyor.”
F.Gürbüz:
“Farkındalık, Türkiye’de dahil olmak üzere bütün
dünyada nasıl bir gelişme gösteriyor?
Slavinski:
“Türkiye’yi tanımıyorum tam olarak, ancak bütün
dünyada daha yükseliyor. Görebiliyorsun, o kadar
açık ve belli bir şekilde.O kadar ortadaki,
ama acı olmadan olmuyor, acısız değil.Mutlaka
bu oluşurken acı çekmek gerekiyor.Yaradılışta
bu var.Işık varsa karanlık ta var hesabı, bu
her zaman var olacak..
F.Gürbüz
“Sonunda acısız farkındalık noktasına gelebilirmiyiz
acaba gelecekte?”
Slaviniski:
“Başka bir paralel evrende olabilir , ama bu
evrende değil.Zıtlıkların üzerine kurulu bir
evren burası. Ama genel olarak dünya yükseliyor,
yükseliyor..”
F. Gürbüz:
“Yine hep sözü edilen ve herkesin bir şeyler
söylediği “BİR “ veya tek olma hali ile ilgili
sizin görüşleriniz neler?”
Slavinski:
“Mistik bir şey değil bu, tanınmış bir otorite
Allen Watts ın bir çalışmasından örneklemek
isterim.”Aydınlanmış kişi; onun karakteristiği
, özelliği nedir?” sorusuna “Böyle bir insanın
farkındalığında bir çatışma yoktur” der. Ve
bu tanımında yine tanınmış bir Tibet lamasını
örnekler..”Bu lama çok aydınlanmış bir kişiydi
ama sarhoştu.” Gerçekten bu nasıl oluyor, merak
ediyorum diye araştırdığında sonunda onun bilincinde
bir çatışma olmadığını fark etti. Başka insanlar,
bizler; eğer birileri bizim çok ruhani olduğumuzu
düşünürken, içki içip sarhoş olursak, kendimizi
suçlu hissederiz.”İçmemeliyim, eğer ben aydınlanmış
bir kişiysem” deriz..Oysa bütün bunlar o lamanın
hiç umurunda değildi.”
Bu her zamana bir şeye iki yönden bakmak, iki
yönü de görebilmek, sadece kabul etmek değil,
görebilmek ve kabul etmektir.Mesela çok mutsuzken,
mutluluğun olabileceğini göremez, çok mutluyken
de mutsuzluğu düşünmez “ben mutluyum” der insan..
Eğlenceli bir Zen hikaye ve öğretisi ile bitirmek
isterim bu sohbeti;
İnananları, ölüm döşeğinde etrafında;
ondan sonra yerine geçecek en yaşlı (monk) rahip
orada,(masterın) ustanın yanına yaklaşıp “Ölmek
üzereyken bize ne söyleyebilirsiniz acaba?”
diye sormuş. “Diğerlerine söyle; GERÇEKLİK BİR
NEHİR GİBİDİR”” diye zorlukla fısıldamış master.
Bunun tam olarak ne olduğunu anlamayan rahip,
anlamış gibi davranarak yanı başındaki diğer
rahibe “ Gerçeklik nehir gibidir” dedi, demiş.
Diğer rahipte diğerine ve diğeri de diğerine
söylemiş. Bu söylene söylene en sonlarda duran
ve henüz üç gün önce gelen en genç ve toy rahibe
kadar gitmiş. O ise “ Bu sözlerle ne demek istiyor?
“ demiş. “Gerçeklik bir nehir gibidir. Bu ne
demek? Rahip bu soruya cevap veremeyince ona
bunu söyleyen diğer rahibe dönmüş ve sormuş.
“Bu ne demek?” Sonra soru geldiği yönde geri
sırayla dönüp yine baş rahibe kadar gelmiş.Artık
son nefesini vermekte olan baş rahip “ Peki,
tamam, onlara söyle; GERÇEKLİK BİR NEHİR GİBİ
DEĞİLDİR!” demiş ve ölmüş.
O anda , son anda bile onlara realitenin, gerçekliğin
sadece yarısının görüldüğü, ama aslında tümünün
görülmesi gerektiğini öğretiyordu. Çok açık
bir öğretiydi.
“Gerçeklik bir nehir gibidir.”
“Gerçeklik bir nehir gibi değildir..” |