DR MAJİD ALİ’DEN SAĞLIKLI YAŞAM SIRLARI
(Chi dergisi, Haziran
2007)
Röportaj:Günsu Çağlar, NEW YORK
Majid Ali kimdir?
Başkent Üniversitesi İntegratif Tıp profösörü Majid Ali’nin Manhattan’daki ofisine gittiğimde yağışlı havaya rağmen çok kalabalıktı. Doktor Majid Ali ile sohbetim hoş geçti.
Günsu Çağlar: İntegrative Tıp Nedir?
Majid Ali: Tamamlayıcı Tıp (Holistik Tıp) ile klasik tıbbı birleştirmektir.
Günsu Çağlar: Başkent üniversitesinden başka görevleriniz varmı?
Majid Ali:İntegratif Tıp dergisi editörüyüm. ABD Anatomik ve Klinik Pataloji Yönetim Kurulu ve Çevresel Tıp Yönetim Kurulunda diplomatım.
Daha öncede Başkent Üniversitesi Tamamlayıcı Tıp Başkanlığı ve New York, Columbia Üniversitesinde Hekimler ve Cerrahlar Fakültesi pataloji profösörü ve Teaneck,NJ Holy Name Hastanesi pataloji departmanı başkanı ve pataloji şefi görevlerindeydim.
GÇ: Sağlıklı ve genç yaşamanın sırları nelerdir?
MA: Chelation terapiyle başlamak isterim. Vücudumuzdaki zehirli metalleri ; civa, kurşun, kadmiyum, arsenik-fazla miktarda alınan demir, manganez, aliminyum (tencereler) ya da berilyumun bilindiği kadarıyla organizmalar üzerinde ciddi etkileri yoktur ancak memelilerin vücutlarında uzun yıllar depolanması ciddi hastalıklara yol açabilir. Bu zehirlerin vücudumuzdan atılması gerekir. Böylece oksijeni vücudumuza yeniden depolarız.
Ağır metaller dünya kabuğunun doğal içeriklerdir. Nitelikleri bozulamaz ya da yok edilemez. Yiyecek, içme suyu ve hava yoluyla çok küçük miktarlarda olmak kaydıyla vücudumuza girerler. Eser elementler olarak bazı ağır metaller ( bakır, selenyum ve çinko ) gibi insan vücudunun metabolizmasını korumak açısından gereklidir. Ancak bununla birlikte yüksek dozajlarda zehirli olabilirler. Ağır metal zehirlenmesi örneğin içme suyu kirlenmesinden ( kurşun borulardan), emilim kaynaklarının yakınlarındaki yüksek hava yoğunlaşmasından ya da besin zinciri sırasındaki alımlardan kaynaklanabilir. Ağır metaller biyoakümülasyona uğrama olasılıklarından dolayı tehlike teşkil eder. Biyoakümülasyon, bir kimyasalın biyolojik organizmada çevresine bağlı olarak zaman içinde aşırı birikim yapması demektir. Bileşikler alındıkları her hangi bir zamanda canlıların içinde birikim yapabilir ve vücuttan atılmasından daha hızlı bir şekilde saklanabilir.
GS: Bağırsaklarımızın hayatımızdaki önemi nedir?
MA: Bağırsakların birbirini etkileyen biyolojik ve çevresel sistemi yaşamla kaynaşmıştır. Ölüm bağırsaklarda başlar; hatırlıyorum da kasabamdaki hakim (halk doktoru) baş ağrıları için her zaman müshil ilaçları önerirdi. Cilt, eklemler, karaciğer ve diğer organlar için bağırsak sorunları için işe yaradığı görülen tedavi önerilerinde bulunurdu. Tabi ki ben bir tıp öğrencisi olarak tüm bunları çok eğlenceli bulurdum. Bağırsaklar kaç farklı şey yapabilir ki? Kramplara neden olabilir; tıkanmalara, dönme ve dolanmaya yol açabilir, ülser görülebilir ya da kanayabilirdi. Bir bağırsak ne zaman kramp yaratacağını, tıkanacağını, dolanacağını ya da kanayacağını nereden bilebilirdi ki? Bir hastane pataloğu olarak son 25 yılda 11.000 den fazla bağırsak biyopsisi inceleme fırsatım oldu. Bir mikroskop yardımıyla her bir bağırsak incelememde iltihaplar gördüm, genel bir dille söylemek gerekiyorsa kolitler ve bunların nerede ve nasıl oluştuğunu merak ettim.
LAP’lar (bifidobacterium, Lactobacillus, Streptococcus) ve TAP’lar bağırsaklarda laktik asit üreten ve bağırsaklarda mikrop üreten zehirli etkenler için kullandığım kısaltmalardı. LAP’lar
Normal bağırsak ekosistemini korur. TAP’lar ise bozar. LAP’lar TAP’ların dışarıda kalmasını sağlar. İkinci olarak birçok canlı zincir moleküller üretirler. Bunlar arasında önemli olanlar başta folic asit ve biyotin ve K vitamini gibi kompleks vitamini üyeleri yer alır. Lactobasillik asit; laktik asit üreticileri tarafından yapılan ve daha sonra önemli yağ asitlerine çevrilen çok önemli bir yağ asididir. Bu yapıdaki bir diğer önemli molekül trytophandır. Bu, yoğurdun kronik anksiyete ve diğer durumlarda yararlı olarak önerildiği mekanizmalardan birisidir. Soğuk eller “soğuk bağırsak” durumuyla ilişkilendirilir. Soğuk eller ve soğukluk durumu oksidasyon ile zarar gören thyroid enzimlerinin ( aktif olmayan tiroit bağırsak) bir sonucudur.
Modern teknolojinin birçok yan ürünü LAP ları tehdit etmektedir. Buna ek olarak, alkol, nikotin, çeşitli farmakolojik etkenler, yüksek derece işlenmiş besinlerin laktik asit üretme prosedürleri üzerinde çok büyük olumsuz etkileri olmaktadır.
Bu arada kabızlık problemi olan için küçük bir öneri; yatmadan önce magnezyum citrate kapsül 1000-1500 mg ve potasyum 200-300 mg öncelikle az dozla başlayın ve yavaş yavaş durumunuza göre doz arttırın.
GÇ:Bir sağlıklı yaşam reçetesi verebilirmisiniz?
MA:Sabah uyanınca 2 bardak sıcak su
Sabah boyun masajı (2 dakika)
Sırt streçi 2 dakika
Günde 2 fincan yeşil çay
Lesitin granül (1,5 çorba kaşığı)
İyi çekilmiş keten tohumu 1,5 çorba kaşığı
Protein tozu (80-90 % kalori ) 1,5 çorba kaşığı
Taze sebze suyu 12 once
Amaçsız limbic eksersiz
Akşamları ayaklarınız için
Sucak su %3 hydrojen peroxide 4 once, tuz veya deniz tuzu veya epsom tuz
B vitamini kompleksi, C vitamini ve liptropic faktörler (kolin, inositol ve metionin ) stres tepkilerinin üzerinde çok büyük rol oynar. Bu bitkileri uygun dozlarda kullanmak çok önemlidir. Tüm bitkiler büyük miktarlarda ve uzun dönemlerde kullanıldıkları takdirde uyuşturucu görevi görecektir.
Gerçekten de tarihte uyuşturucuların çoğu bitkilerden ve bitki kaynaklarından elde edilmiştir.
Yatmadan önce alacağınız 400 ile 1000 miligram arasındaki kediotu birçok hastanın uyku kalitesini artırmıştır. Ciddi stres, kaygı, ve depresyon gibi sorunlarım olan hastalarıma günde iki ya da üç kez 400 ile 500 miligram arasında kullanmalarını öneriyorum. Eğer gerekirse, sağlıklı bir uyku için buna 1,5 ile 10 miligram arasında melatonin dozajları da ekleyebilirsiniz. Kediotuna güvenli bir şekilde eklenebilir. Ben genellikle günde iki fincan papatya çay ya da 250 ile 400 miligramlık hap olarak kullanımı öneriyorum. St John’s wort ve gingo biloba günde iki ya da üç, 250 ile 500 miligram gibi dozajlarda kullanıldığı takdirde sürekli kronik stres ve depresyon durumları açısından etkili olacaktır. Çarkıfelek çiçeği, yaban sümbülü (kedi nanesi) ve takke otu gibi bitkiler, özellikle sinirlilik, endişe ve stres gibi durumlarla başa çıkabilmek için kullanılabilecek hafif otlardır. Anason adrenalin desteği açısından önemlidir. Yine de bu bitki ancak ve ancak, özellikle hastanın geçmişinde yüksek kan basıncı sorunu varsa, deneyimli bir klinik tedavi uzmanının gözetimi altında kullanılmalıdır.
Kronik stresle birlikte hormon dengesizliklerinin görülmesi oldukça normaldir. Bence aşırı östrojen yüklenmesi Amerikalı kadınların karşı karşıya olduğu en önemli sağlık tehlikelerinden biridir. Ateş basmaları ve diğer öströjen kaynaklı sorunlarla başa çıkabilmek için 10 ile 15 mg arasında folik asit alınmasını öneririm.
Doğal pregesteron alımı için: Adet döneminden önce iki hafta boyunca yatmadan önce bir çay kaşığının üçte ya da dörtte biri kadar doğal progesteron kremini boynun yukarısına ya da yüze uygulanması şeklindedir. Menepoza girmiş kadınlar için ise ayın son iki haftasında kremin aynı şekilde kullanılmasını öneririm.
Su terapisi
İdeal içme suyu taze, doğal, klorsuz kaynak ya da doğal olarak elde edilen derin kuyu suyu olmalıdır. Şişelenmiş kaynaklar genellikle bir paketlenme işleminden geçerler. Bunlardan bazıları iyi ve bazıları kötü olabilir. Alerjenlik etkisinden dolayı inek sütü bu durumda üçüncü sıradadır.
En iyi sebze suları taze ve tuzsuz olanlarıdır. Ticari amaçla satılan konserve ya da teneke kutu sebze sularının içinde 500-600 mg sodyum bulunmaktadır. ( yaşam zinciri olan bir mineral burada Amerikan besin endüstrisi sayesinde “yaşlanma oksidani” bir minerale dönüştürülmüştür) Tuzsuz teneke sebze suları daha doğru bir seçim olacaktır.
Bir çok insan akşam ve gecenin ilerleyen saatlerinin dışında gün içinde üç ya da dört saatte bir su içmek ister.
Kiloya göre günlük su alım miktarları
70 ve üzeri 5 kuart
60 4 kuart
50 3 kuart
45 2.5 kuart (kuart galonun dörtte biri)
Lütfen sabah 06.00ve akşam 18.00 saatleri arasın 3,4,5 kuart saf su içiniz. Gün içerisinde arzu ettiğiniz şekilde olmak kaydıyla 1/3, ½ ya da 2/3 çay kaşığı deniz tuzu alın. Geçmişlerinde kalp hastalıkları olan hastaların bu durumu doktorlarında danışmaları gerekmektedir.
|