NEDEN TANGO?
(Chi dergisi, Mayıs
2007)
Röportaj: Ferhan Gürbüz:
“Tango geçmişle bugünü birbirine bağlar. Bugünden daha iyi, insanın kendini içinde bulacağı gerçek veya düşlenen bir geçmişle..” Macedonio Fernandez
Her geçen gün tüm dünyada insanların hayatına veya rüyasına giren tangonun sırrı ne?
1880 lerde Arjantin’in başkenti Buenos Aires’te doğan tango maceralı bir geçmişten sonra kayboldu. Artık hatıralarda kalan bir nostalji olduğu düşünülürken yaklaşık son on yıldır gizemli adımlarla hayatın içinde tekrar yürümeye başladı. Neden tango?
Kulakları tırmalayan tekno ve suyun atomlarını bile karartan metalik müziğe inat duygulu ve hülyalı tınısıyla herkesi kalbinden vuruyor.
Japonya’dan Afrika’ya buz tutmuş ülkelerden kızgın çöllere kadar tango ne arıyor? Ya da insanlar tangoda ne buluyor?
Modern hayatın çarkları ve maddesel bilincin tutsağı olan insan kendini mi hatırlıyor?
Tangonun gizemi çözülebilmiş değil. Tango için herkesin söyleyecek bir sözü vardır. Ancak ben tüm bu karmaşık soruları her sene bir tango elçisi olarak ülkemizden de geçen tangonun duayenleri Los Ocampo çiftine sormak istedim.
Nostaljik tangoya en çok yakışan , sanki birazda eşzamanlı 19 yüzyıl başı dekoruyla Armada otelinin Şark köşesinde tangoyu konuştuk. Monica Romero ve Omar Ocampo tüm dünyada tangonun tanınması ve sevilmesine büyük katkısı olan Arjantinli “Tango Pasion” dans grubunun dansçıları. Artık tango hayatlarına daha kişisel projelerle devam etseler de eşsiz bir birikim ve deneyimleri var. Her şeyden önce tüm dünyayı dolaşıp tango her yerde hangi aşamada ve nasıl kabul ediliyor en iyi bilenler onlar.
İstanbul’da da tangoya yıllardır sahip çıkan , bir anlamda İstanbul’a has tarihi özellikleri de yaşatan bu atmosferde tangonun aykırı tarzını muhafazakar anıların gölgesiyle birleştirdik. Kültürlerin bütünlüğünü ya da uyumsuzluğun uyumunu yakaladık kısa bir süre
Ferhan Gürbüz: Evet, neden tango?
Omar Ocampo:Tangonun gizemi devam ediyor. Ve her gün daha fazla ülke ve insan bu gizemin etkisinde kalıyor. Ya da diğer bir tarifle tango insanları avlıyor.
Tango Arjantin’in her köşesine sinmiştir. Tarihinde tango vardır, bir cafe de kulağınıza tangonun kısık sesli tınısı bir şeyler fısıldar ya da Stadyumda bile tango dinlenir . Mesela “Boca Junior” futbol takımı. Bu futbol takımı La Boca’ dandır. La Boca tangonun doğduğu semttir Buenos Aires’te. O kadar çok geleneksel etki var ki. Tüm dünyadan insanlar Buenos Aires’e geldiklerinde mutlaka gittikleri bir yerdir La Boca ve Caminito. Burada tangonun tüm tarihi atmosferi olduğu gibi korunur. Neden tango? Biz tangoyu seçmedik. Zannederim tango için doğduk.
Monica Romero:
Evet, Tangoyu biz seçmedik. Tango sizi seçer. Önce derslerle başlar insanlar tangoya. Bir çoğu için hiçbir şeydir bir çoğu ise aşık olur. Sanki bir uyuşturucu gibidir. Bırakamazsın. Aynı şey. Sanki mistik bir şeye aşık olmak gibi. Arjantin’de herkes tango yapmaz.
Bu müzik, dans ve o kişi arasındaki özel bir diyalogdur. Ben modern dansçıydım önce , başka danslar yapıyordum. Ve daha önce tangoya aşık olmamıştım. Ve bir gün Omar’la tanıştım, sonra yıllarca aynı grupta “Tango Pasion” da dansettik.
Onu tango yaparken seyrettiğimde aşık oldum. Biz daha sonra tango yapmaya başladık.
Her ikimizde başka danslarda yapıyorduk ve hiçbir zaman böyle bir duygumuz olmamıştı. Ancak tangoyla bizde birleştik. Tango bizi birleştirdi. Ve tango hayatımızın amacı oldu.
Tangoda bir büyü vardır. İyi veya kötü. Hangisini seçersen; kendi içinde barındırır her ikisini de. Tangonun içinde rekabette vardır ancak biz pozitif tarafını seçtik. Tango her zaman iyi bir yol için olmalı.Tango bizim hayatımız için bir yol oldu, bizim için tango budur.
FG: İnsanlar neden tangoyu seçiyor? Eğer bir çok ülkede birçok insana sorsaydık herhalde her kes başka başka cevap verirdi.
Omar: Herkesin söyleyecek kişisel fikri ve duygusu vardır tango için.Herkesin içinde bir şeyler gizlidir. Tango da bir gizem vardır. Mesela Türk’lerin Türk tangoları Finlandiya’da Fin tangoları var.Arjantin tango bir çok ülkeyi etkilemiş ve onu kendi kimlikleri ile özleştirmişlerdir. Ama yinede Arjantin tango dinlenir tüm dünyada.
FG:Tabi ki tango Arjantin’de doğdu, bu normal. Arjantin tango değişime uğramamış orijinal olanıdır. Ancak tango dünyayı dolaşırken ülkeler onları kendi sosyal ve kültürel yapılarına göre uyarladılar.. Bu sadece o ülkelere has tabi.
Omar: Tangoda başka bir şey daha var bence. Tangonun çok güçlü kökleri var. Bu insanlar için çok özel. Geleneklerimiz , özellikle yaşlılar için. Onlar gelenekleri devam ettiriyor hala ve tangoda gücünü buradan alıyor. Hiçbir şey anlamadan dansetmek başkadır. Ancak Buenos Aires’e gelenler bunu görür. Ve o zaman tangoyu biraz daha iyi anlarlar. Burada tango söyleyip dans edebilirler ancak hissetmek ve daha iyi anlamak için Buenos Aires’e gittiklerinde, La Boca da yerel insanların nasıl bir yaşam içinde olduğunu görürler. Birlikte yemek, içkiyi paylaşmak, dansetmek o zaman nasıl bir geçmişle iç içe olduğunu anlayabilir.
Monica:Benim fikrime göre de Buenos Aires’e çok çeşitli insanlar geldi bir çok ülkeden.
Her ülkenin bir özelliği vardı ve bunu tangonun içine kattı. Şimdide herkes tangonun içinde kendine ait bir şey bulabilir. Bu da sebeplerden biri.
FG:Daha önce tangoyla tanışmamış ülkeler mesela Suriye, Lübnan ve Arap Emirlikleri gibi. Bu ülkelerin sosyal dans kültürleri yok ancak şimdi tangoyla dansetmeye başladılar? Bunun hakkında neler söyleyeceksiniz? Tangoyu nasıl kabul ettiler? Veya tangonun içinde onlara ne hitap ediyor?
Monica :Arap ülkelerinde; tabi ki bu benim fikrim; kadın kimliği erkek dominansının altında. Her şey evde oluyor.Kadın hep erkeğin arkasında. Sadece tango bu sınırı kırdı. .
Araplar için kadın ve erkek arasında çok zor ve ağır gelenekler var. Ancak genç insanlar bunu kırmak istiyor. Bir erkek nasıl bana ait bir kadına dokunabilir veya benim eşim başka bir erkekle nasıl danseder? Tangoyla bu kuralları kırıyorlar. Buna ihtiyaçları var. Çünkü genel yaşam kuralları ve gelenekleri buna müsaade etmez. Ve çok sosyal bir yol buldular. Çok diplomatik bir yol ve tüm dünyada kabul edilmiş bir olgu . Çünkü genç insanlar kuralları değiştirmek istiyor. Bu ülkeler tangoya önce müzik olarak , modern elektronik tarzıyla kapılarını açtılar. Tabi ki tango müziğinin olduğu yere arkasındanda geleneksel Arjantin tangonun dansı gelir. Bu tüm dünyada kabul edilmiş bir müzik ve danstır.
Mesela Türkiye içinde benzer bir durum; Avrupa Birliği içinde değilsiniz ancak tango sosyal hayat içinde kabul edilmek için bir yoldur.. Tango Türkiye’de tarihi bir gelenekle oluştu ve gelişti. Türkiye içinde benzer bir durum yaşanmış geçmişte.. Dünya ile daha yakın olmak için bir köprü. Araplar içinde şimdi aynı şey söz konusu. Arabistan denince insanların aklına sadece çöl ve deve geliyor. Onlarında çok modern hayatları var. Orda da internet ve çok lüks arabalar var. Ne bileyim giyimleri ve tavırlarıyla normal insanlar. Ancak hep develer ve çölle tanınıyorlar. Ülkeleri çok uzakta ve modern hayata bağlanmak için tangoyu bir köprü olarak kullanıyorlar.
FG: Türkiye’nin onlar için bir model olduğunu düşünüyormusunuz? Türkiye şu anda Avrupa seviyesinde çok iyi tango yapabilen bir ülke. Onlar için bir örnek oluyor mu?
Monica: Evet, En büyük köprüyü siz kurdunuz. Kapıyı siz açtınız. Siz ilksiniz.
FG :İster politik ister sosyal ,Tango sonunda evrensel bir dil olma yolunda mı sizce?
Monica: Her gün çok daha fazla insan tango öğreniyor? Evrensel bir dil? Evet!
Sadece dansta değil. İnsanlar İspanyolca öğrenmeye başladı. Tüm dünyada İspanyolca’ya ilgi arttı. Bir çok insan İspanyolca öğreniyor çünkü tangonun bestelerinde neler söyleniyor merak ediyorlar. Tangoya ve köklerine daha yakın olmak için İspanyolca’yı öğreniyorlar. Diğer yanda tabi ki duyguları açıyor, bunlar insanlar için ortak duygular.. Her gün daha fazla ülke ve insan için ortak bir dil oluyor. İster politik ister kültürel ne olursa olsun ancak her insanın içinde olan ortak bir şeyi yakalayıp birde buradan birleştiriyor ; o her neyse
Omar: Bu yine geçmişle ilgili. Çünkü Arjantin’e bir çok ülkeden insan geldi ve ortak bir dil olarak tango oluştu. Tangonun müziği de böyle oluştu. Avurapa’dan gelen bir çok değişik ülke insanları değişik enstrüman ve müzik kültürünü birleştirdi. Ortak bir dil oluşmadan önce insanlar tangonun beden ve duygu dili ile anlaştılar. Bu insanların başka bir dil, beden dili ile anlaşmalarına yol açtı ve bu hep sürüyor. Bedenin tek bir dili vardır tüm insanla tarafından anlaşılan. Tango vücut dilinin kullanıldığı en önemli danstır zannediyorum.. Tangoda erkek yönetir ve kadın takip eder. Kadın için iyi takipçi olması çok önemlidir. Vücut dilini takip eder. Vücut diğer danslardan çok daha güçlü bir şekilde kendini ifade eder.Karşılıklı iletişim veya reaksiyon vücut diliyle olur ve bedenler çok yakındır.
Monica: Konuşurken veya herhangi bir şekilde kendini ifade ederken zihin kontrol eder bizi. Ancak tangoda sadece vücut konuşur ve bu diyalogda artık bir kontrol olamaz. Burada kastettiğim artık zihin devre dışında kalır. Zaten zihin girdiğinde dans olmaz. Tangoda bir şey düşünmek veya konuşmak mümkün değil ,dans anında bozulur.
Dans başladığında sen kimsen “o “sundur. Artık zihin seni kontrol edemez, en derinde ruhsal olarak ne isen dans ederken de “o”sundur.. Nasılsan ;içindeki “kim” ise o vardır. Tango kimliğimize engel olmaz.
Kısaca tango sonradan kazanılmış kişiliğimize dansetmez, tango hemen “gerçek bizi” yakalar. İnsanlar bunun farkına varmaz ancak her zamankinden daha değişik olduklarını hisseder. Bunun bilincinde veya değil tango yaptıkları süre o hal içinde gerçek kendileri ile birliktedir. Bu da çok özel bir deneyim. Tango insanı çıplak bırakır. Tüm kazanılmış sahteliklerden soyar.Tüm duygularınla ordasındır.İnsanlar her zaman kendilerini kontrol altında tutarlar ve buna alışmışlardır. Ne söyliyeceklerine, ne yapacaklarına her türlü hareketlerine.
Ancak tango yaptıklarında tango bu durumu çökertir ve kuralsızlık ötesi kendi kurallarını koyar. Bu da o bahsedilen büyü olsa gerek.
FG: İnsanlar farkında olmadan bunu seviyor belki?
Monica: Evet, insanların kendi olmalarına ihtiyaçları var. Her kimse ve neyse o olmaya. Bunu da tangonun içinde keşfediyorlar. Tango kimsen onu çıkarır ortaya. Bu farkında olmadıkları bir özgürlüktür ancak aynı zamanda bir tehlike. Burada çıplak olan ruhtur. Ruhlar kontrolsüz ordadır. Tango yaparken tüm duygularını koyarsın. beden – zihin- ruh üçlemesinde sadece tangoda, beden ve ruh vardır– zihin yoktur. Sadece beden , ruh ve duyguların dansıdır
Her kişi değişiktir ve her dans başka. Her kişi başka bir stildir ve tarzdır. Kişilerin karakteri gibi ne kadar değişik karakter varsa o kadar çeşitli tango vardır ve başka bir dünya yaratır. Her tango başka bir yolculuktur.
Her kişi ile olan kombinasyon değişiktir. Dans edenlerin kimyasının uyması gerekir.. Kimisiyle çok iyi uyum vardır çok güzel danslar çıkar kimi ile yoktur bir dans sonra özür dilersin. Her bir kimseyle olan kombinansyon değişik bir havası lezzeti vardır.Bu uyum kimyası mühimdir.
FG: tango müziği son günlerde yerel müziklerlede mixediliyor. Bunun için ne düşünüyorsunuz?
Monica: Dünyanın globalleşmesinin bir sonucu tabi ki . Tango dünyanın her yerinde , sadece belli ülkelerde dansedilen bir dans değil, tüm dünyayı kapsıyor.
Arjantin’de sadece modern ve klasik tango mixediliyor ama diğer ülkeler kendi müzikleri ile harmanlıyor .Bizim için bir gurur verici bir şey.
Bazı ülkelerde tangoyu benden daha çok iyi bilenler var.Türkiye’de bazı tango severler var ki benden daha çok tango CD si var. 7000 den fazla tango müziği ile çok zengin bir koleksiyonu olan arkadaşımız var. İçinde hayatım boyunca hiç duymadığım tangolar var.
Arjantin dışındaki bir çok insan Arjantin’lilerden daha fazla fanatik tango için.
Sabahtan akşama kadar tango dinliyorlar. Bilmiyorum gerçekten sabahtan akşama kadar tango dinleyen Arjantin’li var mı? Gerçekten bilmiyorum.Bunu Arjantin’de anlattığım zaman insanlar abarttığımı düşünüyorlar.Sen mesela arabanda annemin çok eski bir CD sini dinliyorsun devamlı. Annem bunu bir türlü anlayamadı ona söylediğimde. Ama hayır, Omar ve benim yaşayıp gördüklerimiz sadece bize özel. Bazı güzellikler ve ilginç olaylar bagajımızda bizimle dolaşıyor ve öldüğümüzde de bizimle gidecek. Tüm bu güzellikleri tango sayesinde yaşadık.
FG:Ne kadar ülke tanıyorsun böyle Arjantin tango fanatiği?
Monica: Türkiye birinci sırada fanatiklikte, bu geçek. Belki sonra Almanlar ve Japonlar.
FG: Japonlar ve tango?Japonların tango tutkusu için sebep nedir? Çok mu duygusallar?
Monica: Ben sordum Japonya’da.Bir tango hocasının bana söylediği Japonya İkinci Dünya savaşında sadece Arjantin’den müzik almış. Ve hep tango gelmiş, Amerikan müziğini tamamen bırakmışlar. Bilmiyorum bana söylenen bu ; savaş sırasında dünya ile ilişkilerini kesip sadece Arjantin’den müzik gelmiş dış dünya olarak. Sebep bu ve tango çok tanınmış Jş jiş dış dünya olarak.sadece abep nedir?rde mixediliyor. bir tehlike.aponya’da . Amerikan müziği dinlemeyi bırakmışlar. Sadece Arjantin’den gelen tango dinlemişler.
FG:Peki, bu onların hikayesi. Ancak Türkiye’de bizim bir müzik kültürümüz var. Çok güzel bir müziğimiz olmasına rağmen hiç sözlerini anlamadan başka bir müziğe bağlanabiliyor insanlar. Tangonun anılara çok işlemiş olması buraya has bir özellik.. Belki Arjantinlilerle aynı hislere sahibiz
Monica: Yunanistan’da çok tango öğrenmeye başladı . Son senelerde bu bölgede İspanyolca’nın ne kadar yaygınlaştığını görebiliyorum. Türkiye’de de bir çok insan İspanyolca’ya başladı. Lübnan , Suriye’de ve Ürdün’de de İspanyolca’ya talep başladı. Tango nedeniyle İspanyolca da çok konuşulan dil oluyor Avrupa’da da.
FG: Bu da tangonun bir yan getirisi gibi. Yeni ülkelerde, Orta Doğudan ne bekliyorsunuz?
Omar: Tango yapanların sayısı artacak. Diğer ülkelerde olduğu gibi olacak. Tango seçtiği insanları yakalar. Ve insanlar daha fazla öğrenmek isteyecek. Bazıları sadece tango dinliyor dansetmeden. Bu bölgede de güzel müzikler var.Arap müziği sanki bir rüya gibi.
FG: Belki onlarda kendi müziklerindeki duyguları tangoda da buluyorlar
Monica: Kesinlikle.Duygular hep ayni .Mutlu veya hüzünlü olmak.
FG: Bütün danslar ortaya çıktıkları tarihten sonra bir noktaya yükselmişler ve sonra kaybolup gitmiş. Sadece tango devam ediyor ve daha çok tanınıyor , seviliyor. Tangonun başarısını yakalayan başka dans varmı?
Monica: Dün gördün fotoğraf çekiminde biz dansetmiyorduk. Sadece belli bir tarihin özellikleriyle giyinmiştik ve insanlar bize baktı ve “oo tango, tango” dediler Sadece elbiselerden, tango yoktu ..müzikte yoktu.
Evet, tangonun bir imzası var, özel bir izi var insanların zihninde ve hafızasında.
Tango herkesi etkiler. Ne olursa olsun tango dansına kayıtsız kalamazlar ve farkında olmadan seyredip kalırlar. Büyüler. Tango çok çok derin bir duygudur. Çok gariptir.
Dansda çok yakın yapılır çok samimi bir şekilde. Müzik, elbiseler.Hepsi bir bütündür. Majiktir ve izah edilmez bir olgudur, tango böyledir.
Ben Arjantinliyim ve her zaman şaşırıyorum. Arjantin’e döndüğüm her sefer anlatıyorum ve insanlar bana inanmıyor . Mesela Finlandiya çok soğuk bir ülkedir. Orda kaldığımız otelde her sabah bizi tango ile uyandırırlar “ Uyan, uyan” Sabah sekizde Carlos Gardel’in tangolarıyla kapımı vurular
“Por una cabeza…”..”Kahvaltı hazır”
Bunları başkalarına aktarmak imkansız. Biz tangonun inanılmaz büyüsünü tüm dünyada yaşama şansına sahip olduk. Tango devam ediyor neden? Çünkü tango bir çok şeyi birden barındırıyor içinde.
FG:Tangonun Türkiye’de geleceğini nasıl görüyorsun?
Monica: O kadar çok tango dinleyen var ki, hemde sadece evinde veya milongoda degil. Böyle bazen insanlar önce müziği dinliyor sonra tangoya başlıyor.
Turkiye’de tangonun çok geçmişi var. İnsanlar yıllardır tangoyu biliyor ve kendilerine has bir gelenekleri var tangoyla. Sen tangoya ne zaman başladın, nasıl aşık oldun?
FG: Ben Marmaris’te tango festivalinde tanıştım tangoyla ve o zaman tabii ki dansetmiyordum ve öyle hipnotize olmuş gibi seyrettim saatlerce.
Yıllar sonra benim ordaki halimi bilen arkadaşlar taklidimi yapıyorlardı nasıl kendimden geçmiş bir şekilde seyrettiğimi. Tangonun avladığı kişilerde tek bir duygu uyandırıyor. Dansetmek dansetmek.
Monica : Evet, insanlar sadece dans etmek istiyor. Buenos Aires’te büyük bir tartışma var. İnsanlardaki bu tango tutkusuna tango müziğinin sebep olduğunu söyleniyor. Ne sebep oldu ne tanıttı tangoyu tüm dünyaya? dans mı, müzik mi? Bana göre tango dansı nedeniyle popüler oldu. Eğer salona bir kaç kişi koyup izlersek, bu insanlar dansa bakar ilk önce, müziğin farkına daha sonra varır. İlk farkettiği, ilgisini çeken dansdır. Dün insanlar bizi gördüğünde “ “o tango dançıları “ dediler. Sadece kıyafetlerden ve verdiğimiz pozlardan. Orda müzik yoktu.
Evet çoğunlukla insanların hafızasında tango resimleri ve insanların özel tango figurleriyle vermiş olduğu pozlardır akılda kalan.
Tango denince ilk akla gelen bandoneon calan bir adam figüru değil, danseden bir erkek ve kadındır. Müzisyenler tangonun müzikle yayıldığını iddia eder. Ancak insanlara sorulduğunda gizemli , büyülü tango figürlerini hatırlar genellikle .Bana göre dansdan dolayı popüler. Ancak bu bir polemik tabiî ki.
FG:Geçen sene bir kitap okudum . Kitabın kahramanı olan adam ciddi bir hastalığa yakalandı ve bir çok tedavi sistemlerini denedikten sonra sonunda tangoyla tanıştı ve tango yapmaya başladı. Ve kitap bittiğinde iyileşmiş ve tango yapmaya devam ediyordu.
Nedir tango aslında diğer taraftan bir meditasyon mu? Bir terapi mi? Dışardan bakıldığında büyüleyen diğer yandan içindede insanları kendine bağlayan nedir? İçimizdeki bir gücümü tetikliyor? Tangonun gizeminden bahsediliyor ancak hala bilmediğimiz başka yönleri daha mı var?
Monica: Tango terapidir. Bu kitaptaki adam için terapi tangodan gelmiş.
Tango yaşamak için bir yoldur, yollardan biridir. Bu olayda da böyle olmuş.
Tango ruhu onarabilir. Ruh şifalandığında ise fiziksel bedenide iyileştirir.
İçimiz iyileştiğinde dışımızda iyileşir. Tamir olur. Tango çok derindir. Ve onun ruhunu tamir etmiş bir anlamda. Sonrada fiziksel olarak iyileşmiş.
Bir çok insan tanıdım tangoda . Bir çoğu ailesini kaybetmiş, veya ayrılmış. Mesela eşi ölmüş 25 sene evlilikten sonra. Arkasından gelen depresyon o kadar ağırdır ki. Ve depresyon dünyada en ağır hastalıktır. Hastalıkların en tepesindedir bence. Ve tangoda bir çok insan yalnızlığı yenmek için bir yol buluyor. Tango ruhu teskin ediyor. Tango bir ruh şifacısıdır.
FG: Tango için üç neden söylermisiniz?
Omar: Hissetmek, Dans ve Yaşamın içinde olmak için bir yol.
Monica: Ruhu onarmak, insanların duygularına dokunmak, auraların iletişimi.
Tango benim kanallarımı açar. Tango yaptığım kişinin onunla konuşmadan nasıl biri olduğunu anlarım. O kişi üzgün mü, kötü ya da iyi mi? Başkalarını dansederken izlediğimde de nasıl biri olduğunu anlarım. Onun hakkında bir çok bilgi gelir içime. Omar ve ben yin ve yang gibiyiz. Kadın çok daha fazla hisseder. Daha duygusaldır, çünkü kadın bir yandan da annedir.
********* ************ **********
Tango her zamanki gibi onu anlamaya çalışırken aklımızı ve ruhumuzu karıştırırken, dansın adımlarında kolaylıkla bizi uçurmaya devam edecektir .Büyük tango şairi Horacio Ferrer’in de dediği gibi “tangoyu çalan, söyleyen ve dans edenler tangonun başka bir hayatı değil, kendi yaşamlarını dile getirdiğini anlatırlar. Tango yaşanırda. Her olay yeni bir tangodur.”
Aşk, müzik ve dansla.
|