RA
SHEEBA ; Ra ve İsis’in enerjisi
(Chi
dergisi Haziran, 2006)
 |
Altı Ra-Sheeba Master’ı sırtüstü
yere uzanmış yatıyorduk. Odada çıt çıkmıyor,
gözlerimiz kapalı olduğu için sadece alıp verilen
derin nefesler, bize hala orada olduğumuzu hatırlatıyordu.
Çünkü, aslında orada olmamamız gerekiyordu.
Sembolik olarak vücudumuza Ra -Sheeba’nın “traveller”,
“gezgin” sembolünü çizmiş, gidip döneceğimiz
yerlerin koordinatlarını vermiş, astral seyahat
yapmayı bekliyorduk. Aslında, bunu belki hiçbirimiz
yapamayacağımızı biliyor, ancak her şeyi denemek
istiyorduk. Burası özgür seçimler gezegeniydi
ve biz de şimdi bedenlerimizden çıkıp gezmeyi
seçmiştik… Master’ımız yarım saatlik bir süre
vermiş, mum ışığının gölgesinde, bir iskemlede
saatin dakikalarını gözlüyordu. Süre bittiğinde
uyanmamızı isteyecek, mızıkçılık yapıp başka
bir gezegene gidip de gelmeyeni geri getirecekti.
İçimden bir an gülmek geldi. Ra-Sheeba ‘nın
soba borusuna benzer gezgin sembolünü elimizle
üstümüze çizmiş, astral seyahati deneyimlemek
istiyorduk.. Öylece gözlerim kapalı yatarken,
acaba diğerleri ne alemde, diye düşünüyordum.
Sonra biraz sessizlik, biraz da akıp giden düşünceler
oradan buradan gelerek zihnimden geçip giderken,
artık orada neden yattığımı ve ne kadar zaman
geçtiğini unuttuğum bir anda, sanki bir şey
oldu; ya da bana mı öyle geldi? Hafif, güçlü
ve sakince bir şey; anlatması zor, sanki enerjiden
oluşmuş bir vincin
 |
kolları bütün bedenimi kavrayacak
şekilde beni kaldırmak istedi. İçimden sessiz
bir çığlık attım. “Aman Allah’ım, bir şeyler
oluyordu!” Ancak, bu enerji kolları değildi
beni korkutan, pek de inanmadığım “haydi bunu
da deneyelim” deyip biraz da hafife alarak yaptığım
bu çalışma, bir oyun değildi. Bir şeyler, başlangıçta
kuşkuyla seçtiğim yere beni götürmek istiyordu.
O kadar heyecanlanmıştım ki, sadece verilen
sürenin bitmesine odaklandım. O gün, bir daha
hiçbir şey olmadı ancak neler olabileceği ile
tanışmıştım. Yarım saatlik süre bitiğinde, hepimiz
gözlerimizi açtık ve başarısızlığın burukluğuyla
o geceki çalışmayı sonlandırdık.
Daha sonraki günlerde bu deneyimi yarım bırakmanın
pişmanlığı ağır basmaya başladı. Acaba ne olacaktı?
Acaba gitmek istediğim yeri daha yakına alsam
daha mı kolay olurdu? Ya yolda yakıt biterse?
Ya aradaki bağ koparsa, gibi mantıklı veya mantıksız
sorular zihnimde dolaşıp duruyordu. Ancak bir
tek şey bana güven veriyordu, o da, bu çalışmada
bir zorlamanın olmamasıydı. Beni götürecek olan
kollar, korktuğumda beni bırakıveriyorlardı.
Tekrar denemeye karar verdim.
Bir hafta sonra, yine gizem tutkunu
altı arkadaş, bu arada hepimizin hanım olduğunu
söylemeliyim, sadece bizi Ra-Sheeba enerjisine
uyumlayan Master’ımız erkek, yine aynı yerde,
verilen yarım saatlik sürede ikinci denemeyi
yapıyorduk.
 |
Bu kez biraz daha gerçekçi düşünüp,
bu işin ciddi bir deneyim ve de gerçekleşme
olasılığının bilincinde, gideceğim yeri çok
yakın bir yer olarak belirledim; bulunduğum
odanın içi. Deneyim sürecinde nasıl bir heyecana
kapılabileceğimi kestiremediğim için odanın
içinde olmak en güvenlisiydi. Sonra gözlerim
kapalı bekledim, bekledim. Bu tür beklemeyle
hiçbir şey olmuyordu. İlerleyen dakikalarda
zihnim gevşeyip, düşünceler oradan oraya ve
serbestçe konudan konuya atlarken beni götürecek
kollar, “ İsis’in Kolları” geldi. İşte sonunda;
beni hafifçe biraz kaldırdı. Bu arada ben kim
olduğumu algılamada karışıklık yaşamaya başladım.
Yukarı kalkan kimdi? Ben kimdim, bütün bunları
düşünen mi? Vücudum hangisiydi? Kafam karışık,
hissetmeye çalışırken bedenimi yavaşça kaybetmeye
başladım. Çok yavaş oluyordu, fizik bedenim
morfin verilmiş gibi hissizleşmeye başlarken
düşünceler varlığını sürdürüyordu. Bunu fark
ettiğim anda bedenim geri geldi ve kalbim deli
gibi çarpmaya başladı. Zihnim tekrar devreye
girmiş, kalbimin çarpışına odaklanıp inmiştim,
o her ne nokta ise. Sonra ilerleyen dakikalarda
tekrar sakinleştiğimde kendi kendime söz verdim;
“Artık ne olacaksa olsun”du.
İki haftadır böyle yatıp, korkup duruyorduk.
Bu düşüncelerle boğuşurken gezginin kolları
tekrar geldi, çok nazikti. Korktuğum zaman her
seferinde beni serbest bırakıyordu. Artık ona
alışmıştım: “Lütfen gidelim”.
Astral bedenimi yavaşça yükseltti bedenimden,
bunu çok çok yavaş yapıyordu. Bir süre astral
bedenimin yarısı fizik bedenimin dışında, yarısı
içinde olarak kaldım. Bedenimi hissetmiyordum
ancak tam olarak da çıkmamıştım. Orada biraz
kaldım. Kibrit kutusu gibi iç kutu dış kutudan
çıkmış, ancak tam ayrılmamıştı. Sonra bir hamleyle
beni tam olarak çıkarmak istedi ki, o an oyun
bozan kalbim yine deliler gibi çarpmaya başladı,
nerdeyse ağır bir taşikardiydi. Astral bedenim
giderken, bir ölüm anı yaşadığını sanan bedenim,
astralimin eteklerini bırakmıyordu. Bu kalp
temposuyla devam edemezdim. Zaten süre de dolmak
üzereydi. Anlaşılan, benim gezginim bir süre
daha pistte patinaj yapmaya devam edecekti.
Biraz egoistçe sevindiğim şey ise diğer arkadaşlarımın
da aynı taşikardiye girerek başaramamasıydı.
….
Ra Sheeba’dan söz ediyorum. Ancak
bu güçlü enerji, astral seyahat yapmak için
değil, DNA’mızdaki tanrısal ışığı açığa çıkartmak,
bu süreç içinde de bağışıklık sistemimizi güçlendirip
olumlu olmayan enerjilere karşı bütün bedenlerimizi
temizlemek ve korumak içindir. Bilge ejderlerle
birlikte çalışmak ve “traveller” sembolüyle
astral seyahatler yapmak ise bu armağan paketinin
içinden çıkan bonuslardır.
2004 yılında, masterım Koray Yurday tarafından
Ra- Sheeba enerjisine uyumlandım. Bir arkadaşımda
bir takım notlar ve sembolleri görmüştüm. Bunların
ne olduğunu sorduğumda, “Ra- Sheeba” dedi. O
anda onunla bir ilgim olduğunu hissettim, sembolleri
sanki bir yerlerden hatırlar gibiydim. Ne olduğunu
tam olarak bilmeden “Ben bunu istiyorum” dedim.
Neler olduğunu, uyumlanma sırasında ve daha
sonrasında öğrendim. İlk kez, ne olduğunu bilmediğim
bir şeyi istedim ve iki yıldır nerdeyse her
gün hayatımda. Kullandığım birçok enerji teknik
ve metodun yanında, benim vazgeçilmezim oldu.
O, bende artık otomatiğe bağlı çalışıyor. Benim
için olumlu olmayan ortamlarda kendiliğinden
devreye giriyor. Timüse çizilen sembollerinin
beni güçlendirdiğini hissediyorum.
Ra Sheeba enerjisi, sembollerin
çakralar ve organlar üzerinde aktive olması
ile çalışır.
16 tane temel sembolün yanı sıra, 4’ü biolojik
sistemi korumak, 4’ü çakralar, 3’ü ruhsal beden
için olmak üzere 11 tane master güç sembolü
vardır. Ayrıca şu anda, usta Master’ların çalıştıkları
“tanrısal ışığı aktive eden” 12 tane sembol
vardır ki, bu semboller tamamlanmamış gezegenimize,
bu enerjiye kanallık yapan Co-founder Merilyn
Bretherick aracılığı ile gelmeye devam ediyor.
Ra Sheeba hakkında daha fazlasını öğrenmek için,
Avustralya’ya, bu enerjiyi “dünyaya çapalayan”
Co-founder Merilyn’e bağlanalım. Bu günkü teknoloji
ile yıldızlara gitmeye çalışıp, ruhsal tekniklerle
bedenimizden çıkıp astral bir seyahat yapmayı
denerken, Avustralya, Wangaratta’ya Merilyn’e
bağlanmak hiç de zor değil. O kadar uzağa gitmeye
gerek yok, internet üzerinden o bize geldi.
Ferhan Gürbüz:
Merilyn, Ra-Sheeba enerjisini dünyaya çapaladığın
için çok teşekkürler. Ra-Sheeba tam olarak nedir?
Merilyn : Ra-Sheeba,
titreşimimizi yükseltmeye yardımcı olup, yükselişimizde
bizlere liderlik etmek için insanlığa tekrar
verilmiş yeni bir enerji, muhteşem bir hediyedir.
Bu enerjinin aynısı, Firavun Akheneton ve eşi
Kiya’nın zamanında da ortaya çıkmaya çalışmış
ancak insanlık, gerekli titreşim seviyesine
o zamanlar henüz erişmediğinden tam olarak gerçekleşememişti.
Ama bugün insanlık, Ra-Sheeba enerjisini koruyabilmek
ve DNA’larımızda değişiklikler yapabilmek için
gerekli titreşim seviyesine ulaşmış durumda..
Her ne kadar DNA değişikliğine başlamak için
başka birçok şekil ve işaretler varolsa da bizi
DNA değişikliğinde çok daha üst seviyelere taşıyacak
olan, Ra-Sheeba’dır…
FG: Merilyn, seni
biraz tanıtmak istiyorum. Türkiye’yi ziyaret
ettiğinde bir çok insan seninle tanışma fırsatını
kaçırdı. Ancak bugün çok fazla insan Ra-Sheeba’yı
duydu ve merak ediyor.
Merilyn: 2003
yılındaydı, http://au.geocities.com/tc_crystal
adresindeki web sitemizin yöneticisi Trudy ve
ben üç haftalığına Türkiye’ye gelmiştik. İstanbul
ve İzmir’de harikulade günler geçirdik.
Harikulade bir aydınlanmaya erişen 250 Türk’ü
uyumladık.
Ayrıca, Prenses Adasında negatif (karanlık)
ejderler tarafından kontrol edilmekte olan bir
enerji portalını temizledik.
FG: Ra-Ssheeba’nın
hikayesi nedir? Bu enerjiyle sen nasıl tanıştın
?
Merilyn: Ra-Sheeba’nın
tarihi, yaşadığım yerdeki Tanrıça Enerjisi’ni
çapaladığımızda bir kez daha ortaya çıktı. Aynı
töreni Glastonbury’de yapmış olan bazı insanlar
da İngiltere’den buraya geldiler. Bu törenin
ardından Ra-Sheeba, benimle ve orada yaşamakta
olan Michael ve Peter adlı iki kişiyle daha
temas kurmaya başladı. O zamanlar bize tüm dünyaya
yayılacağı söylendi ve bunun nasıl gerçekleşeceğini
merak ettik. Ama bugün, 26 ülkede Ra-Sheeba’ya
uyumlanan binlerce insanla birlikte bunun gerçekleşeceğine
inanıyoruz. Ruh, her zaman bu tür şeylerin ortaya
çıkmasının yolunu bulur.
FG: Bu enerjinin
antik çağ kültürleriyle bir ilgisi var mı?
Merilyn: Evet,
Mısırlı.
FG: Ra-Sheeba
enerjisini kullanmak için ne yapmak gerekir?
Kişinin ruhsal bir seviyede olması gerekir mi?
Merilyn: Başlangıçta,
Ra-Sheeba enerjisi sadece birkaç kişideyken
Ra-Sheeba’nın şartı, ya Reiki’de ya da diğer
yöntemlerde “Usta” seviyesinde olmaktı. O zamanlar
bunun nedeni enerjinin çok güçlü olmasıydı ama
artık binlerce insanın bu enerjiyi destekleyip
elinde tutması ve titreşimimizin de artmış olması
nedeniyle Usta olmak şart değil. Ama yine de
ruhsal bilinçliliğe sahip olmanız gerekir. Ra-Sheeba’yı
uygulayabilmeniz için Ra-Sheeba’ya uyumlanmış
olmalısınız. Her ne kadar Ra-Sheeba’yı düzenli
olarak uygulamak faydalı olsa da diğer metotlar
gibi bir zorunluluk değil çünkü gerekli DNA
değişimi her durumda gerçekleşecek.
FG: Ra-Sheeba
insanlığa ne katmakta ve insanlar Ra-Sheeba
dan ne beklemeli?
Merilyn: Ra-Sheeba
değişiyor ve çok yakında çok daha yüksek ve
yeni bir titreşim safhasına girecek. Bizleri
kesinlikle çok daha üst seviyelere ve Yükselme’ye
yakın bir noktaya taşıyacak bazı değişiklikler
olacak.
Ejder Rehberim Pen Gough, bunu başarmak üzere
şu sıralar Sal ile birlikte çalışıyor. Ben de
enerji çalışması için Sal Rachele’e katılmaya
gidiyorum. İkimiz birlikte Ra-Sheeba’yı çok
daha yüksek bir seviyeye çıkartacağız.
FG: Ra-Sheeba
dünyada en çok hangi ülkelerde biliniyor ?
Merilyn: ABD ve Almanya’yla ve tabii
ki Avustralya ile birlikte Türkiye’nin, üst
düzeyde uygulandığı yerlerden biri olduğunu
söylemeliyim.
FG: Ra-Sheeba
ve ejderler? Ejderlerin bu enerjinin içindeki
anlamı nedir?
Merilyn: Mmm…Şimdi
benim en sevdiğim konu olan ejder enerjisini
soruyorsun demek… Ejder enerjisi, Dracos adlı
çok uzaktaki bir Yıldız Sistemi’nden gelmektedir.
Ejderler oldukça bilge, ışık varlıklardır ve
insanlıkla paylaşmakta oldukları engin bir bilgi
birikimine sahiptirler. Geldiğim yerin orası
olduğuna ve Ra-Sheeba enerjisinin de bana bu
nedenle verildiğine inanıyorum. DNA’mın çoğu,
ejder ülkesinden geliyor.
Ejderler, Galaktik Konfederasyon’a katıldılar
ve amaçları da Dünya’nın titreşimini yükseltmek.
Ra-Sheeba ise Ejder Enerjisi’ni ortaya çıkartmanın
bir yolu.
FG: Ejderler daha
önce gezegenimizde bulundular mı?
Merilyn: Evet,
bulunduklarına inanıyorum. Ama bu, Dünya üçüncü
boyuta gelmeden önce, çok çok eskidendi. Enerjileri
çok yüksek olduğundan bu enerjilerini Dünya’ya
getirmek ve burada sürdürmek zordu.
FG :İleri seviyede
masterlerın “gezgin” sembolü ile astral seyahat
yapmaları mümkün. Neden Ra-Sheeba’nın içinde
böyle bir imkan sunulmuş?
Merilyn: Evet,
yüksek seviyede bir Ra-sheeba uygulayıcısının
“Gezgin” ile birlikte astral seyahate çıkması
mümkün. Ancak bunu yapabilecek çok fazla insan
olmadığını görüp bu konuyu Çalışma Kitabı’ndan
kaldırmayı istediğimde Pen Gough, bana bu konuyu
kitapta bırakmamı söyledi. Ayrıca Ra-Sheeba’nın
gelecekteki öğretilerinde astral seyahat veya
teleportun nasıl gerçekleşeceğine dair dersler
olacağına da inanıyorum. Bana göre bunu yapabilmek
için daha zamana ihtiyacımız var ama bir gün
bu da olacak.
FG: Ra-Sheeba
ile ne elde edeceğiz? Ra-Sheeba bizi sonsuzluğa
taşıyan bir pasaport olabilir mi?
Merilyn: Aslında
Ra-Sheeba’nın bizi nereye ve ne kadar süreyle
götüreceğinden emin değilim. Steve Rother aracılığıyla
temas kuran Grup’un bana söylediği, Ra-Sheeba’nın
bizi üst seviyelere kadar taşıdığı ve devamının
da geleceğiydi. Ra-Sheeba’nın yapmakta olduğu
bu çalışmanın bir parçası olmaktan mutluluk
ve gurur duyuyor, gelecekte de bunu devam ettirecek
olmanın mutluluğunu yaşıyorum.
FG: Türkiye’deki
Ra-Sheeba uygulayıcıları için bir mesajın varmı?
Merilyn: Türkiye’deki
harikulade uygulayıcılara, yapmakta oldukları
iş için kendilerine içten sevgilerimi beslediğimi
iletmek istiyorum. Ra-Sheeba, eğer onlar olmasaydı
bugünkü yerinde olamazdı. Hepimiz ellerimizi
birleştirdiğimizde yapabileceklerimiz inanılmaz.
Ayrıca Sal Rachele www.salrachele.com ile Ekim
ayının sonlarında İstanbul ve İzmir’i ziyaret
etmeyi ve sizlerle bir kez daha görüşmeyi umuyoruz.
******* *********
Merilyn’in verdigi bilgilerden
sonra şimdi de İzmir’e, Korkut Keskiner’e dönmek
istiyorum. Korkut, Ra-Sheeba konusunda diğer
masterler icin çok önemli bir kaynak, deneyimleri
ve bilgiyi paylaşımıyla bu konuda ülkemizde
bize rehberlik ediyor. Korkut söz sende, sen
neler söylemek istersin Ra-Sheeba icin;
Korkut Keskiner:
Ra- Sheeba ile tanışan ilk Türk benim. Tam da
söylendiği gibi, adını duyduğumda güçlü bir
rezonans hissettim, ve uyumlandım. Bugün Co-founder
Merilyn’e göre hala Ra- Sheeba ve ejderhalarla
en yakın çalışan Türk masterım.
Ra- Sheeba aslında firavun Akhenaton’a bağlı.
Akhenaton insanlara ilk kez tek Tanrı’dan söz
etmiş olan tarihi bir kişilik. Kurduğu din,
o din için inşa ettiği mabetler ve yeni başkent
ölümünden sonra yıkılmış.
Bir görüşe göre Musa, onun öğrencileri tarafından
inisiye edilmiş ve sonra tek Tanrı dinini yaymış.
Hatta Freud de dahil olmak üzere bazıları onun
Musa olduğunu iddia ediyorlar. Bazılarına göre
Pisagor da bu öğretiye inisiye olmuş. Bir başka
görüşe göre, Akhenaton’un inşa ettiği ilk tapınak,
Hz. Süleyman mabedinin aynısı. Hatta bugünkü
mason mabetlerinde bu ilk tapınaktan çok büyük
izler var.
Akhenaton’un o zamanlar yaptığı çalışmaların
bugün Ra Sheeba adıyla insanlığa yeniden gönderildiğine
inanılıyor.
Gezgin sembolüyle ilgili olarak da bir şeyler
söyleyeyim. Sembol çalışıyor. Ama astral deneyimden
korkanlar zorlanıyorlar. Bu konuda antrenman
faydalı. Ben seminerlerimde, herkesi aynı anda
çıkarıp geri getirdiğimde, onlara nerelere gittiklerini
gördüğümü de anlatıyorum ve onların deneyimlerini
teyit ediyorum ki ikna olsunlar.
Mart 2005’te, bir grupla birlikte Karnak’ta,
Akhenaton’un ilk kez Ra, Aton ışığıyla karşılaştığı
kütüphane odasında, özel bir ritüeli çalıştık
ve kutsal ışığı yeniden aktive ettik. O tarihten
sonra Ra- Sheeba, özel bir döneme girdi.
Eksik bilgiler hızla tamamlanmaya başladı .
2006 yılı sonundan önce, Ra- Sheeba kurucularından
Merilyn Türkiye’ye gelecek, ve ileri teknikleri
içeren yeni bilgileri, Ra-Sheeba’ya inisiye
olan herkesle paylaşacak. İpucu olarak, Ra -Sheeba’yla
fiziksel realiteye müdahale, astral projeksiyon
gibi teknikler olacağını söyleyebilirim.
Bu yıldan başlayarak Ra-Sheeba çok daha yaygınlaşacak
ve ileri teknikler sayesinde insanlara çoktan
hak ettikleri dönüşümün kolaylığını sağlayacak.
Ve ejderhalar, gittikçe artan bir güçle hep
yanımızda olacaklar.
Ben bir çok enerji yolunda öğretmenim. Bunları
ezoterizmle ilişkilendirmeye çalışıyor, bilgisi
bana verilen enerji sistemlerini tanıtıyor ve
insanlara odayı karanlık yapanın perde olduğunu,
perdeyi açınca ışıkla karşılaşacağımızı anlatmayı
seviyorum. Ra-Sheeba benim için çok özel. Hala
unutmam gereken ve öğrenmem gereken çok şey
var. Çok sevgiler.”
Ben de buradan Merilyn ve Korkut’a
sevgilerimi gönderiyor ve çok teşekkür ediyorum.
Bu konuda hep birlikte söyleyeceklerimiz şimdilik
bu kadar.
Bu çalışmayı sizleri Ra-Sheeba konusunda özendirmek
ya da ürkütmek için hazırlamadık. Sadece gezegenimizde
varolan herkese açık bir değişimden söz etmek
istedik. Bu konu hakkında herkesin değişik yorumları
olabilir, ancak Ra-Sheeba ile ilgili son fikrinizi
bence onu deneyimlemeden asla söylemeyin.
Işığın merkezinden sevgilerle.
|