Enerji Beden Dengesi
 
 
The Reconnection
Rasheeba
Shiatsu
Reiki
Arjantin Tango
 
 

TANGO, LOVE FOR EVER
("CHİ" dergisi Nisan 2006)

Tango, dansedilen hüzünlü bir düşüncedir.
E.S.Discepolo

Monica Romero&Omar Ocampo , tangonun duayenleri .. Tangonun bütün dünyada elçiliğini yapan Arjantin’li “Tango Pasion” grubunun dansçıları..17 senedir birlikteler, yabancı ülkelerde otel odalarında, dünya sahnelerinin heyecan dolu kulislerinde, Buenos Aires’te bütün ailenin birleştiği sayılı günlerde..her zaman birlikteler. Sextato Major orkestrasının canlı müziği eşliğinde yıllarca bütün dünyayı dolaştırlar. Tangonun büyüsünü, Buenos Aires’in ruhunu gittikleri her yerde tango tutkunu insanlarla paylaştılar, bir çok insanın tango kültürüyle tanışmasına neden oldular. 1994 den beri de yolları İstanbul’dan geçiyor..

2000 yılında tangoyla bir festivalde tanıştığımda, tango yapabileceğime, Buenos Aires’e kadar tangonun peşinden gideceğimi hayal bile etmemiştim. Sonra tango hikayem döndü dolaştı; Tango Pasion’dan “Los ocampo “çiftinin managerliğine, daha sonrada bugün onlarla birlikte, yıllarca paylaştığımız birikimi aslında bir reportaj olması gereken ,bu sohbetin içinde buluşturdu..
Armada otelinin davetlisi olarak yine İstanbul’dalar.. Her zaman yaz sıcağı veya kış karına rastlayan ziyaretleri bu sefer Mart ayının yağmurlu bir haftasına takıldı. Yıllardır tangoya verdiği destek ile buram buram eski İstanbul kokan Armada’nın şark köşesinde oturduk ve tango üstüne uzun sohbetlere daldık.
Anılar canlandı, tıpkı tango gibi hüzün ve coşku arasında gittik geldik, geleceğe dair umutlu planlar, eleştiriler yaptık tango üzerine.

Monica ve Omar:
Tango Pasion’da ne var ne yok? Ne gibi yeni projeler var?

Biliyorsun 1994 den beri “Tango Pasion’da” dansediyoruz. Bu anlamda 1994 senesi ve İstanbul’un çok önemli bir yeri vardır benim için, bunu burada eklemek isterim. Omar’la Tango Pasion’da dansetmeye başladığımızda ilk gösterimiz “İstanbul Açık Hava” da olmuştu ve ben ilk kez bu kadar kalabalığın önünde ve de ilk kez İstanbul’da dansetmiştim. O gün bu gün İstanbul her zaman tekrar tekrar gelmek istediğim bir şehir olmuştur. Ne yazık ki ülkelerimiz çok uzak birbirinden ve ancak Avrupa’ya geldiğimizde gelebiliyoruz. Tango Pasion yıllarca bir tango elçiliği yaptı bütün dünyada. Bir fenomen, bir maji oluşturdu insanların zihninde , ruhunda…Sextato Major bir klasik ve Arjantin’in çok eski tango orkestrasıdır ve öyle idi çünkü 2004 de en yaşlı bandoneonistimiz Jose Libertella’yı Fransa turnemizde kaybettik. Bu bizim için bir şoktu. O gece programa çıkmak zorundaydık bütün biletler satılmıştı. Jose’nin sandalyesi boş , sadece bandoneonu duruyordu onu temsilen. Yabancı bir ülkede kayıp vermek hepimizi derinden etkiledi.Omar bütün gece sabaha kadar ağladı. Orkestranın diğer üyeleri uzun süre çalışmak , yurt dişına çıkmak istemediler. Tango Pasion şu anda bir dinlenme, bir tür yas sürecinde. Biz Los Ocampo yıllarca çalıştığımz ve doslarımız olan ülkelere davet ediliyoruz. Burada da Armada otelinde bir “Arjantin nigth” hazırladık ve workshoplarımız var..Ayrıca arkadaşımız Mariano Mores icinde kareografi ler yapıyoruz.

FG:
_ Monica ve Omar, klasik bir soru soracağım, Tango Buenos Aires’te Arjantin’liler icin ne anlam taşır?

Omar:Tango Arjantin’in popular müziğidir., bir anlamda şehrin folklorudur. Tarihimiz tango ile iç içedir. Tangonun tarihi Arjantin’in tarihiyle başlar, Arjantin’de tangoyla anılır. Arjantin’de iki tutkumuz vardır..Tango ve Futbol.. tango denince Arjantin akla gelir. Her dönemimizde , tango olmuştur. Biz göçmen bir ülkeyiz. Arjantin, Avrupa ve birçok diğer ülkelerden gelen insanlarla oluştu. Bu insanların anavatan özlemleri vardı. Çocuklar, dedelerinin söylediği sözlerini anlamadığı bir başka ülkenin şarkılarıyla büyüdü. Başlangıçta tango dans değil sadece lirikti. İlk enstrümanı gitardır.. sonra bandoneon katıldı. Bandoneon, Alman asıllı bir estrümandır.O kadar tangoyla özleşmişti rki bunu duyunca insanlar şaşırır genellikle. Keman ve piano. Avusturya ve diğer Avrupa ülekeleri…Afrika’dan milonga ritmi..cosmopolit bir kültür. Çok sesli..Onun için herkes kendinden bir şey buluyor tangoda. Bunun için bütün dünyada kabul gördü belki

FG: Evita Peron için şöyle bir tanım vardır “ Tango Evita’yı iktidara, Evita’da sonra tangoyu iktidara taşıdı” diye.Tango Arjantin’de neler yaşadı?

Omar:Evita taşradan geldi Buenos Aires’e. Agustin Magaldin isimli çok meşhur bir tango şarkıcısının peşinden.. Magaldin’in Evita’ya verilmiş sözleri vardı. Ancak Buenos Aires’te Magaldin de dahil hiç kimse yardımcı olmadı Evita’ya. Barlarda para karşılığında tango yapmak zorunda kaldı..bu anlamda tango onu Buenos Aires’e getirdi diyebiliriz. Ancak daha sonra iktidara yaptığı yolculuğun sonunda gücünü tango için kullandı. Bütün şık salonları tango için açtı, başkanlık binası Casa de Rosa da dahil..” “Gelin benim kolları sıvalı işcilerim” diye halka çağrıda bulundu..” Gelin ve tango yapın” .O günlerde tango sokak dansıydı, barların, kenar mahallelerin dansıydı. Buenos Aires burjuvası tango yapmazdı..Evita onları ironik bir şekilde, kibarca tango yapmaya zorladı. Tango onun zamanında şık salonlarda taç giydi..Öldüğünde ise herkes ağladı, tango ağladı, futbol ağladı, Arjantin ağladı. Ölümünden bir kaç saat önce bile başkanlık binası balkonundan çok çok hasta olmasına rağmen halka iyi duygular vermek için el sallamış, gülümsemişti.

FG. Tango yaparken “erkek, kendini erkek gibi” , “kadında kendini gerçekten kadın gibi hisseder” şeklinde bir tango özdeyişi var. Bu nasıl oluyor? Tangonun içinde ne var ki insanlar böyle hissediyor?

Monica: Kadınlar artık her alanda çalışıyor, yönetici ve patron hatta ülke yöneticisi oluyorlar. Bazen erkeklerden çok daha başarılılar. Bugünkü kadınlar güçlü. Ancak içgüdüsel olarak bir tarafları eksik kalıyor. Bir kadının her kim olursa olsun kendini kadın gibi hissetmeye ihtiyacı var.
Tangoda kadın yönetici değildir. O bir “fallower” takipçidir. Ve tangoda vücut dili şunu söyler “Take me and move” “Beni al, götür” Tangonun açığa çıkarttığı içsel dürtüleri bilmeksizin, kadınlar ihtiyaçları olan bir şeyi yakalar.

Omar: Arjantin’de erkekler çok yakın dansederler. Romantik ve nostaljik tarzları vardır. Dansın başında daha kollarıyla bir tür korumaya alırlar. Bu dansın doğal bir parçasıdır Buenos Aires’te. İlk kez gerçek Buenes Aires stili tangoyu gördüklerinde insanlar biraz şaşırırlar. Gerçekten vücutlar çok yakındır ve bu tango için özel bir durum olmakla birlikte bizim için çok doğaldır.
Tangoda kadın yönetici değildir. Erkek sunar, teklif eder; hangi adımının atılacağına veya hangi figürü yapacağına; kadın sadece takip eder. Bu boyun eğmiş bir takip değil, birlikte yaratılan bir harmonidir. Arjantin’de adımlar ve figürler diğer ülkelerdeki gibi önemli değildir, asla mesafeli dansetmezler. Adımlar ikinci plandadır. Avrupa’da mesafeli dansediyorlar, mükemmeliyetçi olduklarından, adımlarına dikkat ediyorlar, adımlarını ve figürleri görebilmek için ve hata yapmamak için çok çaba gösteriyorlar.
Tango Arjantin’de erkek için macho bir duygudur. Ancak dünyayı dolaştığımızda gördük ki her ülkede değişik yaklaşımlar var. Mesela Japonya’da Japon erkekleri için tango feminen bir şey, Japon erkekleri tango yapmak istemiyorlar. Japonya daki workshoplarda tamamı kadınlardan oluşan gruplarla çalışmıştık. Bu çok garip. Arjantin’de çok maskulin olan bir olgu, başka bir ülkede feminen görülüyor. Daha öyle bazı ülkeler var, erkekler tangoyu hafife alıyorlar.Buna gülüyorum.. Erkeği en erkek hissettiren dans, dünya kadınlarını kolayca etkilerken bunu görmezden gelebiliyorlar.Çok sayıda kadın sadece tango yapmak için bütün dünyadan Buenos Aires’e geliyor. Çünkü sadece Buenos Aires milongalarında erkek sayısı kadın sayısından fazladır. Başka her yerde kadınların sayısı fazladır.

Monica

Arjantinli milongueralar tangoyu kadını hissetmek için kullanır. Her kadının kokusu ayrıdır. Burada parfümden bahsetmiyorum. Al Pacino’ nun “kadın kokusu” filminde olduğu gibi. Ordaki kokuyu alma konusu gerçekten çok iyi vurgulanmış. Her kadının teninin kokusu ayrıdır. Elbisesi, elbisenin dokusu, kokusu ,elektriği, yani aurası başkadır. Ve erkek dansettiği genç olsun , olgun bir kadın olsun onunla bir dialoğa girer. Bu dialog bütün duyguların dialoğudur. Kadının kokusunu duyar, elbisesine veya vücüduna dokunur, müzigi dinler, bu erkeğin içgüdüsel koruma ve yönetme duygusunu besler. Arjantin’de Buenos Aires’te dansedenler farkı bilir. Orda erkeklerin kadını tutuşu farklıdır. Kolları vücudu kavrar, kadına bir tür korunma ve kendini güvende hissetme duygusu verir. Tangoda kadın asla arkasına bakmaz, bütün çevreyi erkek gözetir. Kadında ona güvenerek sadece takip eder. Dansta üç dakika bir armoni oluşur, gözle görülmeyen. Zaten görme duygusundan çok başka algı ve duyular açığa çıkar. Mesela “naked tango” çıplak tango filmindeki gibi. Gözlere pek ihtiyaç yoktur tangoyu hissetmek için. Dokunarak görür, kadının kokusu bu onun aurası veya ruhunun kokusu diyelim. Tıpkı içgüdüsel bir dürtü..kadına ait her şeyi hisseder. :duygularını; Tecrübeli milonguerolar bir kadın çekingenmi, gururlumu, kendine güveni var mı kadının bütün duygularını hisseder..O anlık o sinerjinin tadını hisseder.
Birçok ülkede değişik tango tarzları oluşmuştur. Rus, Finlandiya ve Türk tangosu gibi..Hepsi kendi soysal ve kültürel yapılarına göre yorumlar tangoyu. Ancak Arjantin tangoda başka bir şey vardır ki bu biliyorsun, tango ilk önce sokaklarda, genelevlerde yapılıyordu Buenos Aires’te 1900 ların başında.. Erkekler kadınlarla beraber olabilmek için tangoyu kullanır, kadınlar para karşılığında tango yaparlardı. O zamanların bu enerjisi duygusu tangonun içine işlemiştir. Bugün şık salonların sosyal bir dansı olsa da o günlerin enerjisini hala taşımaktadır. İnsanlar farkında olamadan bu ruhu hissediyorlar. Bence tangonun içinde taşıdığı ögelerle bir kadın ve erkek arasındaki en basit güdüler tangonun içinde gizlice yaşamaya devam ediyor olmasıdır ve insanları göremedikleri gizli bir noktadan vuruyor.

Ferhan: Neydi peki, feminizm bir balonmuydu?

Monica: Hayır, bu kadının sosyal hayatıdır, materyalist yönüdür..
Ancak kadınlar romantiktir..Japonya, Çin, Avrupa neresi olursa olsun biz kadınlar romantiğiz. Romantizm de tangonun önemli bir parçasıdır..Çiftler aynı dili konuşmak durumundadır. Erkek yönetir, kadın ne geleceğini ne olacağını hisseder..erkek yolu gösterir, kadın sadece takip eder..saniye saniye..burda başka bir şey daha var takip etmenin otesinde..her çift başka bir sinerji oluşturur..birbirleriyle mükemmel danseden bir çift, partner değiştirdiğinde dansın rengi ve enerjisi değişebilir..Her çift mükemmel bir armoni ve uyum yaratamayabilir..Bu durumda kadınlar bir dans sonrası devam etmeyebilirler. Arjantin’de milongalarda bir dans sonrası kadınlar özür dileyip dansı kesebilirler..Bazı insanlar çok iyi insanlar olmalarına karşı o an pek de iyi enerji içinde olmayabilirler.

Omar: Tangoda erkek ne yapacağını bilmek ve açık olmak zorunda.Eğer işaretler anlaşılır ve net ise kadın için takip etmek kolaydır. Bir çok kadın tangoyu ilk kez gördüğünde çok zor olduğunu düşünür. Bir çok zor adımlar, hayır hayır, bu çok zor, bana gör değil derler..Oysa tango adımlar kargaşası değildir.Adımlar sahne teknikleri için önemlidir. Yüzyılın başında adımlar yoktu... sosyal tango iki enerjinin harmonisidir. Herkesin başka enerjisi, her çiftin başka başka kombinasyonları, her auranın başka bir titreşimi, harmoniği vardır..

FG:”Tango, love for ever” diye bir başka tanım var tango için. Aşk ve tango , ortak neleri var ve neden hep tango?

Omar: Bir milongaya geliyorlar ve uyuşup büyüleniyorlar. Ne oluyor? Tabi bu hayatları boyunca tangoyu filmlerde veya sahnede izlemelerine benzemiyor. Milonganın büyüsü başka. Sonra ertesi gün ben tango öğreneceğim” diyorlar!
Monica; Omar sen mi soruyorsun? Okey, biz Arjantinliyiz ..hadi sen cevap ver: Neden? Her zaman merak ediyoruz Arjantin’den binlerce kilometre uzakta başka dinden ve kültürden insanlar neden bu kadar tangoya düşkün? Tangonun textlerini anlamıyorlar, İspanyolca konuşmuyorlar ama tangoya aşıklar..Sen cevap ver bakalım..diğer ülkelerde ve Turkiye’de neden insanlar tutkuyla bağlanıyor tangoya?
Ferhan: Ben de bunu çok kez merak ettim ve şöyle düşünüyorum..Arjantin’de besteciler bir donem o kadar yoğun ve güçlü duygular içindeydiler ki, bu duyguları net, açık ve insanın içine işleyen , kalbini burkan, derinden etkileyen bir şekilde; bunlar notalar mı, sözlerin vurgusu mu, titreşimimi her neyse hepsi bir arada çok güçlü kayıtlar, sanki bir diskete yüklenir gibi yoğun duyguları yüklemişler. Bunları dinleyen insanlarda benzer duyguları, belki bastırdıkları ya da yok saydıkları enerjileri çok derinden hareket ettiriyor. Herkesin bir ortak noktası bulunuyor.Duygular dünya üstünde değişmiyor, yüz yıl önce hangi duygular varsa şimdide aynı duyguları hissediyor insanlar.. Ya ailesi parçalanmış, ya terkedilmiş, yok saydığı yalnızlığı, benzer bir duygu mutlaka vardır hiç olmazsa hayatının bir dönemine ait. Tangonun içinde hayatın içinde olan akla gelebilen her türlü duygu var.. Bu duygularla istem dışı rezonansa giriyorlar..Aşkta bunlardan biri.. Bana göre bu böyle.. tangonun ana oğesi aşk üstüne..ben konserveye benzetiyorum artık ..tango for ever, love for ever..tango; konserve edilmiş aşk.. bir parça dinle, bir kere dans et..İşte aşk hep orda..
Monica: evet , tangonun içinde aşk var. Müziğinde liriğinde, figurlerin her köşesine aşk saklanmış gibi..İnsanlar bunu hissediyorlar..daha önce kendilerinde olan ancak ortaya çıkmamış bir duyguyu tetikliyor. Eğer aşıksa zaten tangoda var , yada hiç aşık olmamışsa o ortak ve her yerde olan duygu herhangi bir şekilde açığa çıkıyor.. Birde aklıma gelmişken beni çok şaşırtan bir şeyden sözetmek istiyorum. Türklerin tango tarihi, tango muzikleri ve tutkuları beni hep etkiledi ve şaşırttı bunlardan biride düğünlerde Comparsitianın çalınması.. bu çok şaşırtıcıydı benim için gerçekten tangonun düğün müziği olarak seçilmesi çok hoş, gurur verici. Ancak diğer yandan Comparsitanın mutsuzluk içeren sözleri vardır

Ferhan: evet olabilir, ancak. Düğünlerdeki Comparsita sözsüzdür. Sadece enstrumentaldir ve kimse sozlerini merak etmez..Amerikan kokenli bir gelenektir. Ne var Comparsitanın sözlerinde?

Omar: mutsuz bir adam, terkedilmiş…

Ferhan: İyi işte, evlenerek tekrar mutlu oluyor…

Monica: tangonun böyle esprili taraflarıda var. Bütün dünyada değişik yorumları olabiliyor. Finlaniya’da da tangonun Finlandiya kokenli olduğuna inanlar var.. Arjantin’de tango sözünün Japonca olduğunu bile iddia edenler oldu. Tango için herkesin söyleyecek bir sözü var.. buda tangonun özelliği. Pasion, tutku sadece tango içindir. “tango pasion, tango tutkusu vardır. Hiç vals tutkusu veya salsa tutkusu duymadım. Bu danslarda çok popülerdir ancak hiçbir obsesyon yaratmaz. Bazı insanlar tango dinlemek bir gıda gibidir

Ferhan: Doğru, bir dönem bende obsesivdim, onun için biliyorum. Peşine takılıp gidiyorsun. İlk başta anlamıyor insan, bir iki derken bir bakıyorlarki tango bağımlılığı oluşmuş. Tango yapmadan duramayan arkadaşlarım var hala..Buda gerçek hayatta bilmeden özlemini çektiği aşk birden çözemedikleri bir şekilde karşılarına çıkınca insanlar ne olduğunu anlamadan hep ihtiyaçları olan bu büyünün peşinden gidiyor. Kendilerinde hep var olan ancak farkına varmadıkları zayıf bir noktalarından yakalanıyorlar..en çokta kadınlar.Sanki duygusal bir virüs gibi.

Ferhan:
Şimdi başka bir yöne gidelim ve dünyada neler oluyor tango adına, bireysellik ve bütünsellik adına . Siz sürekli dünyayı dolaşıyorsunuz ve tangonun nabzını tutuyorsunuz.. ne var ne yok tango dünyasında?

Monica: Gençler şimdi değişik dansediyorlar. Blu jeans ve spor ayakkabılarıyla. Tekno ve enstrümental tango gençler arasında yaygın, Gotan Project gibi..Tango değişiyor ve bugüne uyarlanıyor. Bunu bir anlamda kabul ediyorum. Tango kaybolmuyor, unutulup modası geçmiyor. Değişen zamana ayak uydurup birlikte var olmaya devam ediyor. Bu beni sevindiriyor. Gelecekte de tangonun varolacağını hissediyorum. “nuevo tango” yeni tango var şimdi, gençler birbirlerinden uzak dansediyor, adımlarına çok dikkat ederek dansediyorlar..Arjantin’de gelenekci tangocular arasında “bunu gormek yerine ölsem daha iyi” diye düşünen fanatikler var. Ancak tangonun ölmesi yerine ufak değişikliklerle var olması bence daha iyi.. Belki gelecekte robot gibi dansederler bilmiyorum…teknoloji ve genetik artık her kavramda kafa karıştırıyor.. Tango erkek-kadın veya yin-yang demektir..Arjantin’de bulunduğum sürelerde Tai chi yapıyorum fırsat buldukça.. bu durum beni etkiliyor..artık bebek yapmak için bile birlikte olmaya gerek yok. Suni yollardan birçok genetik yaratımlar mümkün. Denge kayboluyor…Yin-yang bozuluyor..Avrupa’da özellikle İngiltere’de eşcinseller için özel milongolar var. Tango kendini kadın ve erkek gibi hissetmek için vardır. Onların ne hissettiklerini bilemiyorum.Gerçek kadın ve erkeği kaybediyoruz.

Ferhan; Belki onlarda kendi içlerinde yin-yang duygusunu oluşturmak için tangonun içinde yüklü olan içgüdüsel kadın-erkek ruhunu kullanıyorlardır. Yin-yang içinde başka bir alt yin-yang?

Monica- Olabilir..bilmiyorum. Onlar beklide insani yönden benden çok ileri ve ustündürler. Bu benim anlamadığım bir durum. Var oluşta yin-yang kadın ve erkek vardı.
Arjantin’de spritüel semineler katılıyoruz. Tekrar tekrar dünyaya geldiğimize inanıyorum. İnsanlar bireysel olabilir, sadece kendileri için yaşayabilirler, bir gün bunun böyle olmadığını anlayıncaya kadar.. bunu bazılarımız çok çabuk öğreniyoruz bazıları ise yavaş yavaş..bir çok insan dünya da çok spritüel bir kutupta, bir diğer grupda çok dünyasal diğer bir kutupta..Kutuplaşma var, aralarda bölgede insanlar azalıyor bence..

Ferhan; Tango içinde taşıdığı bu kadar gizemli ögelerle insanlara başka neler verebilir? Dansla meditasyon kavramı var. Tango bu kavramın neresinde?

Monica;
Finlandiya’da bir hanım öğrencimiz var. 3 sene evvel tanıdığımda mide kanseri teşhisi konmuştu ortalama altı aylık ömür biçilmişti doktorları tarafından. Çok varlıklı bir kadındı son günlerinde tango öğrenmeye karar vermiş. Herkes ona yardımcı olmak, bir şeyler öğretmek için çaba sarfediyordu ve Finlandiya’dan ayrılırken bizimle vedalaştı “belki bir daha artık görüşemeyiz “diye.. bir sene sonra tekrar karşılaştığımızda yaşıyor ve hala tango yapıyordu..hala kanserdi ve de hala tango yapıyordu.. Belki ona yardım etmek isteyen insanların enerjisini yutuyordu, ancak herkes bunu severek ona veriyordu..bu kadar yakın dansederken auralar iç içe geçebilir ve bir enerji akımı olabilir..bu hanım hala yaşıyor, kanserli ve tango yapmaya devam ediyor.. Benim annemde Arjantin’in ünlü bir tango şarkıcısıdır..Estela Raval… kanserli iki göğsü birden alındı ..bu dumda iki seçenegi vardı annemin “sevgili tanrım, beni yanına al” yada “ haydi tempo, şimdi hayata daha çok sarılmalıyım” ve annem ikincisini tercih etti ki şu anda eskisinden çok daha iyi çalışmalar yapıyor.. Burada da tabii tanrının sanatçılara verdiği bir özellik var. Gerçek sanatçılar kalpten ruhtan sanatçı olanlar insanlar için halk için bir şeyler veriyor ve sonunda insanlarla bir sinerji oluşuyor aralarında bu onları güçlendiriyor, besliyor.


Ferhan: Türkiye’de tango hangi aşamada?

Turkiye’deki tango gittikçe gelişiyor..dün akşam ki milongada gerçekten çok iyi dansedenler vardı ve gittikçe daha çok Buenos Aires stili yerleşiyor..İnsanlar Buenos Aires’e gittikçe ve ordaki ruhu kaptıkça bu danslarını etkiliyor..İstanbul’da da gittikçe yakın dans etme stili yerleşiyor..bütün dünyada artık Buenos Aires’e büyük bir akın var tango öğrenmek için..Buenos Aires’te milongalar gerçekten bir okul gibi..insanların dansı değişiyor daha sonra..

Ferhan: Bu aslında ilk sorumdu ancak sona kaldı? Tango nedir?

Monica: Tango vücütların harmonisidir. Vücut diliyle konuşmaktır. Mutluluk ve üzüntü arasındaki bütün duyguların impression ve expresionudur. Tango çok yakın dansedilir ve sanki çıplaksınızdır. Duygular anlamında..yüzünüze her zaman bir maske takabilirisiniz, sahte bir gülümseme veya ciddi ve gururlu gibi. Ancak vücüdumuza maske takamayız.Tango kadın ve erkeğin doğal harmonisir.

Omar: Bence tango hayatın içindeki kadın ve erkeğin dansın içindeki en doğal izdüşümüdür.

***

Ve tango ; bence tango bir çok şeydir…Herkes için farklıdır. Bir zamanların papası için yasaklanması gereken bir şey, bazı sanatseverler için iktidar salonlarında taç giyebilen, sokaktan gelip zirveye yerleşen,
herkesle diologa girebilen bir gizemdir. Kimileri lanetler , kimileri görmezden gelir, kimileri içinde gizli gizli saklar, kimilerininse uzaktan baktığı tehlikeli bir şeydir. Kimilerince aşkın doğal anlatımı, kimileri için tutkudur. Kimileri için bir kadın veya bir erkekle tanışmak için bir anahtar, bazıları için çözülemez, anlaşılmaz bir büyüdür.
Herhalde bu kadar karmaşık ve bir o kadar doğal olan sadece tangodur.
TANGO , TANGO’ dur..

 
Copyright 2005© "EnerjiBedenDengesi" Her hakkı saklıdır.
www.enerjibedendengesi.com bir Bora Döken tasarımıdır.