| TANGO,
LOVE FOR EVER
("CHİ" dergisi
Nisan 2006)
Tango,
dansedilen hüzünlü bir düşüncedir.
E.S.Discepolo
Monica Romero&Omar Ocampo ,
tangonun duayenleri .. Tangonun bütün dünyada
elçiliğini yapan Arjantin’li “Tango Pasion”
grubunun dansçıları..17 senedir birlikteler,
yabancı ülkelerde otel odalarında, dünya sahnelerinin
heyecan dolu kulislerinde, Buenos Aires’te bütün
ailenin birleştiği sayılı günlerde..her zaman
birlikteler. Sextato Major orkestrasının canlı
müziği eşliğinde yıllarca bütün dünyayı dolaştırlar.
Tangonun büyüsünü, Buenos Aires’in ruhunu gittikleri
her yerde tango tutkunu insanlarla paylaştılar,
bir çok insanın tango kültürüyle tanışmasına
neden oldular. 1994 den beri de yolları İstanbul’dan
geçiyor..
2000 yılında tangoyla bir festivalde
tanıştığımda, tango yapabileceğime, Buenos Aires’e
kadar tangonun peşinden gideceğimi hayal bile
etmemiştim. Sonra tango hikayem döndü dolaştı;
Tango Pasion’dan “Los ocampo “çiftinin managerliğine,
daha sonrada bugün onlarla birlikte, yıllarca
paylaştığımız birikimi aslında bir reportaj
olması gereken ,bu sohbetin içinde buluşturdu..
Armada otelinin davetlisi olarak yine İstanbul’dalar..
Her zaman yaz sıcağı veya kış karına rastlayan
ziyaretleri bu sefer Mart ayının yağmurlu bir
haftasına takıldı. Yıllardır tangoya verdiği
destek ile buram buram eski İstanbul kokan Armada’nın
şark köşesinde oturduk ve tango üstüne uzun
sohbetlere daldık.
Anılar canlandı, tıpkı tango gibi hüzün ve coşku
arasında gittik geldik, geleceğe dair umutlu
planlar, eleştiriler yaptık tango üzerine.
Monica ve Omar:
Tango Pasion’da ne var ne yok? Ne gibi yeni
projeler var?
 |
Biliyorsun 1994 den beri “Tango
Pasion’da” dansediyoruz. Bu anlamda 1994 senesi
ve İstanbul’un çok önemli bir yeri vardır benim
için, bunu burada eklemek isterim. Omar’la Tango
Pasion’da dansetmeye başladığımızda ilk gösterimiz
“İstanbul Açık Hava” da olmuştu ve ben ilk kez
bu kadar kalabalığın önünde ve de ilk kez İstanbul’da
dansetmiştim. O gün bu gün İstanbul her zaman
tekrar tekrar gelmek istediğim bir şehir olmuştur.
Ne yazık ki ülkelerimiz çok uzak birbirinden
ve ancak Avrupa’ya geldiğimizde gelebiliyoruz.
Tango Pasion yıllarca bir tango elçiliği yaptı
bütün dünyada. Bir fenomen, bir maji oluşturdu
insanların zihninde , ruhunda…Sextato Major
bir klasik ve Arjantin’in çok eski tango orkestrasıdır
ve öyle idi çünkü 2004 de en yaşlı bandoneonistimiz
Jose Libertella’yı Fransa turnemizde kaybettik.
Bu bizim için bir şoktu. O gece programa çıkmak
zorundaydık bütün biletler satılmıştı. Jose’nin
sandalyesi boş , sadece bandoneonu duruyordu
onu temsilen. Yabancı bir ülkede kayıp vermek
hepimizi derinden etkiledi.Omar bütün gece sabaha
kadar ağladı. Orkestranın diğer üyeleri uzun
süre çalışmak , yurt dişına çıkmak istemediler.
Tango Pasion şu anda bir dinlenme, bir tür yas
sürecinde. Biz Los Ocampo yıllarca çalıştığımz
ve doslarımız olan ülkelere davet ediliyoruz.
Burada da Armada otelinde bir “Arjantin nigth”
hazırladık ve workshoplarımız var..Ayrıca arkadaşımız
Mariano Mores icinde kareografi ler yapıyoruz.
FG:
_ Monica ve Omar, klasik bir soru soracağım,
Tango Buenos Aires’te Arjantin’liler icin ne
anlam taşır?
Omar:Tango Arjantin’in popular
müziğidir., bir anlamda şehrin folklorudur.
Tarihimiz tango ile iç içedir. Tangonun tarihi
Arjantin’in tarihiyle başlar, Arjantin’de tangoyla
anılır. Arjantin’de iki tutkumuz vardır..Tango
ve Futbol.. tango denince Arjantin akla gelir.
Her dönemimizde , tango olmuştur. Biz göçmen
bir ülkeyiz. Arjantin, Avrupa ve birçok diğer
ülkelerden gelen insanlarla oluştu. Bu insanların
anavatan özlemleri vardı. Çocuklar, dedelerinin
söylediği sözlerini anlamadığı bir başka ülkenin
şarkılarıyla büyüdü. Başlangıçta tango dans
değil sadece lirikti. İlk enstrümanı gitardır..
sonra bandoneon katıldı. Bandoneon, Alman asıllı
bir estrümandır.O kadar tangoyla özleşmişti
rki bunu duyunca insanlar şaşırır genellikle.
Keman ve piano. Avusturya ve diğer Avrupa ülekeleri…Afrika’dan
milonga ritmi..cosmopolit bir kültür. Çok sesli..Onun
için herkes kendinden bir şey buluyor tangoda.
Bunun için bütün dünyada kabul gördü belki
FG: Evita Peron için şöyle
bir tanım vardır “ Tango Evita’yı iktidara,
Evita’da sonra tangoyu iktidara taşıdı” diye.Tango
Arjantin’de neler yaşadı?
Omar:Evita taşradan geldi Buenos
Aires’e. Agustin Magaldin isimli çok meşhur
bir tango şarkıcısının peşinden.. Magaldin’in
Evita’ya verilmiş sözleri vardı. Ancak Buenos
Aires’te Magaldin de dahil hiç kimse yardımcı
olmadı Evita’ya. Barlarda para karşılığında
tango yapmak zorunda kaldı..bu anlamda tango
onu Buenos Aires’e getirdi diyebiliriz. Ancak
daha sonra iktidara yaptığı yolculuğun sonunda
gücünü tango için kullandı. Bütün şık salonları
tango için açtı, başkanlık binası Casa de Rosa
da dahil..” “Gelin benim kolları sıvalı işcilerim”
diye halka çağrıda bulundu..” Gelin ve tango
yapın” .O günlerde tango sokak dansıydı, barların,
kenar mahallelerin dansıydı. Buenos Aires burjuvası
tango yapmazdı..Evita onları ironik bir şekilde,
kibarca tango yapmaya zorladı. Tango onun zamanında
şık salonlarda taç giydi..Öldüğünde ise herkes
ağladı, tango ağladı, futbol ağladı, Arjantin
ağladı. Ölümünden bir kaç saat önce bile başkanlık
binası balkonundan çok çok hasta olmasına rağmen
halka iyi duygular vermek için el sallamış,
gülümsemişti.
 |
FG. Tango yaparken “erkek,
kendini erkek gibi” , “kadında kendini gerçekten
kadın gibi hisseder” şeklinde bir tango özdeyişi
var. Bu nasıl oluyor? Tangonun içinde ne var
ki insanlar böyle hissediyor?
Monica: Kadınlar artık her alanda
çalışıyor, yönetici ve patron hatta ülke yöneticisi
oluyorlar. Bazen erkeklerden çok daha başarılılar.
Bugünkü kadınlar güçlü. Ancak içgüdüsel olarak
bir tarafları eksik kalıyor. Bir kadının her
kim olursa olsun kendini kadın gibi hissetmeye
ihtiyacı var.
Tangoda kadın yönetici değildir. O bir “fallower”
takipçidir. Ve tangoda vücut dili şunu söyler
“Take me and move” “Beni al, götür” Tangonun
açığa çıkarttığı içsel dürtüleri bilmeksizin,
kadınlar ihtiyaçları olan bir şeyi yakalar.
Omar: Arjantin’de erkekler çok
yakın dansederler. Romantik ve nostaljik tarzları
vardır. Dansın başında daha kollarıyla bir tür
korumaya alırlar. Bu dansın doğal bir parçasıdır
Buenos Aires’te. İlk kez gerçek Buenes Aires
stili tangoyu gördüklerinde insanlar biraz şaşırırlar.
Gerçekten vücutlar çok yakındır ve bu tango
için özel bir durum olmakla birlikte bizim için
çok doğaldır.
Tangoda kadın yönetici değildir. Erkek sunar,
teklif eder; hangi adımının atılacağına veya
hangi figürü yapacağına; kadın sadece takip
eder. Bu boyun eğmiş bir takip değil, birlikte
yaratılan bir harmonidir. Arjantin’de adımlar
ve figürler diğer ülkelerdeki gibi önemli değildir,
asla mesafeli dansetmezler. Adımlar ikinci plandadır.
Avrupa’da mesafeli dansediyorlar, mükemmeliyetçi
olduklarından, adımlarına dikkat ediyorlar,
adımlarını ve figürleri görebilmek için ve hata
yapmamak için çok çaba gösteriyorlar.
Tango Arjantin’de erkek için macho bir duygudur.
Ancak dünyayı dolaştığımızda gördük ki her ülkede
değişik yaklaşımlar var. Mesela Japonya’da Japon
erkekleri için tango feminen bir şey, Japon
erkekleri tango yapmak istemiyorlar. Japonya
daki workshoplarda tamamı kadınlardan oluşan
gruplarla çalışmıştık. Bu çok garip. Arjantin’de
çok maskulin olan bir olgu, başka bir ülkede
feminen görülüyor. Daha öyle bazı ülkeler var,
erkekler tangoyu hafife alıyorlar.Buna gülüyorum..
Erkeği en erkek hissettiren dans, dünya kadınlarını
kolayca etkilerken bunu görmezden gelebiliyorlar.Çok
sayıda kadın sadece tango yapmak için bütün
dünyadan Buenos Aires’e geliyor. Çünkü sadece
Buenos Aires milongalarında erkek sayısı kadın
sayısından fazladır. Başka her yerde kadınların
sayısı fazladır.
Monica
Arjantinli milongueralar tangoyu
kadını hissetmek için kullanır. Her kadının
kokusu ayrıdır. Burada parfümden bahsetmiyorum.
Al Pacino’ nun “kadın kokusu” filminde olduğu
gibi. Ordaki kokuyu alma konusu gerçekten çok
iyi vurgulanmış. Her kadının teninin kokusu
ayrıdır. Elbisesi, elbisenin dokusu, kokusu
,elektriği, yani aurası başkadır. Ve erkek dansettiği
genç olsun , olgun bir kadın olsun onunla bir
dialoğa girer. Bu dialog bütün duyguların dialoğudur.
Kadının kokusunu duyar, elbisesine veya vücüduna
dokunur, müzigi dinler, bu erkeğin içgüdüsel
koruma ve yönetme duygusunu besler. Arjantin’de
Buenos Aires’te dansedenler farkı bilir. Orda
erkeklerin kadını tutuşu farklıdır. Kolları
vücudu kavrar, kadına bir tür korunma ve kendini
güvende hissetme duygusu verir. Tangoda kadın
asla arkasına bakmaz, bütün çevreyi erkek gözetir.
Kadında ona güvenerek sadece takip eder. Dansta
üç dakika bir armoni oluşur, gözle görülmeyen.
Zaten görme duygusundan çok başka algı ve duyular
açığa çıkar. Mesela “naked tango” çıplak tango
filmindeki gibi. Gözlere pek ihtiyaç yoktur
tangoyu hissetmek için. Dokunarak görür, kadının
kokusu bu onun aurası veya ruhunun kokusu diyelim.
Tıpkı içgüdüsel bir dürtü..kadına ait her şeyi
hisseder. :duygularını; Tecrübeli milonguerolar
bir kadın çekingenmi, gururlumu, kendine güveni
var mı kadının bütün duygularını hisseder..O
anlık o sinerjinin tadını hisseder.
Birçok ülkede değişik tango tarzları oluşmuştur.
Rus, Finlandiya ve Türk tangosu gibi..Hepsi
kendi soysal ve kültürel yapılarına göre yorumlar
tangoyu. Ancak Arjantin tangoda başka bir şey
vardır ki bu biliyorsun, tango ilk önce sokaklarda,
genelevlerde yapılıyordu Buenos Aires’te 1900
ların başında.. Erkekler kadınlarla beraber
olabilmek için tangoyu kullanır, kadınlar para
karşılığında tango yaparlardı. O zamanların
bu enerjisi duygusu tangonun içine işlemiştir.
Bugün şık salonların sosyal bir dansı olsa da
o günlerin enerjisini hala taşımaktadır. İnsanlar
farkında olamadan bu ruhu hissediyorlar. Bence
tangonun içinde taşıdığı ögelerle bir kadın
ve erkek arasındaki en basit güdüler tangonun
içinde gizlice yaşamaya devam ediyor olmasıdır
ve insanları göremedikleri gizli bir noktadan
vuruyor.
Ferhan: Neydi peki, feminizm
bir balonmuydu?
Monica: Hayır, bu kadının sosyal
hayatıdır, materyalist yönüdür..
Ancak kadınlar romantiktir..Japonya, Çin, Avrupa
neresi olursa olsun biz kadınlar romantiğiz.
Romantizm de tangonun önemli bir parçasıdır..Çiftler
aynı dili konuşmak durumundadır. Erkek yönetir,
kadın ne geleceğini ne olacağını hisseder..erkek
yolu gösterir, kadın sadece takip eder..saniye
saniye..burda başka bir şey daha var takip etmenin
otesinde..her çift başka bir sinerji oluşturur..birbirleriyle
mükemmel danseden bir çift, partner değiştirdiğinde
dansın rengi ve enerjisi değişebilir..Her çift
mükemmel bir armoni ve uyum yaratamayabilir..Bu
durumda kadınlar bir dans sonrası devam etmeyebilirler.
Arjantin’de milongalarda bir dans sonrası kadınlar
özür dileyip dansı kesebilirler..Bazı insanlar
çok iyi insanlar olmalarına karşı o an pek de
iyi enerji içinde olmayabilirler.
Omar: Tangoda erkek ne yapacağını
bilmek ve açık olmak zorunda.Eğer işaretler
anlaşılır ve net ise kadın için takip etmek
kolaydır. Bir çok kadın tangoyu ilk kez gördüğünde
çok zor olduğunu düşünür. Bir çok zor adımlar,
hayır hayır, bu çok zor, bana gör değil derler..Oysa
tango adımlar kargaşası değildir.Adımlar sahne
teknikleri için önemlidir. Yüzyılın başında
adımlar yoktu... sosyal tango iki enerjinin
harmonisidir. Herkesin başka enerjisi, her çiftin
başka başka kombinasyonları, her auranın başka
bir titreşimi, harmoniği vardır..
FG:”Tango, love for ever”
diye bir başka tanım var tango için. Aşk ve
tango , ortak neleri var ve neden hep tango?
Omar: Bir milongaya geliyorlar ve uyuşup büyüleniyorlar.
Ne oluyor? Tabi bu hayatları boyunca tangoyu
filmlerde veya sahnede izlemelerine benzemiyor.
Milonganın büyüsü başka. Sonra ertesi gün ben
tango öğreneceğim” diyorlar!
Monica; Omar sen mi soruyorsun? Okey, biz Arjantinliyiz
..hadi sen cevap ver: Neden? Her zaman merak
ediyoruz Arjantin’den binlerce kilometre uzakta
başka dinden ve kültürden insanlar neden bu
kadar tangoya düşkün? Tangonun textlerini anlamıyorlar,
İspanyolca konuşmuyorlar ama tangoya aşıklar..Sen
cevap ver bakalım..diğer ülkelerde ve Turkiye’de
neden insanlar tutkuyla bağlanıyor tangoya?
Ferhan: Ben de bunu çok kez merak ettim ve şöyle
düşünüyorum..Arjantin’de besteciler bir donem
o kadar yoğun ve güçlü duygular içindeydiler
ki, bu duyguları net, açık ve insanın içine
işleyen , kalbini burkan, derinden etkileyen
bir şekilde; bunlar notalar mı, sözlerin vurgusu
mu, titreşimimi her neyse hepsi bir arada çok
güçlü kayıtlar, sanki bir diskete yüklenir gibi
yoğun duyguları yüklemişler. Bunları dinleyen
insanlarda benzer duyguları, belki bastırdıkları
ya da yok saydıkları enerjileri çok derinden
hareket ettiriyor. Herkesin bir ortak noktası
bulunuyor.Duygular dünya üstünde değişmiyor,
yüz yıl önce hangi duygular varsa şimdide aynı
duyguları hissediyor insanlar.. Ya ailesi parçalanmış,
ya terkedilmiş, yok saydığı yalnızlığı, benzer
bir duygu mutlaka vardır hiç olmazsa hayatının
bir dönemine ait. Tangonun içinde hayatın içinde
olan akla gelebilen her türlü duygu var.. Bu
duygularla istem dışı rezonansa giriyorlar..Aşkta
bunlardan biri.. Bana göre bu böyle.. tangonun
ana oğesi aşk üstüne..ben konserveye benzetiyorum
artık ..tango for ever, love for ever..tango;
konserve edilmiş aşk.. bir parça dinle, bir
kere dans et..İşte aşk hep orda..
Monica: evet , tangonun içinde aşk var. Müziğinde
liriğinde, figurlerin her köşesine aşk saklanmış
gibi..İnsanlar bunu hissediyorlar..daha önce
kendilerinde olan ancak ortaya çıkmamış bir
duyguyu tetikliyor. Eğer aşıksa zaten tangoda
var , yada hiç aşık olmamışsa o ortak ve her
yerde olan duygu herhangi bir şekilde açığa
çıkıyor.. Birde aklıma gelmişken beni çok şaşırtan
bir şeyden sözetmek istiyorum. Türklerin tango
tarihi, tango muzikleri ve tutkuları beni hep
etkiledi ve şaşırttı bunlardan biride düğünlerde
Comparsitianın çalınması.. bu çok şaşırtıcıydı
benim için gerçekten tangonun düğün müziği olarak
seçilmesi çok hoş, gurur verici. Ancak diğer
yandan Comparsitanın mutsuzluk içeren sözleri
vardır
Ferhan: evet olabilir,
ancak. Düğünlerdeki Comparsita sözsüzdür. Sadece
enstrumentaldir ve kimse sozlerini merak etmez..Amerikan
kokenli bir gelenektir. Ne var Comparsitanın
sözlerinde?
Omar: mutsuz bir adam, terkedilmiş…
Ferhan: İyi işte, evlenerek
tekrar mutlu oluyor…
Monica: tangonun böyle esprili
taraflarıda var. Bütün dünyada değişik yorumları
olabiliyor. Finlaniya’da da tangonun Finlandiya
kokenli olduğuna inanlar var.. Arjantin’de tango
sözünün Japonca olduğunu bile iddia edenler
oldu. Tango için herkesin söyleyecek bir sözü
var.. buda tangonun özelliği. Pasion, tutku
sadece tango içindir. “tango pasion, tango tutkusu
vardır. Hiç vals tutkusu veya salsa tutkusu
duymadım. Bu danslarda çok popülerdir ancak
hiçbir obsesyon yaratmaz. Bazı insanlar tango
dinlemek bir gıda gibidir
Ferhan: Doğru, bir dönem bende
obsesivdim, onun için biliyorum. Peşine takılıp
gidiyorsun. İlk başta anlamıyor insan, bir iki
derken bir bakıyorlarki tango bağımlılığı oluşmuş.
Tango yapmadan duramayan arkadaşlarım var hala..Buda
gerçek hayatta bilmeden özlemini çektiği aşk
birden çözemedikleri bir şekilde karşılarına
çıkınca insanlar ne olduğunu anlamadan hep ihtiyaçları
olan bu büyünün peşinden gidiyor. Kendilerinde
hep var olan ancak farkına varmadıkları zayıf
bir noktalarından yakalanıyorlar..en çokta kadınlar.Sanki
duygusal bir virüs gibi.
Ferhan:
Şimdi başka bir yöne gidelim ve dünyada neler
oluyor tango adına, bireysellik ve bütünsellik
adına . Siz sürekli dünyayı dolaşıyorsunuz ve
tangonun nabzını tutuyorsunuz.. ne var ne yok
tango dünyasında?
Monica: Gençler şimdi değişik dansediyorlar.
Blu jeans ve spor ayakkabılarıyla. Tekno ve
enstrümental tango gençler arasında yaygın,
Gotan Project gibi..Tango değişiyor ve bugüne
uyarlanıyor. Bunu bir anlamda kabul ediyorum.
Tango kaybolmuyor, unutulup modası geçmiyor.
Değişen zamana ayak uydurup birlikte var olmaya
devam ediyor. Bu beni sevindiriyor. Gelecekte
de tangonun varolacağını hissediyorum. “nuevo
tango” yeni tango var şimdi, gençler birbirlerinden
uzak dansediyor, adımlarına çok dikkat ederek
dansediyorlar..Arjantin’de gelenekci tangocular
arasında “bunu gormek yerine ölsem daha iyi”
diye düşünen fanatikler var. Ancak tangonun
ölmesi yerine ufak değişikliklerle var olması
bence daha iyi.. Belki gelecekte robot gibi
dansederler bilmiyorum…teknoloji ve genetik
artık her kavramda kafa karıştırıyor.. Tango
erkek-kadın veya yin-yang demektir..Arjantin’de
bulunduğum sürelerde Tai chi yapıyorum fırsat
buldukça.. bu durum beni etkiliyor..artık bebek
yapmak için bile birlikte olmaya gerek yok.
Suni yollardan birçok genetik yaratımlar mümkün.
Denge kayboluyor…Yin-yang bozuluyor..Avrupa’da
özellikle İngiltere’de eşcinseller için özel
milongolar var. Tango kendini kadın ve erkek
gibi hissetmek için vardır. Onların ne hissettiklerini
bilemiyorum.Gerçek kadın ve erkeği kaybediyoruz.
Ferhan; Belki onlarda kendi
içlerinde yin-yang duygusunu oluşturmak için
tangonun içinde yüklü olan içgüdüsel kadın-erkek
ruhunu kullanıyorlardır. Yin-yang içinde başka
bir alt yin-yang?
Monica- Olabilir..bilmiyorum. Onlar
beklide insani yönden benden çok ileri ve ustündürler.
Bu benim anlamadığım bir durum. Var oluşta yin-yang
kadın ve erkek vardı.
Arjantin’de spritüel semineler katılıyoruz.
Tekrar tekrar dünyaya geldiğimize inanıyorum.
İnsanlar bireysel olabilir, sadece kendileri
için yaşayabilirler, bir gün bunun böyle olmadığını
anlayıncaya kadar.. bunu bazılarımız çok çabuk
öğreniyoruz bazıları ise yavaş yavaş..bir çok
insan dünya da çok spritüel bir kutupta, bir
diğer grupda çok dünyasal diğer bir kutupta..Kutuplaşma
var, aralarda bölgede insanlar azalıyor bence..
Ferhan; Tango içinde taşıdığı
bu kadar gizemli ögelerle insanlara başka neler
verebilir? Dansla meditasyon kavramı var. Tango
bu kavramın neresinde?
Monica;
Finlandiya’da bir hanım öğrencimiz var. 3 sene
evvel tanıdığımda mide kanseri teşhisi konmuştu
ortalama altı aylık ömür biçilmişti doktorları
tarafından. Çok varlıklı bir kadındı son günlerinde
tango öğrenmeye karar vermiş. Herkes ona yardımcı
olmak, bir şeyler öğretmek için çaba sarfediyordu
ve Finlandiya’dan ayrılırken bizimle vedalaştı
“belki bir daha artık görüşemeyiz “diye.. bir
sene sonra tekrar karşılaştığımızda yaşıyor
ve hala tango yapıyordu..hala kanserdi ve de
hala tango yapıyordu.. Belki ona yardım etmek
isteyen insanların enerjisini yutuyordu, ancak
herkes bunu severek ona veriyordu..bu kadar
yakın dansederken auralar iç içe geçebilir ve
bir enerji akımı olabilir..bu hanım hala yaşıyor,
kanserli ve tango yapmaya devam ediyor.. Benim
annemde Arjantin’in ünlü bir tango şarkıcısıdır..Estela
Raval… kanserli iki göğsü birden alındı ..bu
dumda iki seçenegi vardı annemin “sevgili tanrım,
beni yanına al” yada “ haydi tempo, şimdi hayata
daha çok sarılmalıyım” ve annem ikincisini tercih
etti ki şu anda eskisinden çok daha iyi çalışmalar
yapıyor.. Burada da tabii tanrının sanatçılara
verdiği bir özellik var. Gerçek sanatçılar kalpten
ruhtan sanatçı olanlar insanlar için halk için
bir şeyler veriyor ve sonunda insanlarla bir
sinerji oluşuyor aralarında bu onları güçlendiriyor,
besliyor.
Ferhan: Türkiye’de tango hangi aşamada?
Turkiye’deki tango gittikçe gelişiyor..dün
akşam ki milongada gerçekten çok iyi dansedenler
vardı ve gittikçe daha çok Buenos Aires stili
yerleşiyor..İnsanlar Buenos Aires’e gittikçe
ve ordaki ruhu kaptıkça bu danslarını etkiliyor..İstanbul’da
da gittikçe yakın dans etme stili yerleşiyor..bütün
dünyada artık Buenos Aires’e büyük bir akın
var tango öğrenmek için..Buenos Aires’te milongalar
gerçekten bir okul gibi..insanların dansı değişiyor
daha sonra..
Ferhan: Bu aslında ilk
sorumdu ancak sona kaldı? Tango nedir?
Monica: Tango vücütların harmonisidir.
Vücut diliyle konuşmaktır. Mutluluk ve üzüntü
arasındaki bütün duyguların impression ve expresionudur.
Tango çok yakın dansedilir ve sanki çıplaksınızdır.
Duygular anlamında..yüzünüze her zaman bir maske
takabilirisiniz, sahte bir gülümseme veya ciddi
ve gururlu gibi. Ancak vücüdumuza maske takamayız.Tango
kadın ve erkeğin doğal harmonisir.
Omar: Bence tango
hayatın içindeki kadın ve erkeğin dansın içindeki
en doğal izdüşümüdür.
***
Ve tango ; bence tango bir çok
şeydir…Herkes için farklıdır. Bir zamanların
papası için yasaklanması gereken bir şey, bazı
sanatseverler için iktidar salonlarında taç
giyebilen, sokaktan gelip zirveye yerleşen,
herkesle diologa girebilen bir gizemdir. Kimileri
lanetler , kimileri görmezden gelir, kimileri
içinde gizli gizli saklar, kimilerininse uzaktan
baktığı tehlikeli bir şeydir. Kimilerince aşkın
doğal anlatımı, kimileri için tutkudur. Kimileri
için bir kadın veya bir erkekle tanışmak için
bir anahtar, bazıları için çözülemez, anlaşılmaz
bir büyüdür.
Herhalde bu kadar karmaşık ve bir o kadar doğal
olan sadece tangodur.
TANGO , TANGO’ dur..
|