| VÜCUDUMUZUN
HARİTASI : MERİDYENLER
("CHİ" dergisi
Ağustos 2006)
“Asıl amacımız canlıyı dertlerinden
kurtarmaktır”. Dr. Nüzhet Ziyal
Her geçen gün varoluş katmanlarımızı
keşfederken, kendimize daha bütünsel bakmayı
öğreniyoruz. Sadece etten kemikten değil, enerji
ve ruhsallığın bir karışımı olduğumuzu öğrenme
yolunda kendimiz için yapabileceklerimiz de
çeşitleniyor, daha derinlere işleyen yeni bilgiler
hayatımıza giriyor.
Shiatsu, Chi Kung veya Akupresur
gibi şifa teknikleri aslında hep var olmuşken
değişen zaman boyutu ile eşleşen bir doğrultuda
karşımıza her zamankinden daha fazla çıkmaya
başladı. Her yeni olgu beraberinde başka yeni
bilgilerin gelmesine sebep oluyor. Meridyenler
de bunlardan biri. Meridyen denince aklımıza
hep haritalardaki meridyenler gelir. Ancak vücudumuzun
meridyenlerden oluşan bir haritasının olduğunu,
konunun uzmanlarından başka kimse bilmiyorsa
da meridyenler, her geçen gün daha fazla karşımıza
çıkmaya devam edecekler.
Çin kültüründe “Ch’i” olarak tanımlanan yaşam
enerjisi, vücudumuzda “MERİDYENLER” aracılığıyla
dolaşır. Chi enerjisini vücudumuzun tam olarak
neresinde bulunduğunu bilemediğimiz “CAN” olarak
da kabul edebiliriz.
Vücudumuzu, tıpkı kan damarları
ve sinir sistemi gibi bir ucundan diğerine,
bazen birbirleriyle kesişerek dolaşır. Geleneksel
Çin tıbbında “meridyenler” olarak bilinir. Kadim
kültürlerde çok iyi bilinen ancak içinden geçip
geldiğimiz karanlık çağlar içinde kaybolup giden
birçok kavram ve yaşam enerjileri gibi “Meridyenler”
de, tekrar hatırlanıp keşfedilerek ait olduğu
yere dönüş yapmaktadır. Modern tıbbın bu bilgiyi
henüz bünyesine katamamış olması bir şanssızlıktır.
Meridyenler, her zaman sıkça adını
duyduğumuz, “akupunktur” noktalarının bir sırada,
peş peşe izledikleri, gözle görünmeyen ve deri
altında mevcut olan, değişik yönlere enerji
taşıyan hatlardır; vücudumuzun “HARİTASIDIR”.
Son yüzyıl içinde Çin’den tekrar
dünyaya yayılan bilgi, ilk kez, 17. yüzyılda
Çin’e gelen misyonerler, daha sonra da Batılı
doktorlar tarafından keşfedilip Avrupa’ya tanıtılmıştır.
Daha sonraları Çin’de yasaklanan akupunktur,
Çin Halk Cumhuriyeti’nin kuruluşuyla yeniden
“Geleneksel Çin Tıbbı” olarak kullanılmaya başlamıştır.
Akupunktur ve meridyen bilgisi, Nixon ve ekibinin
Çin’e yaptığı bir gezide yaşadığı özel bir deneyim
ve Londra’dan Dr Felix’in girişimleri sayesinde,
batıda tekrar tıp literatürüne girmiştir.
Ancak bu, bilginin tekrar dönüşü
aşamasıdır. Çünkü meridyen bilgilerinin geçmişi,
Çin’de 5000 yıldan çok daha geriye gider. Bu
dönemde, 980-1037 yıllarında yaşamış İbn-i Sina’ya
ait bir meridyen haritası vardır ve kişisel
görüşüme göre bütün meridyen bilgileri Çin’den
dünyaya yayılmış olsa da bu bilgi aslında Çinlilere
Uygur Türkleri tarafından geçmiştir. Kadim Çin
kültürü şamanik bilgilerden etkilenmiştir. Bu
konuda bir çok ipucu, “meridyen” bilgisinin
aslında kadim Türklere ait olduğuna, Uygur Türklerinin
de bu bilgiyi Lemurya’dan almış olabileceği
varsaymama neden olmakta. Çünkü vücudumuzdaki
meridyenler aynı zamanda evrensel meridyenlerin
bedenimize izdüşümüdür ve içinden çıkıp geldiğimiz
demir çağı boyunca meridyenlerimiz evrensel
meridyenlerden kopmuştu. Eric Pearl’ün Türkiye’yi
ikinci ziyareti sırasında, vücudumuzdaki meridyenlerin
evrendeki meridyenlere tekrar bağlantısını yaptıran
kişilerden biriyim. Tekrar bağlantı sırasında
evrenin kaynağından gelen şifa ışığı benimle
birlikte birçok kişinin meridyenlerinde dolaştı.
Bunlar, meridyenlerle ilgili ezoterik ve enerji
biliminin sınırlarını zorlayan girişimler ise
de, günlük yaşam içinde meridyenler ve üzerlerinde
taşıdıkları yaşam enerjisinin kesilmesi, sağlığımızla
ilgili önemli sorunlar yaşanmasına sebep olabilir.
Ortodoks tıp ve enerji tıbbı henüz birlikte
çalışmadıkları için bu anlamda herkes kendi
meridyenlerinin çalışmasına dikkat etmek zorunda.
Şöyle ki; binlerce yıldır bilinen
ve kabul edilmiş 26 tane meridyen, gelişmiş
bir metro ağı gibi vücudumuzu bir baştan bir
başa dolaşarak organlara Chi enerjisini taşır.
Sağlığımızın tam olabilmesi için meridyen kanallarında
bu enerjinin kesintisiz akması gerekir.
Meridyenlerde “ÖN ORTA KANAL” ve “ARKA ORTA
KANAL” olarak tanımlanan iki ana hat vardır.
24 noktadan oluşan Ön Orta Kanal (REN), vücudun
6 YİN meridyenini, 26 (28) noktadan oluşan Arka
Orta Kanal (DU) ise 6 YANG meridyeni idare eder.
Bu iki meridyenden başka, vücudumuzda paralel
bir düzende, ellerin ve ayak parmaklarının uçlarındaki
“TİNG” noktalarından başlayan veya biten 6 Yin
(dişi), 6 Yang (erkek) olmak üzere 12 çift meridyen
vardır ve her biri adıyla anıldığı organa enerji
taşır.
Ön orta kanal:
( Conception vessel = CV), Perineden başlar,
vücudumuzun ön ortasını boydan boya geçer ve
çenede, alt dudakta biter. Bütün Yin Enerji
depolarının meridyenlerini kontrol eder.
Arka Orta kanal:
(Governor vessel = GV)
Kuyruk sokumundan başlar, sırtımızı boydan boya
geçer başın üstünden dolaşıp üst dudak altında
diş etinde biter. Vücüdun enerji dağıtan yang,
organ meridyenlerini kontrol eder.
Ellerde
başlayan meridyenler:
Akciğer 11, kalp 9, ince bağırsak
19, kalın bağırsak 20, pericard 9, üçlü ısıtıcı
23 noktadan oluşur.
Akciğer
meridyeni: Göğüste başlar, başparmakta
sona erer. Metal elementinin etkisindedir.
Kalın
Bağırsak meridyeni: Akciğerin
eş organıdır. Metal elementinin kontrolü altındadır.
El işaret parmağından başlar, burnun kenarında
biter
İnce
bağırsak meridyeni: Serçe parmağından
başlar, yüzde kulak dibinde biter. Kalbin eş
organıdır. Ateş elementinin etkisindedir.
Kalp
meridyeni: Ateş elementidir.
Koltuk altından başlar, elin serçe parmağında
biter.
Perikard:
Göğüste başlar, elin orta parmağında
sona erer. Ateş elementinin kontrolündedir.
Enerji depolar.
Üç
Isıtıcı: (Sanjiao) Batı tıbbında
karşılığı yoktur. Kalp, akciğer ve mide bölgesinin
enerji dağılımını kontrol eder. Elde, yüzük
parmağından başlar, gözün yanında biter. Ateş
elementidir.
Ayaklarda
başlayan meridyenler:
Mide 45, dalak-pankreas 21 (Geleneksel
Çin tıbbında bu iki organ tek bir organ olarak
kabul edilir), İdrar kesesi 67, böbrek 27, safra
kesesi 44, karaciğer 14 noktadan oluşur.
Mide:
Eş organı dalaktır. Her ikisi de toprak elementinin
etkisindedir. Gözün altında başlar, ayak ikinci
parmakta biter
Dalak-Pankreas:
Ayak baş parmağından başlar, göğüste biter.
Toprak elementinin etkisindedir.
Safra
Kesesi: Karaciğerin eş organıdır,
gözün dış köşesinden başlayıp ayak dördüncü
parmakta sonlanır. Ağaç elementidir.
Karaciğer:
Ağaç elementinin kontrolündedir. Ayak baş parmaktan
başlar, göğüste biter.
İdrar
Kesesi: Su elementi kontrol
eder. Böbreğin eş organıdır. En uzun meridyendir.
Gözün iç köşesinden başlayıp başın üst kısmında
dolanır, boyunda ikiye ayrılıp sırtta devam
eder ve küçük ayak parmağında sonlanır.
Böbrek:Ayak
tabanından başlayıp göğüste biter. Su elementinin
etkisindedir. Eş organı idrar kesesidir.
Ellerde ve ayaklarda başlayan/biten
meridyenler çifttir, örneğin, sol eldeki kalın
bağırsak meridyeni sağ elde de aynı hatta mevcuttur.
Bir meridyen ait olduğu organa enerji götürürken,
bu akış akupunktur noktalarından aktarılarak
oluşur. Bu noktalardan birkaçı veya tamamı kapanıp
enerji bloke olduğunda sorunlar başlar, ilgili
organa enerji gitmez. Kan damarlarında tıkanıklık
olduğunda kan nasıl gitmesi gerektiği yere gitmiyor
ve buna bağlı sorunlar çıkıyorsa, meridyen hattındaki
enerji kesintisi de benzer sorunları ortaya
çıkartır, ancak ne yazık ki enerji kesilmesinin
sebebi bulunamaz ve belirsiz hastalıklar ortaya
çıkar; Bu durumu, evimizdeki elektrik arızası
gibi düşünebiliriz. Elektrik olmayan bir odada
birçok şey yapılamaz. Aynı şekilde enerjisi
kesilmiş organ da yaşam faaliyetini gösterecek
enerjiden yoksun olur ve enerji temin etmek
için bazen eş organından enerji çalabilir. Meridyenlerin
çalışma sistemi ve organlarla iletişimi, burada
birkaç sayfaya sığdırılamayacak kadar çok yönlü
ve karmaşık olsa da; önemli bir diğer sistem,
her bir organ meridyeninin, bir “ EŞ ORGAN”
fonksiyonuyla birbirine olan bağlantısıdır.
Bir örnek verilecek olursa; Geleneksel
Çin tıbbında akciğerin eş organı kalın bağırsaktır.
Meridyen ağı, başladığı noktalardan, cilt altında
akupunktur ve akupresur ile müdahale edilebilen
hattan sonra vücudun derinliklerine doğru ilerleyip
adı ile bilinen organa gider. Bu organa ulaştıktan
sonra da “eş organa” geçer. Akciğer meridyeni
de kalınbağırsaktan geçer. Her ikisi birbirinin
eş organıdır ve birinin sorunu olduğunda, diğerinin
enerjisini çalabilir. Böyle bir durumda vücutta
şaşırtmacalar doğar.
“Akciğerimizde oluşan bir rahatsızlığın
sebebi aslında kalın bağırsak olabilir. “
“Holistik Tıp”ın gerçekleşmesi
için meridyen akış ve çalışma bilgisinin modern
tıp içinde yer alması gerekir. Çünkü “meridyenler”,
vücudun enerji hatlarıdır, Bu bilgiler, bize
yine vücutta oluşan YİN-YANG devresini ve hangi
organın başka hangi özellikleri olduğunu, çalışma
saatlerini ve diğer sistemlerle olan bağını
öğretir ki; hiç iyileşmeyen bir hastalığın sebebi,
element dengesi bozulmuş bir organ veya Yin-Yang
devresi tersine akan bir meridyen olabilir.
Acmos sistemi, vücudu bir fabrikaya benzetir
ve organları “Hazine organlar- İşçi organlar”
olarak ikiye ayırır. Akciğer, kalp, böbrek,
dalak, karaciğer hazine organlardır ve enerjiyi
depolar. Kalınbağırsak, ince bağırsak, mesane,
mide, safra kesesi işçi organlardır ve enerji
dağıtırlar. Her bir organın çalışmasında “pik”
yaptığı bir zamanlaması vardır. Mide 07.00-09.00
arasında , dalak 09.00-11.00 arasında çalışma
temposunun en yüksek noktasındadır ki bu, ait
olduğu meridyenin de en etkin olduğu zamandır.
Bütün bunları bilmek, hastalıkların teşhisinde
yardımcı, kolay ve çabuk tedaviyi destekleyen
eşsiz bir sistemdir. Enerji tıbbı varolmasaydı
Çin’de milyarlarca insanın yaşadığı maddi koşullar
içinde sağlıkla varolmaları mümkün olamaz, ne
hastane ne de doktor bu nüfusun sağlık hizmetine
dayanamazdı. Çin’de insanlar koruyucu tıp ile
ayakta kalmakta, sadece hasta olduklarında değil,
sağlıklarının korunması için düzenli olarak
doktora gitmektedirler.
“SİZ” adlı son kitabında “İĞNELERLE YAŞAYIN”
diyen ünlü kalp uzmanı Mehmet Öz, kendine özgü
esprili anlatımıyla “Doğu tıbbı enerji akışını
yeniden yönlendirmekte başarı sağlarken, batı
tıbbı da akupunkturun etkilerinin nedenini araştırmaktadır.”
diye devam ediyor. Ülkemizde henüz yayınlanmayan
“Smart Patient” adlı yeni kitabında akıllı bir
hasta olmak için neleri bilmek gerektiğini merakla
bekliyorum.
Meridyen hatları, organlarla ilişkileri,
kesiştikleri noktalar, element özellikleri,
çalışma saatleri ve daha pek çok spesifik bilgiyi
daha detaylı öğrenmek isterseniz Prof. Dr. Cemal
Çevik’in “Medikal Akupunktur” kitabını, bulabilenler
için de Dr Nüzhet Ziyal’ ın “ Bilimsel Akupunktur”
kitabını öneririm. Bu kitapları inceleyenler
Türkiye’de çok uzun zamandır bu alanda emek
veren bir çok değerin ve birikimin olduğuna
şaşıracaklar.
Ayrıca, Çin’den gelen ve bütün
meridyenleri gösteren plastik insan figürlerinden
bir tane edinebilirsiniz. Acmos sisteminin “Bio-Feedback”
cihazıyla meridyen enerjinizi ölçtürebiliriniz.
Meridyenleri en iyi çalıştıran
ve enerji akışını sağlayan bir meditasyon-nefes
ve enerji çalışması olan Ch’i Kung, “enerji
çalışması” anlamına gelir. Çin’de her sabah
işlerine giden binlerce insan, yol boyunca kendine
özgü estetik, ritmik hareketler yaparken izlenebilir.
Bu, Ch’i Kung ve Tai Chi’ dir. Binlerce yıl
içinde Çin’de bir araya getirilmiş bu bilgiyle
“fiziksel ölümsüzlük” hedeflenmiştir. Çin felsefesine
göre, enerjisi mükemmel olan bir vücut ölümsüz
olabilir.
Meridyenlerin ağlarının bir ucu geçmişe, Mu
kıtasına giderken diğer bir ucu geleceğe; milyonlarca
ışık yılı uzaklıktaki galaktik bilgelik ağına
uzanıyor.
Değişik yollardan biz insanlara
ulaşan bilgiler; kendimizi tanımamız, meridyenlerimizin
evrene bağlanması, kadim bilgeliklerin günümüzün
yüksek teknolojisi ile el sıkışması, içimizdeki
Tanrı’yla tanışmamız; unutulmuş, saklanmış bilgilerin
“GİZ” olmaktan çıkıp sıradan olması; fiziksel,
zihinsel ve ruhsal alanlarımızdaki dağılmış
parçalarımızın toplanıp merkezlenmesi; içimizdeki
ve dışımızdaki bilgilerle “BİR” olup bütünleşme
yolunda; “meridyen” bilgisinin diğer bilgilere
köprü olması niyetiyle….
Işık
ve Sevgiyle
Web
sayfaları
www.acumedico.com
www.holistic-online.com
http://qi-journal.com
www.tuberose.com
www.harikyumuseum.com
www.reatdreams.com/himalayan/meridians
|