Enerji Beden Dengesi
 
 
The Reconnection
Rasheeba
Shiatsu
Reiki
Arjantin Tango
 
 

EVRENİN DENGESİ ; YİN YANG
(Chi dergisi Ocak 2007)

YİN ve YANG; Geleneksel Çin Tıbbı olarak bilinen ve kökenleri kadim kültürlere kadar uzanan bir bilgi kuşağının günümüzde de bizi yeniden sarıp sarmalamasıdır.
Bundan belki on sene önce bir çoğumuzun hiç duymadığı kavramlar günlük hayatımıza girmekte, tam olarak ne olduklarını bilmeksizin dilbilgimize karışmakta, farkında olmadan bizimle birlikte akmaktadır.

Yin ve Yang demek, “Dualtie” demektir. Her şey karşıtı ile var olur içinde varolduğumuz evrende. Diğer evrenlerde hangi yasalar hakimdir bilmiyoruz ancak bizim evrenimizde iyi-kötü, sıcak- soğuk, gece- gündüz, kadın- erkek, eksi- artı, beyaz –siyah, olumlu -olumsuz positif -negatif vardır. Bu dualite de yaşamın her olgusunda varolup gider. Hiçbir şey tam olarak iyi değildir ,her iyinin içinde minimal da olsa kötü denebilecek bir şey vardır . Hiçbir şeyde tamamen kötü değildir, kötü olan her şeyin içindede biraz iyilik vardır. Bu yin ve yang dır. Diğeri olan her şey bir kutuptur. Birisinin varolması için diğeri de gerekir.
Geleneksel Çin Tıbbı vücudu da yin ve yang kavramları içinde görür. Nasıl ki bize ait her hücrenin içinde bizim vücudumuza, yapımıza ait tüm bilgi varsa, insan vücudunda da evrene ait her şey var olmaktadır.

“Yukarda ne varsa aşağıda da o vardır .”

Varolan her şey devinir, bazen uç noktalarda karanlıklar olur, gece olur; mesela dünyanın bir kısmı kış boyunca karanlıkta kalır, yaz mevsiminde de da aydınlıkta. Beyaz gecelerde gün hiç bitmez. Bu devinimin dengeye geldiği gece ve gündüzün eşit olduğu günler vardır takvimde.
Bu her şeyde böyledir. Hep mutlu olamayız, bazen mutsuzda oluruz. Veya hep mutsuz yaşamayız , çok mutlu olunan anlar vardır. Mutlu olabilmek için mutsuz olmayı deneyimlemek gerekir.

Tüm bu karşıtlar dengesine Yin ve Yang demiş kadim bilgeler. Onlar tüm doğayı, evereni izlemiş gözetlemişler veya bu bilgiler zaten onlarda varmış . Kadim bilgiler içinde bulunduğumuz evrene ait bilgilerdir ve döner dolaşır her siklus döngüsünde , yıllar içinde tekrar tekrar karşımıza çıkar.
Yeni bir bilgi değildir; Çin kökenli olduğu dünya tarafından kabul edilse de bence kökeni batık medeniyet Mu’ ya gitmektedir. Lumerya , Atlantis gibi battığında kurtulanların diğer kavimlere aktardıkları kadim bilgilerdir.İçinde bulunduğumuz evrenin yapı taşı, temel yasalarıdır..
YİN ve YANG gizlenmiş veya anlaşılmamış tüm bilgilerin herkesin ulaşımına sunulan bu özel dönemde yavaşça hayatımıza girmiştir.
Bir çok kişisel gelişim, gevşeme tekniklerinde, Feng shui (rüzgar ve su) ve özellikle her gün önemini hissettiren Enerji Tıbbının içinde karşımıza çıkıyor..

Başlıca ilkesi evrendeki var olan her şey “karşıt iki kutup ilişkisi” içindedir.
Geleneksel Çin Tıbbı yin yang ve beş element dengesi üzerine kurulmuştur.
Bunlardan yin ve yang her şeydedir. Tüm organlar yin ve yang olarak ikiye ayrılır. Her yin organın bir de yang organı vardır. Bunlarında kendine özel anlamları görevleri vardır.
Yin organlar genellikle içi dolu olan organlardır. Kalp, dalak/pankreas-böbrek-karaciğer-akciğer gibi. Bu organlarında bir eş organı vardır ki bunlarda yang organlar olarak tanımlanır. Yang organlar içleri boş olan organlardır. Mide, safrakesesi, idrar kesesi, kalın bağırsak,incebağırsak gibi. yang organın her biri diğer bir yin organın eş organıdır ve gerektiği zaman enerjisel olarak birbirlerini destekler.
Yin organlar enerjiyi toplar, yang organlar enerjiyi dağıtır.
Örneğin akciğer yin organdır ,eş organ olan kalınbağırsak ise yang organdır ,

Yin ve yang vücüdu ikiye ayırır. 6 yin devresi göğüste başlayıp veya biterken, 6 yang devre kafada başlar veya biter.
Vucütta bulunan tüm meridyenlerde bu organlarla ilişkili olduğu için yin ve yang meridyenler vardır. Enerji tam dengede akmalıdır, birinde tıkanma olursa denge bozulmaya başlar.

Yin yang sembolu olan siyah ve beyaz sembolde her iki renk eşit ve dengededir ve her birinin içinde, siyahın içinde biraz beyaz, beyazın içindede biraz siyah vardır. Bu dengede olan renkleri dengeler. Gecenin içinde aydınlatılmış evler, gündüzün içindede gölge yerlerin olması gibi.
Ve tüm bu karşıtlar birbirleriyle bağlıdır, bağımsız olamazlar. Sürekli hareketlilik ile bir dönüşüm, devinim içindedirler
Kesinlikle denge hiçbir zaman mümkün değildir her zaman yumuşak geçişlerle bir o yana bir bu yana devinim vardır.
İçinde yin yang ögelerini barındıran Chi Kung ve Tai Chi’de asla sınırları zorlayıcı bedensel hareketler yoktur. Hep bir denge içinde uçlara gitmeden yapılır her çalışma. Chi Kung da yin yang , uyum içinde zorlamadan, devinirken dengede kalabilmektir.Taocu anlayışta da evren yin ve yang adı verilen iki gücün etkileşmesinden oluşur. Tüm varlıklar bu iki karşıt ve birbirini iten ama aynı zamanda birbirini dengeleyen gücün karışımıdır. . Dışarı doğru büyüme dürtüsü yang ve içeri doğru büyüme dürtüsü yin tüm evreni simgeler.Bu vücudumuzda da evrenin bir izdüşümü olarak kalbimize doğru dışardan içeri akan yin enerji rezervlerimizin belirlenmesi ve iyileştirilmesi, ve kalbimizden dışarı doğru akan ve maddesel vücudumuzu idare eden yang enerjidir.Evren gibi insanlarda yang ve yin arasındaki etkileşime göre düzenlenmişlerdir. Bu iki gücün etkileşmesi Chi adı verilen bir enerji doğurur. Yin ve yang kendimizi mükemmel bir şekilde dengelemektir.
Ani ve sert olan her şey dengesizdir. Aniden oluşan bir heyecan ve olay vücudun dengesini de bozar. Hastalıkta dengede olmadığımız anlamındadır. Her şey dengede olduğu zaman sağlıktayız demektir. Yin ve yang dengededir.Eski Çinliler bunu iyiliğin bozulması şeklinde tanımlardı.
Bu nedenle akupuntur veya tüm dengeleyici tedaviler vücuttaki yin ve yang devrelerini bir bütün olarak görerek yapılır. Vücut dengeye geldiğinde sağlık tekrar geri gelir.

Yin ve yang da kesin kenarlar ve bir sınır yoktur, kendi içindede görecelidir .Yin dişi enerjinin sembolüdür ve eğer üç hanım yan yana dursa hepsi yin- dişi olmasına rağmen kendi aralarında da farklılıklar göstereceklerdir. Vücudun dış yüzü, dış deri koruyucu, savunan özelliklerinden dolayı yang (erkek) olarak kabul edilse de , deri kendi katmanları arasında yang- daha az yang ve en az yang gibi özelliklerine göre değerlendirilecektir.
Vücudun ön kısmı yin arka kısmı yang olarak kabul edilir. İnsan vücuduna uygulanan yin- yang kavramlar dişi-erkek özelliklerinden yola çıkılmıştır.
Dişi pasif, içe dönük , korunan bir özellikle vücudun karın ve göğüs bölgesi yin olarak;
erkek, dışa dönük, savaşan,koruyan, aktif taraf olarak vücudunun sırt kısmı yang olarak kabul edilmiştir.
Yin ve yang dengede olduğu zaman bile sabit ve durağan değildirler. Yin ve yang sürekli devingen bir yapıdadır
Tüm bu olgu ve kabul edişler geleneksel Çin Tıbbının her kavramında karşımıza çıkar.
Kozmik enerji tepe çakramızdan girer ve yang dır.Küresel enerji kök çakramızdan girer ve yin dir. Vücutta her ikisinin de olması gerekir ve bunlar göğüs bölgesinde bir araya gelerek devinirler.Birinin eksikliği ilerde oluşacak hastalıkların temelini oluşturur.

Yang olarak kabul edilen ve en çok karşımıza çıkan kavramlar şunlardır
Gökyüzü,sıcak, erkek, yuvarlak, güneş, aydınlık, gündüz,dış, yaz, aktif, bilinç.
Yin: toprak,dişi,soğuk, daire, ay, karanlık, gece, iç, kış, pasif , bilinçsiz
Yin ve yang enerji sadece vücudumuzu değil içinde bulunduğumuz mekanları da etkiler.
Gökyüzü kozmik yang enerji ise yeryüzü yin enerjidir. Her organizma veya mekanda bu her iki enerjinin olması gerekir. Bir mekanda, içinde bulunduğumuz odada bu enerjiler yoksa bu mekan da bizim için sağlıklı değildir.

Her biolojik hücre veya atomik yapı yin- yang enerjisinden etkilenir. Bu enerji temel enerjidir ve kesintisi tüm dengesizliklerin ve sonrasında da hastalıkların başlangıcıdır.

Denge evrendedir ve evrende dengededir. Evrenin bilgeliğini kültürlerine katan bilge kavimler tüm bu devinimi izlemiş ve insan ve evrenin nasıl birbirine bağlı olduğunu keşfetmişlerdir.
Dünya kendi etrafında dönerken gece gündüz oluşur, dünya güneşin etrafında döner, mevsimler oluşur. Zaman da mevsimler, döngüler oluşur. İlkbahar ; bitki özünün yükselişi, bitkilerin ve varlıkların oluşumudur, enerji en yoğun büyüme dönemindedir, bu yang gelişimidir. Evren ,doğa ve insan iç içe canlılığın her geçen gün arttığını hisseder. Bu yang dır ve aynı zamanda AĞAÇ elementidir.

Sonra yaz gelir ve enerjinin en yüksek noktaya çıkar, gökyüzü ve toprak enerjilerini birleştirir bu en yüksek yang dır. İnsanda bu enerji birikimi tüm vücuda yayılır.. ve bu ATEŞ’tir

Yaz sonu geldiğinde Çinliler bu süreyi bir başka mevsim olarak görürler ve bu bildiğimiz mevsimlerden ayrı beşinci mevsimdir. Gezegenimizin sisteminde döngünün doğal bir parçası olarak görülür. Vücut yang dinamizmini korur. Bu sürenin yeri Ateş ve metal elementlerinin arasıdır. Bu bir ara süredir, TOPRAK dır.

Ve yavaşça sonbahar gelir. Gökyüzü ve toprak arasında denge oluşur . Yang azalır ve yin gelişir. Bu denge insanın içindede oluşur aksi halde sonuç olarak fizyolojik veya patalojik rahatsılıklar baş gösteririr; nezle, grip, bronşit gibi.METAL zamanıdır.

Döngünün sonunda kış vardır.Yağmur ve SU boldur. Doğa yavaşlamıştır. Her şey soğuktan korunmak için en derin kuytuluklara sığınmıştır ve daha ılımlı günleri beklemektedir. Yang nerdeyse tümüyle kaybolmuştur ve yin en yüksek düzeydedir. Bu yin yavaş yavaş kış bittikçe azalır ve ilkbahar yaklaştıkça yang tekrar doğar.

İnsan ve doğa, doğa ve evren iç içedir , uyum ve dengeyi arar. Yin yang da Beş Elementin içinde uyum ve dengededir.


İNSAN VÜCUDUNUN YAPI TAŞLARI: BEŞ ELEMENT

Doğayı, evreni inceleyen gözlemleyen bilgeler farkına varmış ki varolan her şey insan varlığıyla iç içe uyum içindedir.Varolduğu bilinen tüm elementler insanı da var etmiştir. Evren çeşitli elementlerden oluşmuştur.
Evren makro düzeyde varolurken bir mikro evren olan insan vücudu da evrende varolan her şeyden oluşur.

Bunu hep hava-su-toprak-ateş olarak bilirdik. Beş element olarak kabul edilmesi Çinlilere ait bir kavrayış. Hint bilgeliliği dört element üstüne kuruluyken Çinliler bazı değişikliklerle bu olguyu beşe çıkartmışlar.
Beş elementte hava elementi yoktur. Hava zaten her yerde ,boşluk olan her yerde vardır, denmiş.Toprak-ateş-su-ağaç olmuş ve buna bir de metal etlenmiş. Beş element budur.
Gezegenimizi oluşturan her şey beş elementten oluşmuştur ve insan vücudunun da bu beş elementten var olduğu kabul edilir.
Vücudumuzun büyük bir kısmı sudan oluşur, vücudumuzun bir ısısı vardır ve ateştir. Bir çok mineral metal elementi ile , minimal ölçüde olsa kum ve taşlar toprak elementi ve lifli dokularda ağaç elementi ile eşleştirilir. Doğada mevcut bu elementlerin hareketleri ve değişimleri insan vücuduyla bağlantılıdır.
Her bir elementin özellikleri vücutta etkin oldukları organlar vardır.

Beş element çemberi de yin- yang gibi bir denge döngüsüdür. Yin yang dualitedeki dengeyi temsil ederken beş element ise bir geçişler sürecini temsil eder.
Döngünün bir başı ve bir sonu vardır . Sondan sonra yine bir başlangıç gelir.
Bu döngünün izdüşümü insan bedeni ve yaşam sürecinde vardır.
Her şey bir dengede devinirken bir dönencede ilerler. Çin’de doğduğunuz yıla hakim olan bir element vardır. Elementiniz anne karnına düşüğünüz tarih esas olarak hesaplanır, batı astrolojinde olduğu gibi dünyaya geldiğiniz gün olarak değil. Mesela: 2006 ağaç elementi idi.. 2007 ateş elementi. Yıllar, günler, insanlar, günün saatleri, organlar, mevsimler her şey beş element döngüsünde tarif edilir. Tüm bu kavramlar bu elementin özelliklerini gösterir.
Elementlerin özellikleri organlarda etkindir, hastalıklar mevsimler ve döngülerle, o elementin etkisi altında olan insanın özellikleri ile bağlı hastalıklarla ilişkilidir.

İnsanları kişilikleri bile beş element yasalarına göre tanımlanır.

İlk element olan Ağaç ile başlarsak;
Ağaç elementi ilkbaharı temsil eder. Yani döngünün başlangıcıdır. İlkbaharda doğa yenilenir, her yerler çiçeklerle donanır ve insanlarda bir hareket bir coşku gözlenir.Enerji en yoğun büyüme dönemindedir.. İnsan canlılığın her gün arttığını hisseder.
Ağaç elementi özelliğine sahip insanlar ilkbahar gibi dinamik, canlı sporcu ve lider ruhludurlar.Bedensel özellikleri ise kaslı vücut, bronz ten, güçlü eller ve ayaklar gibi…
İnsan bedeninde ise karaciğer (yin) ve safra kesesi (yang) organlarını denetler. Migren, çeşitli ağrılar ve sinir sistemiyle ilgili problemler bu elementle ilişkili hastalıklardır. Ağaç elementi 24 saatlik gün döngüsünde şafak vakti 06.00-12.00 arasında etkindir.


Ateş elementi ise yaz mevsimini temsil eder. İlkbahar bitmiş sıcak günler gelmiştir. Sıcak her yerde kendini hissettirir. Bazen sıcaktan şikayet ederken , bir yandan da yaz akşamlarının keyfini çıkartırız. İnsanda bu enerji birikimi tüm vücutta dağılır
Ateş elementin özelliklerine sahip insanlar biraz yaz mevsimi gibidirler. Çevrelerine sıcaklık,yakınlık ve neşe verirler. Doğa ve insan yaz mevsiminde sıcak ve canlıdır. Yaz mevsimi yang enerjinin etkisindedir. Ateş elementi de yang dir. Sıcak, neşeli ve enerjiktir.
Bedensel olarak güzel el ve ayaklar güçlü ve saf bilinç özellikleri dir. Baskın hastalıklar kalp ve atardamar sorunları, kan dolaşımı ve tansiyon problemleridir.Ateş elementinin organı Kalptir (yin) incebağırsak (yang) . Günlük döngüde 12.00 ve 18.00 arasında etkindir.


Toprak elementi en ortada duran elementtir. Yaz sonu mevsimidir, pastırma yazı denilen dönemdir. Merkezdedir ve sabitliği temsil eder. Toprak elementi toprak gibi hareketsiz ve sağlamdır. Toprak insanları besler, toprak elementi insanlarına da besleme ve beslenme özelliği verir.Bu elementin insanları çok sağlam yapılıdır. Toprak elementi dalak/pankreas (yin) ve mideyi (yang) etkiler. Yuvarlak bir beden ve biraz tutuculuk özellikleridir.Sindirim bozuklukları ,lenf ve damarlar bu elementle ilişkilidir. Gün içinde ki yeri 18.00-21.00 arasıdır.


Metal sonbaharın elementidir. Yaz ve yaz sonu mevsimi de geçmiştir. Artık hava değişmeye serinlemeye başlamıştır.Yağmur ve rüzgarla yaprak dökümü mevsimi gelir. Bazen hüzün ve karamsarlık insanları sarar. Yang azalır yin gelişir. Sonbaharda gökyüzü ve toprak arasında denge oluşur. Dengesizlik olursa hüzün ve depresif ruh halleri bu süreçte ortaya çıkabilir.
Akciğer (yin)kalın bağırsak (yang) metal elementi organlarıdır. . Akciğer hüzün, depresyon baskısı altındadır. Metal elementi baskın olan insanlarda solunum problemleri, verem cilt ve deri hastalıkları riski vardır.Bu elementin fiziksel özellikleri narin yüz hatları, uzun , ince bacak ve kollardır.Gün içindeki yeri 18.00-21.00 arasındadır.


Ve en sonunda kış gelir. Döngü tamamlanmaktadır. Doğa yavaşlar, her şey soğuktan korunmak için en derinlere sığınmıştır ve daha ılımlı günleri beklemektedir. Yang nerdeyse tümüyle kaybolmuştur ve yin en yüksek düzeydedir. Bu yin yavaş yavaş kış bitikçe azalır ve ilkbahar yaklaştıkça yang tekrar doğar. Su elementi yaşamı da temsil eder. Su felsefe ile ilişkilidir. Tüm mevsimleri deneyimleyen ruh en sonunda döngünün sonuna gelmiştir. O artık bilgelik yolundadır. Biraz da yorgundur. Durağan soğuk kış günlerinde yavaş, sakin ve anlayışlıdır. O artık birazda filozofdur. Fiziksel özellikleri hüzünlü bakışlar, güzel bir yüz ve uzun parmaklardır. Duygusal rahatsızlıklar ve sıkça korku duygusu yaşamak en belirgin sağlık problemleridir.Etkin organları böbrek (yin) mesane (yang)
Günlük saat döngüsünde 24.00-06.00 arasıdır. Yeni bir gün doğmadan önceki son saatlerdir.

Organlarda mevsim değişikliklerinin etkisi dengede değilse mevsimsel rahatsızlıklar olarak ortaya çıkar.Bu tabloda görüldüğü gibi her elementin iyi ve kötü yanları vardır. Ve biz sadece bir elementin etkisi altında değiliz, tüm elementlerden herkeste vardır. Her insan baskın olan bir ana element onu tamamlayan ikinci hatta az bir oranda da üçüncü bir elementin karışımından oluşur. Tek bir element etkisinde olsaydık tek tip standart insanlar olurduk ancak biz aslında tüm elementlerin karışımıyız.
Ana elementi ağaç olan bir insan ağaç özelliklerine sahipken birazda ateş ve metal özeliklerinden de bulunabilir. Feng Shui de evin düzenlenme şeklide evde yaşayan kişi ve ailenin baskın elementinin özellikleri göz önünde bulundurularak düzenlenir. Seçilen renkler ve objeler ve mobilyalar bu elementi rahatlatan ve mutlu eden özeliklerde olmalıdır.


Ağaç elementinin organı olan karaciğer öfkeyi barındırır . İçimizdeki öfke karaciğerde , kin duygusu da enerjisel olarak safra kesesinde depolanır. Böylece ağaç elementi organları öfke ve kinin vücudumuzdaki adresidir.Ağaç elementinin rengi ise yeşilin tüm tonlarıdır.

Ateş elementinin organı olan kalp sevgi ve aşkın evidir. Sevgisizlik kalbi vurur, sevginin olmadığı yerde kalp yavaş yavaş ölür. Ateşin rengi kırmızı ve pembe tonlardır.

Toprak elementinin organı olan mide, tüm kavram ve olguları sindirir. Yada bazen yaşadıklarını içine sindiremez ve asidiyle kendini yakar. Sindirilmeyen her olay , faturayı mideye gönderir. Toprak elementinin rengi sarı ve turuncudur.

Metal elementinin organı olan akciğer, havayı içine çekip geri verir. Mutsuzluk ve hüzün soluyan bir akciğer hasta olur. Bir zamanlar ince hastalık vardı, insanlar mutsuzluktan verem olup acı çekerlerdi. Rengi , beyaz ve gridir.

Su elementinin organı olan böbrek korku duygusuna kalkan olur. Yaşanan korkular, böbrekleri veya tüm eş organları etkiler.Suyun rengi siyah ve mavinin tüm tonlarıdır.

Elementler arası dengesizlikler renklerle de şifalandırılabilinir.

Örnek ateş elementi rahatsızlıklarından yüksek tansiyon ve hiperaktivite ye karşı mavi renk su elementini temsilen ateşi yavaşlatıp,söndürecektir. Ateş elementi yüksek olan insanların evlerinde bir akvaryum olması bir denge getirir.

Yada enerjisi düşmüş, pasif ve depresiv günler için ateşin temsilcisi kırmızı renk, tutku ve heyecan verir. Depresyonda bolca pembeler giymek, mercan,şeftali gibi renkli obje ve mobilyalar metalin hüznünü kırabilir.

Şimdi biraz beş elementi anladıktan sonra aralarındaki düzen ve düzensizliklere bakalım.

Element sırası bir döngü sırasıyla varolur.
Ağaç elementi ateşi besler. Yani odunla ateş yakılır. Ateş ise toprağı besler. Ateş yanıp kül olur toprağa karışır. Toprak metali besler. Metaller toprakta mineral olarak varlığını sürdürür, toprağın bağrında beslenir. Ve metal suyu besler, mineraller suya karışır.
Bu normal döngüdür. Birde birbirine ters etki yapan devre vardır.

Vücutta bulunan bu elementlerden birinin enerjisinin çok fazla yükselmesi dengeyi bozar ve ilgili hastalıklar ortaya çıkar.

Ağaç elementinin yin organı karaciğerin asıl görevi zararlı maddeleri arındırmaktır. Karaciğerdeki enerjinin bozulması halinde duygularda sıklıkla görülen değişimler, yüksek tansiyon ve sabırsızlık duygusu ortaya çıkabilir.

Ateş elementi kalbi etkiler. Ateş elementinin fazla artması hızlı ve düzensiz kalp atışları, garip davranışların ortay çıkması, ve sakinliği koruyamama duygusu olarak kendini gösterir.

Toprak elementi fazlalığı dalak pankreas – karaciğer- böbrek üçgeninde sorunlar yaşanmasına neden olur. Bunun neticesi iştahın kontrolden çıkması- çok artma veya azalma vücutta ödem ve sindirim sisteminde yavaşlama en belirgin özelliktir.

Metal, bu elementin dengesizliği akciğer-kalp-karaciğer üçgeninde sorunlar oluşturur ve
yüzeysel nefes, kan dolaşımı sisteminde bozukluk ve duygularda dengesizlikler kendini gösterebilir.

Suyun dengesi bozulduğunda böbrek-kalp ve dalak/panreas üçgeninde
duygusal sorunlar, suskunluk, izole bir hayat isteği ve şüphecilik gibi sorunlar gündeme gelir.

Beş elementin özellikleri bir döngüde aile yapısı şeklinde de kabul edilmiştir.
Anne- oğul ve torun gibi
Her bir element anne ve onun oğlu olan bir element vardır.
Mesela ağaç annedir. Ateşi besler. Ateş ağaçla beslenir.. Bu durumda ağaç annedir.
Oğul olan ateş elementi de yanıp kül olur ve külleriyle toprağı besler. Toprak , ağaç elementinin torunudur.
Toprak içindeki küller zamanla minerallere madenlere dönüşür ve birleşir. Bu durumda toprak elementi “metal” in annesidir. Metal ise ateş elementinin torunudur.
Sonra metal suya karışır ve suyu besler. Metal suyun annesi olmuştur.
Su ise her zaman ağacı besler. Su ağacın annesidir. Ağaç ise metalin torunudur.
Bu besleyici çemberdir.

Bir de yok edici veya kontrol çemberi vardır. Torun konumundaki element toprak elementi anneden fazla enerji çekmeye başlar ise ağaç devreye girer ve torun olan toprak elementinin enerjisini kısar.Ağaç kökleri toprağa uzanır ve varlığını sürdürmek için toprağın tüm vitamin ve minerallerini emer. Toprak açısından ağaç bir yok edicidir.

Ateş ise metali yok eder. Ateşe konan bir metal erir.
Toprak suyu yok eder. Toprağa dökülen suyu toprak emer ve yok eder.
Metal ağacı yok eder. Metal bir balta bir ağacı keser ve yok eder.
Su ateşi yok eder. Su ateşi söndürür yok eder.

Beş element dengesi veya dengesizliği sadece insan vücudunda değil üzerinde yaşadığımız gezegende de hakimdir.
Denge bozulduğunda fazla baskın olan element diğerlerine zarar verir ve bir gün dengenin oluşması için doğa silkinir.
Gezegenimizde dengesi bozulan elementlerden olan;
Metalle kesilen ormanlar toprak kaymalarına sebep olur.
Çorak topraklar susuzluğu, çölü oluşturur.
Su baskınları evlerin ocağını söndürür.

Denge her yerdedir. En içimizdeki hücreden evrenin en uç noktasına kadar.
Denge bozulduğunda , dengesizlik hakimdir ve dengenin karşıtıdır.
Dengesizlik bir gün yine dengelenir. Denge oluşur ve sonra denge tekrar bozuluncaya kadar…

Sevgi ve Işıkla

 
Copyright 2005© "EnerjiBedenDengesi" Her hakkı saklıdır.
www.enerjibedendengesi.com bir Bora Döken tasarımıdır.